Cinlerin İnsan Anlamında Kullanılması (4)

Cin konusu ile ilgili birinci yazımızda "ins ve cin” terkibini açıklamıştık. İkinci yazımızda mevzunun doğru anlaşılması için birkaç...
Cinlerin İnsan Anlamında Kullanılması (4)
Beşir İSLAMOĞLU
Beşir İSLAMOĞLU
Eklenme Tarihi : 12.11.2022
Okunma Sayısı : 65

(İns ve cin terkibine devam…)

Cin konusu ile ilgili birinci yazımızda “ins ve cin” terkibini açıklamıştık. İkinci yazımızda mevzunun doğru anlaşılması için birkaç soru üzerinden değerlendirmede bulunduk. Üçüncü yazımızda cinlerin melek ve şeytan anlamında kullanıldığı ayetler üzerinde durduk. Bu yazımızda da “cinlerin insan yerine kullanıldığı” ile ilgili ayetler üzerinde durmaya çalışacağız.

Daha önce de belirttiğimiz gibi, “sorumluluk” anlamında Kur’an’ın muhatap aldığı tek varlık insandır. Kur’an’ın başka varlıklara da indirildiği ve Muhammed as’ın başka varlıklara da elçi olarak gönderildiği ile ilgili her hangi bir ayete rastlamak mümkün değildir. Yine, Allah’ın, insan dışında sorumlu tuttuğu ve cennete koyacağı ile ilgili hiçbir ayet de gösterilemez.

Bilinmelidir ki Allah, her varlığa kendi nefislerinden (9/128) (türlerinden) elçi gönderir; bu ilahi bir ilkedir. Sorumlu tuttuğu varlık “insan” olunca, elçiler de ilahi ilke gereği insanlardan seçilmiştir.

“Dediler ki Allah, elçi olarak bir beşer mi gönderdi? De ki: Eğer yeryüzünün sakinleri (insan değil de) melek olsaydı, elbette onlara gökten resul olarak melek gönderirdik.” (17/94, 95)

Bir önceki yazımızda Kur’an’da cinlerin “melek ve şeytan” anlamında kullandığına değinmiştik. Şimdi de Kur’an’da cinlerin “insan” yerine kullanıldığı ile ilgili ayetler üzerinde duralım. Bu mevzuda cin ve Ahkaf surelerinde geçen “Kur’an dinleyen cinler” ile “Süleyman as’ın hizmetinde olan cinler” örnek olarak verilebilir.

Başta şunu belirtelim ki insanın, yer yer “cin” olarak isimlendirilmesinin nedeni,  tanınmaması, bilinmemesi, yabancı kalması; hem maharetli, hem de şerli ve şeytani özelliklere sahip olmasındandır.

1.Cin suresi: Kur’an dinleyen cinler/yabancılar

“De ki: Cinlerden/yabancılardan bir topluluğun, dinledikten sonra (kavimlerine) gidip, “biz gerçekten hayranlık uyandıran bir Kur’an dinledik” dedikleri bana vahyolundu. O (Kur’an), doğru yolu gösteriyor. Biz de ona inandık ve Rabbimize asla şirk koşmayacağız.  Rabbimizin şanı yücedir. O asla eş ve çocuk edinmemiştir. Meğer bizim beyinsizler, Allah’a karşı bir sürü saçma şeyler söylemektedirler.” (1-4)

Ahkaf suresinde ise şöyle ifade edilmektedir:

“Hani cinlerden/yabancılardan bir grubu Kur’an dinlemek üzere sana yönlendirmiştik. Huzura geldiklerinde “dinleyin” demişlerdi. Dinledikten sonra (tebliğ bitince) kendi kavimlerine uyarıcılar olarak dönmüşlerdi.

Dediler ki “ey kavmimiz! Musa’dan sonra indirilen, kendinden öncekileri doğrulayan ve doğru yola ileten bir kitap dinledik. Ey kavmimiz! Allah’ın davetçisine icabet edin ve Ona inanın ki Allah günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azaptan kurtarsın.” (29-31)

“Cinlerden bir grup” denilmesinin nedeni, Resulullah as’ın ilk defa karşılaştığı, tanımadığı yabancılar olmasından kaynaklanmaktadır. Tarihi kaynaklara göre, hicretten üç yıl önce Medine’den altı kişilik bir grup hac için Mekke’ye geldiğinde, Resulullah ile Akabe’de gizlice görüşüp Müslüman olmuş ve Medine’ye dönüp yakınlarına İslamı tebliğ etmiştir. 

Bilindiği gibi, Mekke’de müşriklerin Resulullah’a karşı hiç tahammülleri yoktu. Dışarıdan gelen heyetlerin/yabancıların Resulullah ile görüşmelerine izin vermezlerdi. Bilmeleri halinde Resulullah için büyük tehlike oluşturmaktaydı. Dolayısıyla, yabancılarla faaliyetlerini gizlilik içerisinde yürütürdü.

Bazı kimseler, “cinlerden bir topluluğun, dinledikten sonra (kavimlerine) gidip, “biz gerçekten hayranlık uyandıran bir Kur’an dinledik” dedikleri bana vahyolundu” ayetindeki “bana vahyolundu” ifadesinden hareketle, sanki “görünmeyen bir grup cin, Resulullah’a görünmeden (gizlice) onun okuduğu ayetleri dinlemiş, hayran kalmış ve kendi cin kavimlerine götürüp anlatmışlar” gibi algılamaktadırlar.

Oysa bu ayetler, Resulullah’tan gizli kalan bir vakıayı değil, daha önce Resulullah as’a gelen Medinelilerin Kur’an’ı dinleyip beldelerindeki insanlara tebliğ ettikleri o kıymetli çalışmaları Resulullah’a hatırlatmaktadır. Resulullah onlardan habersiz değildi. Onları huzuruna kabul etmiş, tanışmış, Kur’an’dan ayetler okuyarak tebliğ etmiştir. “Cin” olarak isimlendirilmesinin sebebi, “tanınmayan, gizli hareket eden yabancılar” olmasından kaynaklanmaktadır.

Ayrıca, “Musa’dan sonra indirilen, kendinden öncekileri doğrulayan ve doğru yola ileten bir kitap dinledik” şeklinde ifade edilen ayetler de Resulullah ile görüşen yabancıların, Medine’deki Musevi/Yahudi bilginlerden ve Tevrat’tan haberleri olan kimseler olduğu açıktır.

Süleyman as’ın cinlerine gelince…

“Onun eli altında -Rabbinin izniyle- çalışan bir kısım cinler/yabancılar vardı. Onun istediği şekilde mabedler, heykeller, havuz büyüklüğünde tekneler ve sabit kazanlar yaparlardı.” (34/12,13)

“Süleyman’a cinlerden/yabancılardan, ins”ten (tanıdık, yerlilerden) ve kuşlardan (süvari birliklerden) oluşan orduları toplandı ve yerlerini aldılar.” (27/17)

Bu ayetleri doğru anlayabilmek için, öncelikle Süleyman as’ın iktidar gücünü göz önünde tutmak gerekir. Süleyman as, babası Davut as’dan devraldığı devleti/gücü daha da büyüterek Kudüs ve çevresini egemenliği altına aldı. Cincileri ve büyücüleriyle bilinen Babilliler, denizcilikte ünlü Fenikeliler, kuşlarla sembolize edilen Hititliler, boğaları ile tanınan Mısırlıları kendi iktidarı altında birleştirerek Mezopotamya-Akdeniz havzasını huzur coğrafyası yaptı.

Çeşitli bölgelerden gelen insanlar Süleyman as’ın emrinde çalışarak muhteşem mabedler, binalar, büyük tekneler, havuzlar, yemek kazanları vs. yaparak hizmet ettiler. Çeşitli bölgeden gelenlerin, devlet armaları gibi sembolleri vardı ve bu sembollerle bilinirlerdi. Hititlilerin sembolü kuş, Fenikelilerin rüzgar iken, Babillilerin de cinler idi. Semboller üzerinden tanımlama, günümüzde halen devam etmektedir. Ülkelerin sembolleri olduğu gibi, kulüplerin, şirketlerin, diğer kuruluşların da sembolleri vardır.

Mesela, ABD beyaz başlı Kartal, Fransa Horoz, İngiltere Aslan, Rusya Bozayı, İspanya Boğa, Çin panda, Hindistan kaplan, Türkiye bozkurt sembolü ile bilinmektedir. Dolayısıyla, Süleyman as’ın emrinde çalışan Babillilere – cincileri ve büyücüleri ile tanındıkları için, sembolik anlamda- “cin” denilmesi doğaldır ve anlaşılır bir durumdur.

Cin kavramının, melek, şeytan ve insana karşılık kullanıldığını örneklerle açıkladıktan sonra, şimdi de geçmişte ve günümüzde “nasıl mitleştirildiği” ile ilgili açıklamalara devam edelim inşallah…

Selam ve muhabbetlerimle…  BEŞİR İSLAMOĞLU

(Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakış açısını yansıtmayabilir.)

YAZARA AİT BÜTÜN YAZILAR
1 Cinlerin Mitleştirilmesi (5) 2 Cinlerin İnsan Anlamında Kullanılması (4)3 Ayetler Bağlamında Cin Kavramı (3)4 Cin Kavramını Hurafelerden Arındırmak (2)5 İns ve Cin Terkibi Ne Demektir? (1)6 Tasavvuf İlmi Ve Tarikat Dinciliği (2)7 Tasavvuf İlmi Ve Tarikat Dinciliği (1)8 İnsanı Köleleştirmek En Ağır Suçtur 9 Dua-Kader-İmtihan İlişkisi (Dua kaderi değiştirir mi?) 10 Eleştirilerde En Büyük Sorun, Ahlaksızlıktır11 Kitap'ı Doğru Tanımak12 İllet/Sebepler Değiştiğinde Hükümler De Değişir13 Kurban Sadakasının Güncellenmesi Zorunludur14 Hac İbadetini Güncellemek, Zarurettir Haccın Vakti (Hac Ayları)15 Hac İbadetini Güncellemek, Zarurettir 16 Din Öğrenmede Kıstas Nedir?17 Kur' an-ı Reyi İle Tefsir Edenler Kafir Olur Mu?18 Tenkit, Bir Tezin Doğruluğu İçin Zaruridir; Ancak Cedele Dönüştürülmemelidir19 Dava, Hakka Riayet Etmekle Kazanılır20 Geceyi Kadir Yapan, Kur'an'dır21 Salatın, Namazla İlişkisi Üzerine…22 Kur'an'ın Maksat ve Misyonu, Sorun Çözmektir23 Kur'an'da Ne Aradınız Da Bulamadınız? 24 Toplumda Allah'ın Dini Yerine "Karma” Dinler Tercih Edilmektedir. Siz Hangi Dini Seçtiniz?25 "Kur'an Bize Yeter” Üzerine Yapılan Tartışmalar26 Şirk Koşmanın Temel Nedeni, Allah'a Olan Güvensizliktir27 İmanlarına Zulüm Bulaştırmayanlar Ancak Güvendedir 28 Haddini Bilmek, İnsan Olmanın Temel Şartıdır29 Hakikat, Batıni Yollarla Öğrenilebilir Mi? 30 Din Üzerinden Yapılan Zulümler31 Zulüm Devam Ediyorsa, Tövbe ve Helalleşme Anlamsızdır32 Gençlik Niçin İslam'a Mesafelidir? (Enes Kara ve benzer durumlar üzerine)33 "Kabir Ehlinden Yardım İsteyiniz”! "Allah İle Beraber Başka Bir İlah! Öyle Mİ”?34 Kimin Işığıyla Nurlanıyorsunuz?35 Hangi Unsurlar Şirke Götürür?36 İslam, Kişi Odaklı Değil, İlke Odaklı Bir Sistemdir 37 Kur'an'ın Doğru Anlaşılmasına Yönelik Sorun, Zihniyet Sorunudur38 Erdemli Toplum Nasıl Oluşur?39 İslam’da İlkeler Kadim ve Bakidir, İçtihat İse Hadis ve Konjonktureldir40 Siyaseti Dinleştirmek ve Dini Siyasallaştırmak Üzerine…41 Sünnete Kimler Daha Bağlıdır?42 Ehl-i Sünnet Bir Koalisyondur; Homojen Bir Yapı Değildir43 Aliya İzzetbegoviç’i Mütefekkir Kılan Faktörler44 Allah Hakkında Delilsiz Konuşmak, Ona İftira Atmaktır45 Resulullah As’dan Sonra Yaşanan Hadiseler, Onun Mesajını (Yolunu) Değiştirmiştir/Saptırmıştır -2-46 Resulullah As’dan Sonra Yaşanan Hadiseler, Onun Mesajını (Yolunu) Değiştirmiştir/Saptırmıştır -1-47 Hak Gaspı, İbadetlerin Kazancını Tüketir48 Ahlakın Şartı Kaçtır?49 Her İyi Müslüman, Aynı Zamanda İyi İnsandır50 Kurban İbadetini (Kurban Etmeden!) Doğru anlamak -2- 51 Hayvanlar İhtiyaç Üzerine Kesilir; Geleneğe Kurban Edilemez -1-52 Kur’an’ın Hükümlerinde Tahrifat Yapmak, “Dine Karşı Din” Uydurmaktır -6-53 Kur’an’ın Hükümlerinde Tahrifat Yapmak, “Dine Karşı Din” Uydurmaktır -5-54 Dinde Tahrifat Yapmak, Apaçık Bir Bühtandır -4-55 Dinde Tahrifat Yapmak, Apaçık Bir Günahtır -3-56 Dinleri İle İlgili Uydurdukları Kendilerini Aldatmıştı -2-57 Dinleri İle İlgili Uydurdukları Kendilerini Aldatmıştı -1-58 İnsan Hayatının Güvencesi Kısastır59 İnsanca Yaşamanın Ön Koşulu, Nesil Emniyetidir60 Er Kişi Niyetine61 Buhari’nin “Camiu’s-Sahih” Adlı Eserinin, Kur’an’la Eşitlenmesi Çabaları Üzerine62 Akılla Temellendirilmeyen İman, Koftur -2-63 Vahiy ve Akılla Temellendirilmeyen İman, Koftur -1-64 Güçlünün Yanında Yer Almak65 Mesafe, Maske ve Temizlik Sadece Coronavirüse Karşı Değil66 Müslümanlar Kimlik Krizi Mi Yaşıyor; Yoksa Sahte Kimlik Mi Taşıyor?67 İbn Rüşd Müktesebatının Temeli Akıldır68 İmam Gazali’yi Doğru Anlamak69 Bilim Geliştikçe Din Tasavvuru Da Değişir70 Dava Sahipleri Nerdesiniz? 71 Şahitlik, (Şehitlik), Hak ve Adaletin Gerçekleşmesi İçindir72 Görevimiz “İman Sorgulamak” Değil, Zulmü Sorgulamaktır73 Kaluu Bela Allah İle Ahitleşmektir. Bakın Nasıl!74 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (6)75 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (5)76 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (4)77 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (3)78 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (2)79 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (1)80 Dini 21. Asrın Aklıyla Anlamak / Yorumlamak
YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
ALINTI YAZARLAR TÜMÜ
Ramazan KAYAN

Ramazan KAYAN

Yasince Yaşamlar

Fatma BARBAROSOĞLU

Fatma BARBAROSOĞLU

Bir İbadet Olarak Kurban Kesme

Ahmet TAŞGETİREN

Ahmet TAŞGETİREN

O İşin Matematiği Var

Fatih OKUMUŞ

Fatih OKUMUŞ

Müslüman Orucu

Necip CENGİL

Necip CENGİL

Hayata ve Bilmeye Dair

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Mustafa Yazgan’ın Ardından…

Ali BULAÇ
Ali BULAÇ

Taliban Üzerine

Vahdettin İNCE

Vahdettin İNCE

Taliban’dan Beklentim

Salih TUNA

Salih TUNA

Tehlike ve Müjde!

Taha ÖZHAN

Taha ÖZHAN

Tunus’a Darbe

Byung- CHUL HAN

Byung- CHUL HAN

Yorgunluk Virüsü…

Ramazan BEYHAN

Ramazan BEYHAN

Darbe İnsanlık Suçudur

Tanıl BORA

Tanıl BORA

Üç Terzi

Cemile BAYRAKTAR

Cemile BAYRAKTAR

Yüzyılın İşgali

Mehmet ALAGAŞ

Mehmet ALAGAŞ

Biyografi

Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!