Kardeş Zorbalığının Oluşumunda Ailenin Rolü

İşim gereği yıllardır insanların dertlerini dinliyorum. Öğrenci koçluğu yaptığım süre içerisinde ebeveynlerden bir çok şikayet dinledim...
Kardeş Zorbalığının Oluşumunda Ailenin Rolü
Hikmet YILDIZ
Hikmet YILDIZ
Eklenme Tarihi : 8.10.2021
Okunma Sayısı : 349

İşim gereği yıllardır insanların dertlerini dinliyorum. Öğrenci koçluğu yaptığım süre içerisinde ebeveynlerden bir çok şikayet dinledim. Terapi seansları sırasında öncelikle danışanın ailesiyle ilgili bilgileri alarak görüşmeye başlarım. Danışanın yetişme şekli, anne ve babasının davranışları, danışan ve kardeşler arasındaki ve akrabalarla olan ilişkiler görüşmenin doğallığı ve akışı içerisinde bana önemli ipuçları verir.

Yıllar içerisinde bireysel davranışların oluşmasında ailenin etkisinin oldukça önemli olduğunu gözlemledim. Davranış oluşumunun sebeplerini araştırırken ister psikoanalitik yönteme başvuralım ister psikososyal, bilişsel, davranışçı veya epigenetik yöntemlerle yaklaşalım; tüm analizler sonuç olarak danışanın yetiştiği ortamdaki insanların etkileşim modeline dayanıyor. Elbette genetik faktörler ve mizaç önemlidir ancak; çocuğun duygularını ifade etme şekline “çok üzgünüm, kırgınım, kızgınım, neşeliyim”, empati kurabilmesine “ya sen onun yerinde olsaydın”,  merhamet etmesine “zavallı kedicik çok üşümüş olmalı, sıcak bir yere mi götürsek ?”, adil olmasına “ikiniz de iyi bir tatili hak ettiniz “ve özgürce kendi fikrini açıklayabilmesine “seni dinledim, bir de kardeşin anlatsın” diyerek biz yol gösteririz. Davranışlarımız, ifadelerimiz, duygularımızı ifade etme şeklimiz, misafirin yanında övmelerimiz, övünmelerimiz, yabancılar gittikten sonraki sevgilerimiz, sövgülerimiz çocuğa neler anlatıyor hiç düşündünüz mü? Yıllar önce bir baba çocuğunun yalan söylemesinden dolayı şikayet ettiğinde;  “önce siz yalan söylemekten vazgeçin” demiştim. Oysa ki farkında olduğumuz ya da olmadığımız küçük, beyaz “telefon gelirse evde değilim “, pembe “ben de çok özledim” yalanlarını ve bu yalanların rengini çocuklar ayırt edemez.

Kardeş zorbalığının altında yatan sebeplerden biri olan anne, babanın etkisini küçümsememeliyiz. Bizler sevgi dolu aileleriz. Çocuklarımızı da çok sever ve ayırt etmeyiz, peki gerçekten bunu başarıyor muyuz ? Örneğin saygıyı öğretebiliyor muyuz? Çocuğumuzun odasına girerken izin almak gibi, izin almadan onun eşyalarına dokunmamak gibi, birbirimizden özür dilemek gibi, çocuklarımızın fikrini sormak gibi saygıyı onlara öğreteceğimiz en basit örnekleri biz yapıyor muyuz? Peki kardeşlerin arasındaki sorunu nasıl çözüyoruz? Örneğin iki kardeş arasındaki çözüm şeklimiz onların aralarındaki ilişki şeklini belirliyor, toplumla etkileşim şeklini belirliyor ya da büyük oranda etkiliyor. Mesela bir kardeş diğerinin elinden kalemini aldığında “o kardeşinin kalemi, O izin vermeden alamazsın” mı yoksa ağlayan kardeşe “bir şey olmaz O senin abin, ben sana bir tane daha vereyim” mi dediniz? Bir kardeş diğerinin odasına el koyduğunda veya önce dünyaya gelmenin bir avantaj olduğu öğretildiği için odadaki en iyi yatağa sahip çıkmaya kalktığında buna müdahale ettiniz mi yoksa “O büyüğünüzdür” diyip; küçük kardeşlere, boyun eğmelerini mi söylediniz?  Kardeş kavgalarına müdahil olurken, adalete uygun kararlar mı verdiniz yoksa ortalığı yatıştırmak için zayıf olanı susturdunuz mu? Her zaman güçlü olanın yanında durup ortalığı sessizleştirme amacını mı güttünüz? Konuşmayı, cevap vermeyi engellediniz mi, ”sus o senin büyüğün“ diyip kendini ifade etmesinin önüne mi geçtiniz? Elbette tüm bu sorular bazılarımız için çok anlamlı, bazılarımız için ise anlamsız olabilir. Aile içerisinde dünyaya ilk gelmek veya erkek olmak bir ayrıcalık sağlıyorsa siz o ailede saygıdan bahsedebilir misiniz? Büyük çocuğun sırf diğer kardeşten önce dünyaya gelmesinin sağladığı avantajlar küçük çocuğun beyninde barut biriktirmek değil midir? Ev içerisinde adaletsizliği öğreten aile, kardeşler arasındaki anlaşmazlığın sebebini nerede aramalıdır? Bu kardeşler miras davasında anlaşabilirler mi, büyük olan doğumdan itibaren elde ettiği avantajı ve küçüğün elinden, küçüğe ait olanı alma alışkanlığını bırakır mı? Peki küçük olan içinde biriktirdiği barutu ateşlemek için fırsat kollamaz mı?

Ailede sevgi, saygıyla birlikte büyümeli ve bunu öğretmeliyiz. Çocuğundan özür dilemesini bilen,  eşinden özür dilemesini bilen, evde adaleti gözeten ebeveyn, barışık ve saygılı kardeşler yetiştirir. Barışı ve saygıyı öğrenen kardeşler, barışık ve saygılı bir toplum oluşturur. Saygıyla kalın

(Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakış açısını yansıtmayabilir.)

 

YORUMLAR
Mutahhare Müslime Arslaner
8.10.2021 22:40

Değişim bende ve benimle başlar, ve kendimle ilgili farkındalığım arttıkça, geçmişte yaşadıklarımın bendeki etkisini anladıkça, sebepleri keşfettikçe iyileşebilir ve faydalı olabilirim. Bu yolculukta bana profesyonel destek sağlayan değerli Hikmet hocam, sizinle bu dünyada karşılaşmak bana çok iyi geldi. Teşekkür ediyorum...

YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
ALINTI YAZARLAR TÜMÜ
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ

Bulgur ve Adalet

 Abdülaziz KIRANŞAL

Abdülaziz KIRANŞAL

Dinden Soğutan Dindarlık

Ali BULAÇ
Ali BULAÇ

Taliban Üzerine

Vahdettin İNCE

Vahdettin İNCE

Taliban’dan Beklentim

Salih TUNA

Salih TUNA

Tehlike ve Müjde!

Taha ÖZHAN

Taha ÖZHAN

Tunus’a Darbe

Byung- CHUL HAN

Byung- CHUL HAN

Yorgunluk Virüsü…

Ramazan BEYHAN

Ramazan BEYHAN

Darbe İnsanlık Suçudur

Tanıl BORA

Tanıl BORA

Üç Terzi

Cemile BAYRAKTAR

Cemile BAYRAKTAR

Yüzyılın İşgali

Mehmet ALAGAŞ

Mehmet ALAGAŞ

Biyografi

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

İnsanı Kendi Olmaktan Çıkartan Bir Çağın İçindeyiz

Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!