Tasavvuf İlmi Ve Tarikat Dinciliği (2)

"Allah'ın yanı sıra "evliya” edinenlerin durumu, kendisine ev edinen dişi örümceğin durumu gibidir...
Tasavvuf İlmi Ve Tarikat Dinciliği (2)
Beşir İSLAMOĞLU
Beşir İSLAMOĞLU
Eklenme Tarihi : 22.09.2022
Okunma Sayısı : 114

“Allah’ın yanı sıra “evliya” edinenlerin durumu, kendisine ev edinen dişi örümceğin durumu gibidir. Kuşkusuz evlerin en dayanaksızı, dişi örümceğin evidir. Keşke bunu kavrayabilselerdi.” (29/41)

Daha önceki yazılarımızda, tasavvuf ilminin ortaya çıkışı, gelişmesi ve zamanla nasıl yozlaşarak rayından saptığı ile ilgili örnekler vermiştik.

Bugünkü yazımızda da tarikatların siyasallaşması, ticarete dalması ve STÖ’lere dönüşmesi üzerinde duracağız.

Selçuklular döneminden itibaren tarikatlar, cemaatlere dönüşerek, hem toplumsal ve hem de siyasal alanda güçlenmeye başladılar. “kazan, kazan” sistemiyle onlar yöneticilerden yararlanmaya çalışırken, yöneticiler de onlardan yararlanmaya çalıştılar.

Bilindiği gibi, Osmanlı devleti, tarikat kurumlarının ve tasavvuf ehlinin desteklerini alarak kurulmuş, yıkılışına kadar beraber olmuştur. Padişahlar tarikatlara bağlı olduğu gibi, Şeyhülislam makamında olanlar ve diğer ulema da tarikatlara bağlıydılar.

Osmanlı Devletinde yöneticiler, tarikatlara/cemaatlere vakıflar kurdurtarak destek verirken, cemaatler de fetvalarıyla, reyleriyle destek sağladılar. Böylece vakıflar aracılığıyla tarikatların dergahları hızla zenginleşerek devasa binalara dönüştü. Bu durum vakıf-tekke ilişkisinin çarpıklaşmasına ve istismarlara sebep oldu. Vakıfların sömürüye alet edildiğini gören Fatih, büyük kısmını devletleştirirken, II. Bayezid,  yapılan ısrarlara direnemeyip devletleştirilen vakıfları tekrar sahiplerine geri vermiştir.

Osmanlı devletinde ittihatçı kadrolar iktidara gelinceye (1908) kadar, tarikat ve cemaatler “kazan kazan” sistemiyle yollarına devam ettiler; ancak bu tarihten itibaren devlet ile tarikatların/cemaatlerin arası açıldı. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra tarikatlar, tekke ve zaviyeler kapatıldı; medrese ve vakıflar ise, Tevhidi tedrisata dönüştürüldü.

Tarikat adı altındaki yasaklar 1950’lere kadar devam etti. Bu tarihten sonra iktidara gelen merkez sağ partiler, tarikat ve cemaatlerin önlerini açarak destek verdiler; tarikat ve cemaatler de o partilere destek verdi. Kanunen yasaklar kalkmamış olsa da tarikat ve cemaatler siyasal iktidarlardan ve toplumdan gördükleri destek sayesinde yeniden meşruiyet kazandılar.

1950’lerden günümüze dek, tarikat ve cemaatler, siyasal ve toplumsal alanda gördükleri destekle tebliğ, irşat, tedris, terbiye gibi faaliyetlerine devam etmişlerdir. Özellikle son 20 yılda siyasi iktidardan destek ve himaye görerek faaliyetlerini katlayarak sürdürmüşlerdir.

1950 sonrası tarikatların, belirgin bir şekilde cemaatlere ve sivil toplum örgütlerine (STÖ) evrildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bir taraftan STÖ’lere evrilirken, diğer taraftan, siyasal ve ekonomik alanlara kaymaya ve dolayısıyla iktidar ve kazanç peşinde koşmaya başladılar. Bunların tipik örneği FETÖ’dür.

Türkiye ekseninde tarikat ve cemaatlerin geldiği yer, -din üzerinden rant sağlayarak- siyasallaşmak, şirketleşmek, ticaret ve kazanç sağlamak olmuştur. Elbette siyaset ve ticaret yapmak her insanın hakkıdır; ancak siyaset, ticaret ve kazanç peşinde koşmak istiyorlarsa, dini basamak olarak kullanmaktan, tarikat ve cemaat olma iddiasından vazgeçmeleri gerekir. Bilinmelidir ki din-Allah-peygamber üzerinden rant sağlamaya çalışan ve bu değerleri istismar aracı olarak kullanan kimseler asla huzur bulamayacaklardır. Bu istismarın vebali ağır olacaktır.

Başlangıçta “Allah'ı tanımak, kendini Allah'ın yoluna adamak, Allah'tan uzaklaştıran dünyevi işlerden uzak durarak kendini uhrevi hayata hazırlamak” misyonuyla başlayan tasavvuf/tarikat hareketinin, -artık bugün- misyonundan uzaklaşarak siyasallaştığına ve holdingleştiğine şahit olmaktayız. Önemli bir kısmının, din/hizmet adı altında -din ticareti yaparak- halkın dini duygularını istismar ederek onların sırtından servetlere, fabrikalara, iş merkezlerine, otellere, kaplıcalara, okullara, yurtlara, yayınevlerine, dergilere, gazetelere sahip olduklarını ve karun gibi yaşadıklarını görmekteyiz.

Uhrevi hayatı kazanmaktan, dünyevi hayatı kazanmaya evrilen tasavvuf/tarikat hareketi, artık toplumda güvenini bütünüyle kaybetti. Artık tarikat ve cemaatler denilince, insanların aklına din ticareti, servet, konfor, torpil, aracılık, kurumlara sızma, müteahhitlik  vs. gelmektedir. Tarikat ve cemaat misyonuyla örtüşmeyen bu olumsuz icraatlardan kurtulmaları artık kolay olmayacaktır.

6.cısını yazmakta olduğumuz “tasavvuf ilmi ve tarikat dinciliği” konusunu, kısa bir özetle sonlandıralım.

Öncelikle bilinmesi gerekir ki “din” konuşulacak ise, mutlaka Kur’an ve onu anlayan elçi ve akıl merkezde olmalıdır. Hangi alanda faaliyet gösterecekseniz gösterin, mutlaka Kur’an’ın öğrettiği ahlak ve ilkelere sahip olmak zorundasınız. İşte Tasavvuf/Tarikat hareketi, Kur’an ve onun muhatabı olan akıl yerine, keşf, ilham, rüya, keramet, rabıta hurufilik gibi gnostik kaynaklar üretip onlarla yola çıkınca, başka inançlara saptı ve yeni bir “amentü” icat etti.

Tarikat dinciliğinin yeni amentüsü şu esaslardan oluşmaktadır:
1.Vahdeti Vücut inancı (la mevcude illallah)
2. Nuru Muhammedi inancı
3. Hulul ve Zuhuriye inancı
4. Tenasuh inancı
5. Velayet inancı
6. Rabıta inancı

Bu batıl inançlarla ilgili gerekli açıklamaları daha önce yapmıştık. Bu inançlara sahip olan mutasavvıfların, hem Allah ve hem de elçisi Muhammed as ile iletişim halinde olduğu, onlardan gerekli bilgileri aldığına inanılır. Oysa “Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla veya bir elçi göndererek ona dilediğini vahyeder.” (Şura, 51) Binaenaleyh, -son elçi geldiğine göre- artık “din/mesaj gönderme” anlamında Allah hiç kimseyi muhatap almamaktadır. Vahiy/kitap, tamamlanarak mushafta yerini almıştır.

Nebi/resul as da her insan gibi vefat etmiştir. (Zümer,30) Artık diriliş gününe kadar hiç kimseyle görüşmesi söz konusu değildir.

(NOT: Tasavvuf/tarikat paradigmasıyla ilgili yazdığımız bu altı yazıyla ilgili inanç ve düşünceleri kabul etmeyen ve “biz bütünüyle Kur’an mesajlarını dikkate alarak hareket ediyoruz” diyen bir tarikat çıkarsa, onu takdir etmek boynumuzun borcu olsun.) 

Selam ve muhabbetlerimle… BEŞİR İSLAMOĞLU

(Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakış açısını yansıtmayabilir.)

YAZARA AİT BÜTÜN YAZILAR
1 Cinlerin Mitleştirilmesi (5) 2 Cinlerin İnsan Anlamında Kullanılması (4)3 Ayetler Bağlamında Cin Kavramı (3)4 Cin Kavramını Hurafelerden Arındırmak (2)5 İns ve Cin Terkibi Ne Demektir? (1)6 Tasavvuf İlmi Ve Tarikat Dinciliği (2)7 Tasavvuf İlmi Ve Tarikat Dinciliği (1)8 İnsanı Köleleştirmek En Ağır Suçtur 9 Dua-Kader-İmtihan İlişkisi (Dua kaderi değiştirir mi?) 10 Eleştirilerde En Büyük Sorun, Ahlaksızlıktır11 Kitap'ı Doğru Tanımak12 İllet/Sebepler Değiştiğinde Hükümler De Değişir13 Kurban Sadakasının Güncellenmesi Zorunludur14 Hac İbadetini Güncellemek, Zarurettir Haccın Vakti (Hac Ayları)15 Hac İbadetini Güncellemek, Zarurettir 16 Din Öğrenmede Kıstas Nedir?17 Kur' an-ı Reyi İle Tefsir Edenler Kafir Olur Mu?18 Tenkit, Bir Tezin Doğruluğu İçin Zaruridir; Ancak Cedele Dönüştürülmemelidir19 Dava, Hakka Riayet Etmekle Kazanılır20 Geceyi Kadir Yapan, Kur'an'dır21 Salatın, Namazla İlişkisi Üzerine…22 Kur'an'ın Maksat ve Misyonu, Sorun Çözmektir23 Kur'an'da Ne Aradınız Da Bulamadınız? 24 Toplumda Allah'ın Dini Yerine "Karma” Dinler Tercih Edilmektedir. Siz Hangi Dini Seçtiniz?25 "Kur'an Bize Yeter” Üzerine Yapılan Tartışmalar26 Şirk Koşmanın Temel Nedeni, Allah'a Olan Güvensizliktir27 İmanlarına Zulüm Bulaştırmayanlar Ancak Güvendedir 28 Haddini Bilmek, İnsan Olmanın Temel Şartıdır29 Hakikat, Batıni Yollarla Öğrenilebilir Mi? 30 Din Üzerinden Yapılan Zulümler31 Zulüm Devam Ediyorsa, Tövbe ve Helalleşme Anlamsızdır32 Gençlik Niçin İslam'a Mesafelidir? (Enes Kara ve benzer durumlar üzerine)33 "Kabir Ehlinden Yardım İsteyiniz”! "Allah İle Beraber Başka Bir İlah! Öyle Mİ”?34 Kimin Işığıyla Nurlanıyorsunuz?35 Hangi Unsurlar Şirke Götürür?36 İslam, Kişi Odaklı Değil, İlke Odaklı Bir Sistemdir 37 Kur'an'ın Doğru Anlaşılmasına Yönelik Sorun, Zihniyet Sorunudur38 Erdemli Toplum Nasıl Oluşur?39 İslam’da İlkeler Kadim ve Bakidir, İçtihat İse Hadis ve Konjonktureldir40 Siyaseti Dinleştirmek ve Dini Siyasallaştırmak Üzerine…41 Sünnete Kimler Daha Bağlıdır?42 Ehl-i Sünnet Bir Koalisyondur; Homojen Bir Yapı Değildir43 Aliya İzzetbegoviç’i Mütefekkir Kılan Faktörler44 Allah Hakkında Delilsiz Konuşmak, Ona İftira Atmaktır45 Resulullah As’dan Sonra Yaşanan Hadiseler, Onun Mesajını (Yolunu) Değiştirmiştir/Saptırmıştır -2-46 Resulullah As’dan Sonra Yaşanan Hadiseler, Onun Mesajını (Yolunu) Değiştirmiştir/Saptırmıştır -1-47 Hak Gaspı, İbadetlerin Kazancını Tüketir48 Ahlakın Şartı Kaçtır?49 Her İyi Müslüman, Aynı Zamanda İyi İnsandır50 Kurban İbadetini (Kurban Etmeden!) Doğru anlamak -2- 51 Hayvanlar İhtiyaç Üzerine Kesilir; Geleneğe Kurban Edilemez -1-52 Kur’an’ın Hükümlerinde Tahrifat Yapmak, “Dine Karşı Din” Uydurmaktır -6-53 Kur’an’ın Hükümlerinde Tahrifat Yapmak, “Dine Karşı Din” Uydurmaktır -5-54 Dinde Tahrifat Yapmak, Apaçık Bir Bühtandır -4-55 Dinde Tahrifat Yapmak, Apaçık Bir Günahtır -3-56 Dinleri İle İlgili Uydurdukları Kendilerini Aldatmıştı -2-57 Dinleri İle İlgili Uydurdukları Kendilerini Aldatmıştı -1-58 İnsan Hayatının Güvencesi Kısastır59 İnsanca Yaşamanın Ön Koşulu, Nesil Emniyetidir60 Er Kişi Niyetine61 Buhari’nin “Camiu’s-Sahih” Adlı Eserinin, Kur’an’la Eşitlenmesi Çabaları Üzerine62 Akılla Temellendirilmeyen İman, Koftur -2-63 Vahiy ve Akılla Temellendirilmeyen İman, Koftur -1-64 Güçlünün Yanında Yer Almak65 Mesafe, Maske ve Temizlik Sadece Coronavirüse Karşı Değil66 Müslümanlar Kimlik Krizi Mi Yaşıyor; Yoksa Sahte Kimlik Mi Taşıyor?67 İbn Rüşd Müktesebatının Temeli Akıldır68 İmam Gazali’yi Doğru Anlamak69 Bilim Geliştikçe Din Tasavvuru Da Değişir70 Dava Sahipleri Nerdesiniz? 71 Şahitlik, (Şehitlik), Hak ve Adaletin Gerçekleşmesi İçindir72 Görevimiz “İman Sorgulamak” Değil, Zulmü Sorgulamaktır73 Kaluu Bela Allah İle Ahitleşmektir. Bakın Nasıl!74 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (6)75 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (5)76 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (4)77 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (3)78 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (2)79 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (1)80 Dini 21. Asrın Aklıyla Anlamak / Yorumlamak
YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
ALINTI YAZARLAR TÜMÜ
Ramazan KAYAN

Ramazan KAYAN

Yasince Yaşamlar

Fatma BARBAROSOĞLU

Fatma BARBAROSOĞLU

Bir İbadet Olarak Kurban Kesme

Ahmet TAŞGETİREN

Ahmet TAŞGETİREN

O İşin Matematiği Var

Fatih OKUMUŞ

Fatih OKUMUŞ

Müslüman Orucu

Necip CENGİL

Necip CENGİL

Hayata ve Bilmeye Dair

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Mustafa Yazgan’ın Ardından…

Ali BULAÇ
Ali BULAÇ

Taliban Üzerine

Vahdettin İNCE

Vahdettin İNCE

Taliban’dan Beklentim

Salih TUNA

Salih TUNA

Tehlike ve Müjde!

Taha ÖZHAN

Taha ÖZHAN

Tunus’a Darbe

Byung- CHUL HAN

Byung- CHUL HAN

Yorgunluk Virüsü…

Ramazan BEYHAN

Ramazan BEYHAN

Darbe İnsanlık Suçudur

Tanıl BORA

Tanıl BORA

Üç Terzi

Cemile BAYRAKTAR

Cemile BAYRAKTAR

Yüzyılın İşgali

Mehmet ALAGAŞ

Mehmet ALAGAŞ

Biyografi

Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!