Deizmi Kim Popüler Kıldı

Ülkemizde gündemi uzunca süre meşgul eden bir konuydu deizm ve sanki uzunca bir sürede meşgul edecek gibi görünüyor...
Deizmi Kim Popüler Kıldı
Dr. Murat AYHAN
Dr. Murat AYHAN
Eklenme Tarihi : 28.09.2021
Okunma Sayısı : 289

Ülkemizde gündemi uzunca süre meşgul eden bir konuydu deizm ve sanki uzunca bir sürede meşgul edecek gibi görünüyor. Peki, Deizm bu popülerliğe nasıl ulaştı. Bunun cevabını bulmak için deizmin ortaya çıktığı şartları ve ortaya çıktığı coğrafyayı ele almamız lazım. Bundan ötürü kısa bir Avrupa bilim tarihine aklın öncelenip dinin arka plana itilmesi serüvenine göz atmamız gerektiği kanaatindeyim. 15. Yüzyılda Avrupa da bilim tanrı için yapılıyordu. Birçok bilim insanı tek tanrı inancına sahipti. Bilimin tanrının güzelliklerini ortaya çıkarmak için bir araç olarak kullanılması gerektiğini savunuyordu bilim adamlarının çoğu kiliseden onay aldıktan sonra görüşlerini beyan edebiliyorlardı. Bu tarihte ve daha öncesinde bilim ile uğraşanların büyük bölümü soylular ve papaz okulundan yetişmiş bilim insanlarından oluşuyordu. Bu insanların çoğu da bilimin var olana isim koymak gibi önemli bir görev üstlendiğini beyan ediyorlardı. Varoluşçu yaklaşım sergilemeleri kiliseden korktukları için miydi yoksa gerçek düşünceler bu muydu klasik sosyal teoride bu olgu baya bir tartışma konusu oldu. Bilinen bir gerçek vardı ama bilim tanrı ya hizmet için yapılıyordu. Kilisenin artan baskıları yapılan bilimsel çalışmalara vurulan ketler ortaya atılan düşünceleri kısıtlamalar tabiri caizse bilime ayar çekme işlemleri ters tepti. Kilisenin tanrının yeryüzündeki temsilcisi gibi hareket etmesi kanun koyucu olarak toplumsal sosyal, bilişsel, akademik her alanda son söz söyleyici otorite olması tepki olarak reForm ve rönesans hareketlerinin ortaya çıkmasını sağladı. Kritik eşik aşılmıştı artık korkunun hükümdarlığı yenilgiye uğramıştı bu bilim çevrelerini de etkiledi. Çemberin merkezinde tanrı için yapılan bilimsel çalışmalar artık çembere teğet olarak yapılmaya hatta 17. Yüzyılda bu çalışmaların çemberin çok uzağında yapılmaya başlandığı söylenmeye başlandı. Bu duruma “Tanrı tatile” çıktı diye özel isimlendirmeler yapıldı. Herkes tanrı saat modelini konuşuyordu. Tanrı evreni yarattı ama artık hiçbir müdahalede bulunmuyor tatilde sadece insanlığı ve evreni izlemekle yetiniyor. Bunun bu hali almasında aslında kilisenin kendini tanrının yerine koyması çok etkili oldu. Kilisenin bu tutumu ortaçağ karanlığını ve sonrasında her alanda başarısızlığı beraberinde getirdi.Kilise Karanlığını aydınlatan ise düşünce serbestliği oldu. Durum tersine dönmüştü bu konjonktür deizmin doğmasında etkili oldu. Toplumsal hafıza artık bir şeyleri seçmek zorundaydı ya tamamen geçmişe ket vurup geleceğin kollarına kendini bırakacaktı ya da geçmişin alışkanlıklarının rengini tonu değiştirip yola devam edecekti. Tam bu esnada deizm can simidi oldu. Deizm ne kilisenin dediğim dedik söylemini benimsendi ne de toplumun değişim naralarına kayıtsız kalıp kendi toplumundan tamamen kopabildi. Çünkü toplumsal refleksler bunu gerektiriyordu. Tamamen geçmişini reddetmesi ciddi tepkiler almasına neden olacaktı aynı zamanda geleceği yakalaması için de reFormistlere kulak vermesi gerekiyordu. Aslında Avrupalı için Deizm gelenek ile modernitenin sulhu niteliğindeydi. Ülkemizde gençlerin psikolojik refleksleri de tam da buna benziyor. Dijital çağda gözlerini dünyaya açmış olan gençlerin dünyayı yorumlaması bir önceki kuşaklardan çok farklılık arz ediyor. Gençler, ailelerini ve toplumu tamamen karşısına almamak için ben Allaha inanıyorum kalkanını kullanıyorlar ama kendinden büyük orta yaş ve üstlerinin dini yorumlaması, yaşamasının şekilden ibaret din anlayışına karşıda tepkilerini de göstermekten de kendilerini alı koyamıyorlar. Gençlerin tepkisi aslında içimizdeki kilise mantalitesinde olan din satıcılarına, din istismarcılarına karşı psikolojik bir refleks. Gençlerin itikadi olarak deizme yöneldiklerini düşünmüyorum bence psikososyal tepkilerinden ötürü bu şekilde davranıyorlar. Gençler hakkı ile İslamı yaşayan üstün ahlak sahibi söyledikleri ile yaşadıkları aynı olan şahsiyetler görseler inanın dinin güzelliklerini fark edip yaşayacaklar. Gençlerin psikolojilerini anlamamız açısından sizlerle durumu en güzel şekilde anlatan bir olayı paylaşıp konuyu sizlerin takdirlerine bırakacağım. Ülkemizde her yıl yapılan liselere giriş sınavında derece yapmış iyi bir fen lisesine yerleşmiş bir öğrencimle konuştum. Öncelikle şunu belirtmek isterim kötü emsal timsal değildir ve bir kişinin yaptığı bir eylemin o düşünceye sahip tüm herkese mal edilmemesi gerektiğini ifade etmek isterim. Fakat soyut düşünce yeteneği gelişmemiş somut göstergelerle öğrenen ergen bireylere eğitim verdiğimiz gerçeğinin de altını çizmek isterim bundan ötürü gençlere en iyi yapacağımız şey iyi bir rol model olmak. Konuyu uzatmayayım öğrencim bana deist olduğunu söyledi. Neden diye sorduğumda bir örnekle anlatayım dedi. Okul müdürümüz abdestinde namazında bir adam ama paçalarını sıvayıp koridorda terlikleri ile şak şak tak tak gidip abdestini alıyor öylece mescide gidip namaz kılıyor sonrasında hep ahlaktan dinden bahsediyor ama adam kayırmaya geldiğinde en alasını yapıyor, bizi hiç dinlemiyor sadece kendisi konuşup bizi bunaltıyor. Tek derdi üst yöneticilere yaranmak biz umurunda değiliz hani biz bu ülkenin geleceği idik, hani biz bu dini yaşatacak neslin erleri idik ama biz kimsenin umurunda değiliz. Herkes sadece ve sadece kendini düşünüp din satıyor. İşte 15 yaşında fen lisesi 10. Sınıf öğrencisi bir kızımızın neden deistsin sorusuna verdiği örnek. Acaba onlar mı deizme yöneldi? Yoksa bizler mi deizme ittik gençleri. Sizce…

(Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakış açısını yansıtmayabilir.)

YORUMLAR
Mehmet İpekçi
4.10.2021 15:38

güzel bir yazı din psikolojisine yönelmemiz gerektiğini ve geçlere yaklaşımımızın iyi olması gerektiğini özetlemiş

Engin Ayhan
29.9.2021 22:29

Ergenler bize bakarak tercihlerini yapıyor ve bizlerde dostdoğru yaşamadığımız için dünyevi menfaatleri herşeyin önünde tutarız...sonuç ortada...ya göründüğün Gibi ol, ya olduğun gibi görün...

YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
ALINTI YAZARLAR TÜMÜ
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ

Bulgur ve Adalet

 Abdülaziz KIRANŞAL

Abdülaziz KIRANŞAL

Dinden Soğutan Dindarlık

Ali BULAÇ
Ali BULAÇ

Taliban Üzerine

Vahdettin İNCE

Vahdettin İNCE

Taliban’dan Beklentim

Salih TUNA

Salih TUNA

Tehlike ve Müjde!

Taha ÖZHAN

Taha ÖZHAN

Tunus’a Darbe

Byung- CHUL HAN

Byung- CHUL HAN

Yorgunluk Virüsü…

Ramazan BEYHAN

Ramazan BEYHAN

Darbe İnsanlık Suçudur

Tanıl BORA

Tanıl BORA

Üç Terzi

Cemile BAYRAKTAR

Cemile BAYRAKTAR

Yüzyılın İşgali

Mehmet ALAGAŞ

Mehmet ALAGAŞ

Biyografi

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

İnsanı Kendi Olmaktan Çıkartan Bir Çağın İçindeyiz

Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!