Yiğitlere Selam Olsun

Kudüs, 2021’in Ramazan ayında da saldırıya uğradı. Kınayan dünyanın gözlerinin önünde...
Yiğitlere Selam Olsun
Hanifi TOSUN
Hanifi TOSUN
Eklenme Tarihi : 12.05.2021
Okunma Sayısı : 270

Kudüs, 2021’in Ramazan ayında da saldırıya uğradı.

Kınayan dünyanın gözlerinin önünde.

Alenen, göstere göstere, pervasızca…

Siyonistlerin, destekçisi emperyalist güçlerin ve onların içimizdeki uzantıları olan aşağılık ve ahlaksız güçlerin tüm kuşatmalarına rağmen direnen bir halk var…

Elleri ve alınları öpülecek bir halk…

Ümmetin şeref ve haysiyetlerini canları pahasına koruyan kahraman bir halk…

İzzetin sembolü bir halk…

Allah için Allah adına Allah’a doğru candan, canandan, civandan vazgeçmesini bilen bir halk…

Selam olsun bu kutlu, direniş sevdalısı halka…

Selam olsun diriliş umudunu bağrında taşıyan bu yürekli halka…

Evet İsrail, bu yıl da saldırdı. Hem de 2 milyarı aşkın Müslümanın kutsalı olan ilk kıbleleri Mescidi Aksa’ya…

Saldırdı ama aslında saldırıya uğrayan Kudüs değildi. Müslümanların yüreğiydi, kalbiydi, beyniydi. Hem de Müslüman halkları yöneten İbn Zayed, İbn Selman, Sisi, İbn Hamed, İbn Heysem gibi zalim, diktatör, hain ancak zavallıların desteği ve marifetiyle…

Petrol zengini körfez ülkeleri ve bölgenin beşerî gücü ve stratejik gücü konumunda bulunan Müslümanların yaşadıkları devletlerin yönetim kademesinde bulunan, bütün hücrelerine ihanetin sirayet ettiği, yeteneksiz ama gücü ellerine geçirmiş devlet kademelerinin marifetiyle yapılan bu saldırı, işgal ve katliamlardan öncelikle Filistin halkı saniyen tüm Müslümanlar nasiplerini almaktalar.

BAE, Suud, Mısır, Bahreyn, Umman ve bunların dümen suyunda hareket eden diğerleri olmasa sayıları 3-5 milyonu bulmayan Siyonistler, güçleri ne olursa olsun bu pervasızlığı yapamaz. Bunu bir kenara not alalım.

Türkiye, Ürdün, İran, Kuveyt ve birkaç ülkeyi hariç tutacak olursak devlet gücünü yanlarına alamamış halklar olarak onur ve şerefimizi yani Kudüs ve Mescidi Aksa’yı nasıl savunacağız?

Öncelikle Filistin Direniş Hareketlerine; HAMAS, İslami Cihad ve diğerlerine en üst düzeyde maddi ve manevi destek vererek işe başlayıp akabinde de ekonomik boykotu hayata geçirerek Siyonist unsurları zaafa uğratarak izzet ve şerefimizi müdafaaya başlayabiliriz.

Ekonomik boykotun, bu süreçte en büyük silahımız olduğu kanaatindeyim. Zira ekonomik gücü zaafa uğramış Siyonist unsurların yapıp etmelerini gözden geçirip pervasızlıklarına çeki düzen vereceklerini biz Ben-i Nadir kuşatmasından bu yana biliyoruz.

Hani hatırlayın Allah resulü, Medine Sözleşmesinin gerek şartlarını ihlal edip Allah resulüne de suikast girişiminde bulunan Yahudi Nadir oğullarına karşı sefere çıkmıştı. Onlara ya Müslüman olup canlarını, mallarını ve çocuklarını kurtarmalarını ya da varlarını yoklarını bırakıp sadece bir deve yükü ihtiyaç malzemesi ile şehrini terk etmelerini şart koşmuştu da muhkem kalelerine sığınıp ayak diretmişlerdi. Bu ayak diretmeyi boşa çıkarmak için harekete geçen Allah resulü, kaleyi kuşatmanın beyhude bir çaba olacağını söyleyen ashabın fikrini hesaba katıp aldığı kalenin en yakınından başlayarak Yahudi evlerini ve hurma ağaçlarını kesme kararı verdi. Malımız, mülkümüz gittikten sonra burada kalmamızın anlamı kalmayacak diyen Yahudiler, teslim şartlarını konuşmak üzere kalelerinden ayrılmışlardı. Hem de verilecek kararı bilmiyorlardı. Kılıçtan geçirilme dahil birçok alternatifi göze alarak ayrılmışlardı kalelerinden… Çünkü mal ve mülk onların her şeyiydi. Feda edemeyecekleri belki de tek hakikatleri çıkarlarıydı. Teslim olup sonra da varlarını yoklarını artlarında bırakarak Hayber’e doğru yol almak zorunda kaldılar.

Siyonist Yahudi’nin can damarı ekonomisidir. Onu asla riske atmazlar. Boykot silahı bu bağlamda önemli bir silahtır, çekilmek durumundadır. Ekonomik boykotla birlikte araç konvoyları, elçilik kuşatmaları, eylemler, kunutlar anlam bulacaktır. Aksi takdirde hiçbir anlamı olmayacaktır. Siyonist Yahudi, bildiğini okumaya devam edecektir ki Müslümanlar içinde adı Müslüman olup da Siyonist Yahudilere uşaklık eden birçok destekçisiyle birlikte aklımızla alay edercesine işgal, saldırı, kan içicilik, katliamlarına devam edecektir.

(Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakış açısını yansıtmayabilir.)

YORUMLAR
Fatıma Fatımadır
12.5.2021 13:00
Kesinlikle çok doğru, ama bu boykot olayın sıcaklığı geçince terk edilmeyecek bir boykot olmalı ve sürekli olmalıki hedefe ulaşsın...

ÇETİN BAYRAM
12.5.2021 12:58
İlminize bereket. Güzel ve yerli yerinde bir analiz olmuş. Elinize sağlık. Özgür Kudüs sabahlarına uyanmak dileğiyle...

YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!