İnsanın Tamamlanma Serüveni -I-

İnsan, ilk olarak anne rahminde bir yumurta ve bir spermin birleşmesi ile birlikte kendini önce zigot, sonra embriyo ve nihayetinde bir bebek oluncaya kadar fiziksel olarak tamamlamaya çalışır...
İnsanın Tamamlanma Serüveni -I-
Hikmet YILDIZ
Hikmet YILDIZ
Eklenme Tarihi : 18.07.2021
Okunma Sayısı : 231

İnsan, ilk olarak anne rahminde bir yumurta ve bir spermin birleşmesi ile birlikte kendini önce zigot, sonra embriyo ve nihayetinde bir bebek oluncaya kadar fiziksel olarak tamamlamaya çalışır. Bebek doğduktan sonra kendini annesi ile birlikte tam ve güvende hisseder annenin olmayışı onda daima bir eksiklik hissi oluşturur. Sonrasında büyümeye devam ettikçe birey olmaya başladıkça, özgür olmaya başladıkça kendini her defasında eksikliğini hissettiğini düşündüğü yönde tamamlamaya çalışır.

Çalışır diyorum çünkü hiçbir zaman kendini tamamlanmış olarak hissetmeyecektir insan, sonrasında aşık olur ve buldum işte, der. Aşk metaforunda Lacan ve Spinoza “seven sevilende bir şey görür ve sevilenden bir şey ister, öte yandan sevilen sevenin kendisinde gördüğünü ve başkasının gözünde kendisini çekici kılanın ne olduğunu bilmez. Sevilenin bu çıkmazdan kurtulmasının tek yolu sevene karşılık vermek yani sevenin durumunu anlamak ve böylece arzulayan özne eksiğin öznesi olmaktır. Sahip olmadığı şeyi bizatihi kendi eksiğini bağışlayarak verir.”(1)Seven de eksikliğini hissettiği şeyin ne olduğunu bilmez.

“Lacancı-Freudcu perspektiften ama yine de aşkın hakiki öznesi yani kendi içinde aşkın nedenini barındıran özne aslında baştan kayıptır.(kendisi sevilecek tek nesne belki tanrı olabilir).Aşkın içsel nedenini barındıran özne ile gerçeklikte hiçbir zaman karşılaşılmaz. Sevdiğimiz her sonlu nesne tesadüfi bir şekilde orijinal kayıp nesnesini taşıyan bir kısmi  bir benzerlik için sevilir. Gerçeklikte asla karşılaşılmayan bu kayıp nesne yine de bizim gerçekliğin bir parçası olan bir sonlu nesneyi sevmemizi mümkün kılar, bu da Lacancı objet petit a dır.

 Tanrı dışında kimseyi kendisi için sevmeyiz kimi seversek sevelim onda kendisinden fazla olan bir şey olduğu için severiz”(2).

Bu tanımlanamayan eksikliği şair de şiirinde:

“Boşluk

Sen gelmeden eksik olduğumu bilmedim/

Sen gitmeden eksikliğin ne olduğunu bilmedim/

Sen gittikten sonra

Tamamlanmayı hiç bu kadar istemedim” diyerek bellirtir. (H.yıldız)

Tamamlanma süreci bir türlü bitmez, okul kazanınca, okul bitince, ise girince, evlenince, çocuk olunca, ev alınca, araba alınca… ca ca ca sonu gelmez bir doyumsuzluk demiyorum buna, bir türlü kendini tamamlayanın ne olduğunu bilmez de insanoğlu ömrünü arayışla tüketir. Ondandır ki “gözünü toprak doyursun” derler bazı insanlar için. Oysa insan, nereden kopup geldiğini bilirse, kendini tamamlayan tek şeyin koptuğu yer olduğunu bilmiş olacak ve enerjisini doğru yere ve yöne doğru akıtacaktı, tamamlanmış hissedeceği kendi özüne. ”Allah bizi gönderdi ve biz yine ona döndürüleceğiz.” KK

1-MonoKL -Lacan seçkisi sayfa 223
2-MonoKL-Lacan seçkisi sayfa 228

(Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakış açısını yansıtmayabilir.)

 

YAZARA AİT BÜTÜN YAZILAR
YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
ALINTI YAZARLAR TÜMÜ
 Abdülaziz KIRANŞAL

Abdülaziz KIRANŞAL

Dinden Soğutan Dindarlık

Ali BULAÇ
Ali BULAÇ

Taliban Üzerine

Vahdettin İNCE

Vahdettin İNCE

Taliban’dan Beklentim

Salih TUNA

Salih TUNA

Tehlike ve Müjde!

Taha ÖZHAN

Taha ÖZHAN

Tunus’a Darbe

Byung- CHUL HAN

Byung- CHUL HAN

Yorgunluk Virüsü…

Ramazan BEYHAN

Ramazan BEYHAN

Darbe İnsanlık Suçudur

Tanıl BORA

Tanıl BORA

Üç Terzi

Cemile BAYRAKTAR

Cemile BAYRAKTAR

Yüzyılın İşgali

Mehmet ALAGAŞ

Mehmet ALAGAŞ

Biyografi

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

İnsanı Kendi Olmaktan Çıkartan Bir Çağın İçindeyiz

Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!