Ümit Nesli İmam Hatipler

Selam İmam Hatiplim, Selam Senin Ruhuna....
Ümit Nesli İmam Hatipler
Mahmut BALCI
Mahmut BALCI
Eklenme Tarihi : 3.10.2021
Okunma Sayısı : 160

Selam İmam Hatiplim,

Selam Senin Ruhuna....

Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında "Çocuklarınızı imam hatip, ilahiyata göndereceğinize düz ortaokul ve liselere gönderin. Düz okullara gönderin daha az hasarla çıkar. Ben bunu gördüm denedim." diyerek velileri çocuklarını İmam Hatiplere göndermemelerini söyledi.

Cübbelinin bu şaşırtmayan tavrı ve sözleri yine şaşırtmadı.

Çünkü bu üslup, tavır ve ifadeler, Cübbelinin ilk vukuatı değil. 

Yanmaz kefen ticareti yapan Cübbeli Efendi, daha öncede katıldığı programlarda, başta İmam Hatiplere, İmam Hatiplilere, İlahiyatlara, İlahiyatçılara, diyanete ve kendisi gibi düşünmeyen diğer Müslümanlara hoş olmayan  ithamlarda bulunarak saldırmıştı.

Bir İmam Hatip mezunu, ilahiyat mezunu, ve beş çocuğunun beşini İmam Hatibe gönderen, dördünü bu okullarda mezun eden bir veli olarak ve 30 yıla yakın bu okullarda çalışan bir öğretmen olarak okulumla, İmam Hatipliliğimle iftihar ediyorum. 

Cübbelinin ve İmam Hatip alerjisi olan bazı zevatın bazı çevrelerin,( Fetö, Süleymancılar, bazı tarikat ve gruplar) bazı zevatın, bazı görüş ve yorumlarını görüşlerini bahane ederek,  bunları genelleştirerek, bütün İmam Hatipleri, İmam Hatiplileri, ilahiyatları ve ilahiyatçıları itham eden, önyargılı, kasıtlı iftira ve karalamaları doğru değildir. İmam Hatipliler olarak, bu itham karalamaları şiddetle kınıyor ve ret ediyoruz.

Diyanet, İmam Hatipler ve ilahiyatlar bu ülkenin ve ülke Müslümanlarının, gruplar, cemaatler üstü güzide kurumlarıdır. Bu kurumlarımızın daha iyi, daha verimli, daha kaliteli olması için elbette yapıcı eleştirilerde bulunabiliriz. Ama, televizyon ekranlarında velilere “Çocuklarınızı başka okullara gönderin, İmam Hatiplere göndermeyin “ demek gaflet değilse imam hatiplere düşmanlıktan başka bir şey değildir.  Bu tavır, çocuklarımıza, nesillerimize bu millete yapılacak en büyük kötülüktür.

İmam Hatipleri yeterince tanımayan veya yanlış tanıyan insanlarımıza İmam Hatip Mezunları Derneğimiz ÖNDER' in hazırladığı “İmam Hatip Liseleri Yüz yıllık gelenek” yazısından özetleyerek, kısaca tanıtmaya çalışalım.

“İmam Hatip Liselerinin ilk nüvesi; Osmanlı Devleti’nin son döneminde vaiz yetiştirmek amacıyla 1912 yılında açılan Medresetü’l-Vaizin ile imam ve hatip yetiştirmek üzere 1913’te açılan Medresetü’l-Eimme ve’l-Huteba’dır.

1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu´nun kabul edilmesinden sonra bütün medreaeler kapatıldığı gibi Medresetü’l-Eimme ve’l-Huteba’da   kapatıldı.

Yeni kanunla birlikte ilk kez "İmam Hatip" ismi de kullanılmaya başladı. Yeni kanun din adamı yetiştirmek üzere "İmam Hatip Mektepleri" açılmasını öngörüyordu. Ancak kapatılan yüzlerce medrese karşılığında sadece 29 yerde İmam Hatip Mektebi açıldı. Bu sayı ise her yıl biraz daha azalarak 1932’de İmam Hatip Mektepleri tamamen kapatıldı.

Bu 1949 yılında tekrar açıldığında adı “İmam Hatip Kursları”ydı. Demokrat Parti iktidarı sonrasında Celaleddin Ökten hocanın projesini hazırlayıp hükümete kabul ettirdiği imam hatip okulları ise 1951 yılında yeniden açıldı. İlk kurulan okul İstanbul İmam Hatip Lisesi olurken, onu 6 okul daha takip etti. Aynı yıl, İstanbul, Ankara, Konya, Adana, Isparta, Kayseri ve Kahramanmaraş'ta ilk imam hatip okulları açıldı. 1969 yılında da Isparta’da ilk kız imam hatip okulunun temeli atıldı.”

Bu okullarımız, Cumhuriyet tarihinde, zaman zaman büyüyüp gelişti. Mevcut sınıflara, binalara sığmaz oldu. Kalite bakımında en ülkemizin en güzide okulları oldular. Bu yıllarda, bu okullarımıza yoğun müracaattan dolayı, geceden gelip sıraya girilir ve imam hatiplerin kapılarında sabahlanırdı. Ve bu okullarımıza sınavla öğrenci alınırdı.

Millete, Milletin değerlerine yabancı ve hatta düşman bu çevreler zaman zaman 28 şubatta olduğu gibi, Millete Milletin değerlerine ve Milletin İstikbal ümidi İmam Hatiplerimize savaş açtılar. Bu soğuk süreçte İmam Hatiplerimiz büyük sıkıntılar çekti, büyük zaralar gördü.

Elhamdülillah, ülke, millet ve İmam Hatipler olarak bu soğuk ve zor süreci geride bıraktık. Ancak İmam Hatipler için bir fetret dönemi olan bu sürecin zararları ve tahribatının etkileri tamamen bitmiş değil.    

İmam hatipler sadece bir okul değildir. “İmam Hatip” İsmi, bu okulların ve mezunlarının Misyonunu en güzel şekilde ifade etmektedir.

İmam demek, cemaatin önüne geçip onlara namaz kıldıran kişi anlamına geldiği gibi, Milletin önünde yürüyen, onları sevk ve idare eden lider, önder demektir. Bundan dolayı, İslam devlet  başkanlarının bir adı da İmamdır.

Hatip ise, bir topluluğun karşısına geçip onlara hitap eden, hutbe okuyarak, vaaz ederek, sohbet ederek, ders vererek hitap ederek konuşan kişi anlamına gelir. Öz ifadeyle, İmam Hatipler demek, “Konuşan Önderler” demektir. İmam Hatip okulları da; geleceğin konuşan önderlerini yetiştiren kurumlardır.

İmam Hatip okulları,  Müslüman milletimizin çocuklarını, hem temel İslami ilimleri vererek dini hizmetler alanında mesleğe hazırlayan, hem de, bir lisede verilen fen ve sosyal ilimlerini derslerini vererek üniversiteye hazırlayan güzide eğitim kurumlarımızdır.

Peki, kurulduğu günden beri konuşulan, üzerlerinde  bu kadar tartışma yapılan İmam Hatip Liselerinin müfredatlarında ne var;

İmam hatip liselerimizin müfredatlarında, başta temel İslam bilimleri; Kuranı Kerim, Tefsir, Hadis, Akaid, Kelam,  Fıkıh, Siyer ve Temel Dini Bilgiler vb. Dersler ile birlikte fen ve sosyal bilimler, yabancı diller, musiki, spor, geleneksel ve çağdaş görsel sanatlar gibi dersler yer almaktadır.

İmam Hatip Liseleri modeli, İslam dünyasında, İslami ilimler ile fen ve sosyal bilimleri beraber okunduğu, böylece, Kitabın ayetleri ile kainatın ayetleri aynı ortamda tedris edildiği özgün ve başarılı olduğu bir modeldir.

Bu modelle, hem İslam’ı, hem fen ve sosyal ilimlerini bilen, milletin Milli ve manevi ve kültürel değerlerine bağlı, ufku açık, aydın, ülkesine, milletine ve insanlığa faydalı, dünyayı imar edecek erdemli nesiller yetiştirmek amaçlanmaktadır.  Orada hizmet veren kadrolarda,  bu gaye ile çalışmaktadır.

İmam Hatipler, bu müfredat ve  eğitimle, dini, dinin asıl kaynaklarından (Kuran ve Sünnet) öğrenen,  aşırılıklardan uzak, farklılıkları zenginlik gören, aklını kullanan, soran,  sorgulayan, taassubun her türlüsünden uzak, bilgili, ahlaklı nesiller yetiştirmeyi amaçlamaktadır.

Hatipliler, okullarında gördükleri bu eğitimle, İslam’ı İslami ilimleri ve bunların usullerini sahih kaynaklardan öğreniyorlar. Bu eğitimi gören ve Formasyonunu alan bu İmam Hatipliler; hayatlarında Allah’ın kitabı Resulullah’ın sünnetini esas alırlar ve Allah'tan başka kimseye kul olmazlar. Kimseye köle olmazlar.

İmam Hatiplik Formasyonunu alan ve  İmam Hatiplik misyonu doğrultusunda yetişen İmam Hatipliler; bu okullarda sahih kaynaklardan öğrendikleri sahih din anlayışını ve dini  bilgileri camilerde, okullarda ve her platFormda anlatarak, bu milleti aydınlatıyor ve milletimizi bidat ve hurafelere dayanan yanlış  ve batıl din anlayışlarından korumaya  dayanan doğru din anlayışını ve ilimlerini bu millete anlatmaya çalışmaktadırlar.

İmam Hatiplerin bu misyonu, toplumun millete yabancılaşmış,  dine ve dini değerlere alerji duyan kesimler ile bidat ve menkıbe ve hurafelerden beslenen din anlayışlarını, menkıbe ve hurafeleri, millete din diye anlatan “din tüccarlarını rahatsız etmektedir.

İmam Hatipler, bu özelikleri ile İslam dünyasında başarılı olmuş önemli bir örnektir.

İşte İmam Hatipler bu özelliği, yani hem dini ilimleri hem fen ve sosyal ilimleri beraber okumaları,  bu okullarımızı diğer okullardan ayırmakta ve farklı kılmaktadır.

İmam Hatip okulları,  devlet tarafında açıldıkları,  müfredatı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlandığı ve öğretmenleri devlet tarafından atandığı ve devletin resmi okullar olduğu halde, açıldığı günden beri en çok konuşulan, siyasi tartışmalara konu olan okullar oldular.

Cumhuriyet tarihi boyunca, Millete ve milletin değerlerine yabancılaşmış kesimler tarafından İmam Hatipler hep tehlike olarak görüldüler. Bu sebeple bu okullar, genellikle darbe sonrası işbaşına gelen iktidarlar tarafından engellendi ve kapatıldı ve yok edilmeye çalışıldı.

Ancak geleceğini değerlerine bağlı nesiller yetiştirmekte gören Milletimiz, bu okulları kendi okulları olarak gördü, sahiplendi.

Evet, Milletimiz,  açıldığı günden beri, bu okulları kendi okulları bilmiş ve sahip çıkmıştır. Halkımız bin bir fedakarlıkla ekmeğinden, aşından keserek okul binalarını yapmış, yurt binalarını yapmış bu binaları donatarak eğitime hazır hale getirmiştir.

Bu millet, siyasi hayatta da bu bilinçle hareket etmiş ve her zaman İmam Hatip düşmanlarına gereken dersi vermiştir.

Örneğin, bu millet, İmam Hatipleri, kendilerinin hedefledikleri, bu milleti gavurlaştırma projeleri için en büyük engel olarak gören ve engelleyen ve kapatan ve bu süreç 1000 yıl sürecek diyen 28 Şubatçıları ve destekçilerini vicdanlarda, yargılanıp mahkûm etti.  Daha sonra yapılan  seçimlerde onlara hak ettikleri dersi verdi ve onları tarihin çöplüğüne attı.

Bu aziz millet, 28 Şubatçılara ve avenelerine inat, beş sene sonra, İmam Hatipli bir Başbakan seçerek ve sonra onu Cumhurbaşkanı yaparak ve yaklaşık 20 yıldır iktidarda tutarak gereken cevabı vermiştir.

Zaman zaman zorluklarla imtihan olan, fetret dönemleri yaşayan İmam Hatipler ve İmam Hatipliler  bütün bu zorlu süreçleri geride bırakarak, sayıları binleri aşan okulları, mevcutları bir buçuk milyonu aşan öğrencileriyle ve eğitim kadrolarıyla  büyümeye ve gelişmeye devam ediyorlar.

İmam Hatipler, elhamdülillah, kurulduğu günden bu güne kadar, yukarda belirtilen amaçları doğrultusunda,  Öğrencisi, öğretmeni, idarecisi ve velisi ile topyekûn İmam Hatip camiası bütün kadrolarıyla, öncülerinden devraldıkları, milletine, ülkesine ve insanlığa hizmet bayrağını daha ileri noktalara taşımaya devam edecektir.

(Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakış açısını yansıtmayabilir.)

 

YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
ALINTI YAZARLAR TÜMÜ
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ

Bulgur ve Adalet

 Abdülaziz KIRANŞAL

Abdülaziz KIRANŞAL

Dinden Soğutan Dindarlık

Ali BULAÇ
Ali BULAÇ

Taliban Üzerine

Vahdettin İNCE

Vahdettin İNCE

Taliban’dan Beklentim

Salih TUNA

Salih TUNA

Tehlike ve Müjde!

Taha ÖZHAN

Taha ÖZHAN

Tunus’a Darbe

Byung- CHUL HAN

Byung- CHUL HAN

Yorgunluk Virüsü…

Ramazan BEYHAN

Ramazan BEYHAN

Darbe İnsanlık Suçudur

Tanıl BORA

Tanıl BORA

Üç Terzi

Cemile BAYRAKTAR

Cemile BAYRAKTAR

Yüzyılın İşgali

Mehmet ALAGAŞ

Mehmet ALAGAŞ

Biyografi

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

İnsanı Kendi Olmaktan Çıkartan Bir Çağın İçindeyiz

Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!