Annenin Çocuk Egitimindeki Rolü

Insan dünyaya hiçbir sey bilmeden gelir. Sonradan birçok sey ögrenir...
Annenin Çocuk Egitimindeki Rolü
Hüseyin KUBAT
Hüseyin KUBAT
Eklenme Tarihi : 21.08.2021
Okunma Sayısı : 1449

Insan dünyaya hiçbir sey bilmeden gelir. Sonradan birçok sey ögrenir. Insanin ilk ögretmeni en yakininda bulunan kimselerdir. Dolayisiyla anne-baba ilk ögretmenlerimizdir. Özellikle anne bu noktada en önemli konumdadir. Çünkü çocuk en çok zamanini onunla geçirmek durumundadir ve anneye bagimlidir.

Ümm kelimesi Arapça’da, “çocugun kendisinden dogdugu kadin” (vâlide) seklindeki yaygin anlami yaninda daha genel olarak, bir seyin baslangicinda veya varliginda, yetistirilmesinde ve iyilestirilmesindeki temel unsuru ifade eder. Nitekim bütün bilgilerin kaynagi olan levh-i mahfûz için “ümmü’l-kitâb” (bk. ez-Zuhruf 43/4) tabiri kullanilmistir (bk. Râgib el-Isfahânî, el-Müfredât, “ümm” md.).

Sözlükte “bir seyi gerçek yönüyle kavramak, bir nesnenin sekli zihinde olusmak, nesneyi gerçek haliyle bilmek” anlamindaki ilm kökünden türeyen ta‘lîm “birine bilgi ögretmek, ders okutmak” demektir (Râgib el-Isfahânî, el-Müfredât, “ʿalm” md.). “Korumak, islah etmek, gözetmek, yükseltmek” anlamindaki rabv kökünden türeyen terbiye kelimesine “çocugu veya ekini besleyip büyütmek, gelistirmek” mânasi verilir (Fîrûzâbâdî, el-Ḳāmûsü’l-muḥîṭ, “rbv” md.). [1]

Yetisme ve gelisme bütün canlilarda görülürse de terbiye daha çok insan hakkinda kullanilan, onun bedenî, zihnî, ahlâkî gelismesini ve olgunlasmasini saglamayi ifade eden bir terim haline gelmistir.

Insan hayati dogumla baslayip ölümle sona erer. Insanin hem bedeni hem de ruhi ihtiyaçlari vardir. Bu ihtiyaçlar giderilmedigi takdirde normal gelisimini saglamasi mümkün degildir. Saglikli bir bireyin yetismesi için bu ihtiyaçlarin uygun bir sekilde karsilanmasi gerekir. Özellikle çocugun bu dönemde en fazla ihtiyaç duydugu kisi annedir. Annenin ilgisi, sevgisi, sefkati ve bakimi çocugun gelisimini olumlu veya olumsuz etkileyecektir.

Çocuklarin gelecekte özellikle ruhsal açidan basarili ve saglikli olabilmeleri için anneleriyle olan iletisimlerinin süreklilik içerisinde dengeli, sevgi dolu ve uyumlu devam edebilmesi gerekiyor. Uzmanlar, kisilik gelisiminin insanin yasami boyunca türlü degisimlere açik oldugunu belirtse de, bireyin kisilik yapilanmasinin temeli anne karninda baslayip, çocukluk döneminde atiliyor. Annenin çocuk üzerindeki ilk etkileri hamilelik sürecinde basliyor ve çok önem arz ediyor. Bu nedenle, bir annenin bebegi ile olan iletisimi anne karninda basliyor. Çünkü isitme duyusu anatomik yapisi sayesinde diger duyu organlarindan daha önce olusuyor ve bu nedenle “ses isitme ve tepki verme fonksiyonlari” yoluyla annenin çocugunun üzerindeki etkisi bir kat daha artiyor.

Gelisim süreci içinde anneler, çocuklarinin, bilissel ve sosyal alanlarda edindikleri bilgileri içsellestirmelerinde aktif rol oynuyorlar. Bu süreç içinde çocuklar; bagimliliktan özerklige, ben-merkezcilikten paylasmaya, sabirsizliktan, isteklerini ertelemeye ve beklemeyi ögrenmeye, tutarsiz davranislardan tutarliliklara, duygulari ani degismelerden daha dengeli bir duygu durumuna, düsünceleri ise somut düsünceden soyut ve mantikli düsünmeye dogru bir gelisim ve degisim gösteriyorlar. Bu süreçte annenin sevgisini dengeli, sürekli ve tutarli bir biçimde vermesi, en az çocugun beslenmesi için gerekli olan besin maddeleri kadar önem arz ediyor.

Annelik etmek, özel bir tür psikolog olmak ve özel bir tür ögretmen olmak demektir. Çocuklarinizin psikolojisini anlayabilmek için çocuk psikologu olursunuz. Eger anne olmussaniz becerseniz de beceremeseniz de isteseniz de istemeseniz de, artik çocuk psikologu görevini üstlenmissinizdir. Öte yandan, çocuklarinizin bütün yasamlari boyunca en önemli ögretmeni de siz olursunuz. Siz onlara ( ögrettiginizin farkinda bile olmadan ) ögrettiginiz seyler, çocuklariniz için okulda ögrenecekleri bütün derslerden daha önemli dersler olacaktir. Çocuklariniza ayiracaginiz zaman, baska bir seye harcayacaginiz zamandan çok daha kiymetlidir. Iyi terbiye edilmis, topluma kazandirilmis bir genç, hem ailesi hem de memleketi için bir servettir. Çünkü onun kuracagi aile, yapacagi basarili isler sizin eseriniz olacaktir. Kadin çocuk dogurmaz, Kadin toplum dogurur, sözü ne kadar yerinde bir sözdür. 

Yeryüzünde tüm canlilar arasinda baskasinin bakimina en uzun süre ve tümüyle gereksinimi olan tek varlik hiç kuskusuz insandir. Dolayisiyla çocugun anne-baba nin maddi ve manevi destegine ömür boyu ihtiyaci devam eder. Bu ihtiyaç özellikle çocukluk döneminde daha önemlidir. Zira çocugun en önemli bilgilerini edinme çagidir. Ahlakini, edebini ögrenecegi; kisiliginin olusacagi dönemdir. Bunu yalniz basina yapmasi mümkün degildir. Mutlaka birilerinden destek almasi gerekir.

Islam’a göre çocugun iki yil emzirilecegi[2] belirtilmistir. Bu süre zarfinda çocuk anneye bagimlidir ve ona bütünüyle muhtaçtir. Bu süreç zarfinda çocugun anneden ayrilmamasi esastir. Çocugun maddi ve manevi gelisimi saglamasi için bu gereklidir.

Ebeveynlerinden her ikisini veya birini çesitli nedenlerden dolayi kaybeden ve onlarsiz büyümek zorunda kalan çocuklar, kimlik olusturma sürecinde birçok zorlukla karsilasmakta; psikolojileri bu durumdan son derece olumsuz etkilenmektedir.

Anne; çocuga hayati boyunca bakim veren, sevgi gösteren, her türlü ihtiyaciyla ilgilenen, egitimine destek olan ve gelecege hazirlayan, güven asilayip en özelinin bile paylasilabildigi bir figürdür. Yoksunlugu durumunda bütün bu maddi manevi ihtiyaçlarin karsilanmasi sekteye ugramaktadir. Baba figürü ise; çocuga sevgi, sorumluluk, sosyallik, eglence, öz güven, zorluklarla mücadele, saygi ve babalik nedir ögreten bir konumdadir.

Bosanma, vefat, hastalik vb. nedenlerle ebeveynsiz yahut tek ebeveynle büyümek zorunda kalan çocuklarin eylemlerine bakildiginda bagimlilik, saldirganlik, öfkeyi kontrol etmede ve stresle basa çikmada güçlük, akademik basari düzeyinde düsüs, cinsel kimlik problemleri gibi birçok olumsuzlukla karsilasilmaktadir. Konu daha detayli incelendiginde; anne babasiz büyüyen çocuklarda görülebilecek baslica problemleri duygusal, davranissal ve sosyal problemler olarak siniflandirmak mümkündür.

Çocugun “aidiyet hissetmesi” ve “baglanmanin gerçeklesmesi” için,  anne, baba ve kardesleriyle beraber ayni ortamda büyümesi gerekiyor. Anne baba yasarken bir baskasina evlatlik verilmek veya anne babadan ayri bir yere gönderilmek zihni bölen tarzda travmatik etki yaratabiliyor[3] diyor ruh hastaliklari uzmani Medaim YANIK.

Ancak günümüzde çalisan anneler çocuklarini çogunlukla baskalarina birakmaktadir. Çalisan annelerin çogunlugu Üniversite mezunu olmasina ragmen çocuklarini Ilkokul, Ortaokul veya Lise mezunlari bakiciya birakmaktadirlar. Yani annenin okumus olmasinin pratikte çocuguna katkisi yeteri kadar olmamaktadir. Çalisiyorum diye çocugunu ihmal etmektedir. Kimileri de anne babalarina birakmaktadir. Su bir gerçektir ki, hiç kimse çocugun annesi-babasi kadar çocuga faydali olamaz ve onu istenilen ölçüde yetistiremez.

Insanin dünyada yapabilecegi en güzel ve hayirli is iyi bir insan yetistirmektir. Dünya bir imtihan alanidir ve geçicidir. Geçici bir hayat için en önemli varligini, çocugunu ihmal etmek, onun yetismesinde, gelismesinde etkili olmamak ne kadar dogrudur acaba? Meslegini yapmak, is yapmak veya para kazanmak ugruna çocugundan uzaklasmak gerekir mi? Bu sorulari kendimize sormamiz ve objektif bir sekilde cevaplamamiz gerekiyor.

Bir kadinin birinci ve en önemli görevi anneliktir. Çalisan bir kadin her ikisini yapmak zorunda kaliyor. Hem isini hem çocugunu hem de evini ihmal etmemesi isteniyor. Bütün bunlari yapmak insan gücünün üstündedir. Çalisan annenin tüm islerde basarili olmasi ve isi istenilen ölçüde yapmasi mümkün degildir. O halde annenin kendisi ve toplumu için önemli olani tercih etmesi gerekiyor. Gelecegimizi garantiye almak, yarin için en güzel olani yapmak istiyorsak bunun insan yetistirmek oldugu kesindir.

Bütün bunlar kadin asla çalismasin anlaminda degildir. Çocugu olan kadinin çalismasi uygun degildir demek istiyoruz. Çalisan anne ne kadar gayret ederse etsin birçok seyi yapamayacak ve kendisine bagimli olan çocugundan uzak kalmak zorunda kalacaktir. Yarinin güvencesi olan çocuklarimizin saglikli büyümesi, iyi bir insan olmasi egitimden geçmektedir. Egitimin en önemli olani ailede alinan egitimdir. Bu noktada en büyük pay annenindir. Zira ailede ögrenilen bilgiler kiside karakter ve huy haline almakta ve hayatin her alaninda onu yönlendirmektedir. Ailenin disinda alinan egitim genel olarak bilgiden öteye geçememektedir.

Ayrica Islam dinine göre kadinin birinci görevi nafaka temini degildir. Bu görev erkege verilmistir. Elbette kadin eve katkida bulunur. Ancak bu sadece disarida çalisarak saglanmaz. Evdeki her esyayi ekonomik kullanmak, çocuk yetistirmek en büyük katkidir ve ayni zamanda kutsal bir görevdir.

Günümüzde kadinin çalismasi özgürlük adina yapiliyor ve bu çogu insan tarafindan da maalesef benimseniyor. Kadin disarida yaptigi isi evinde yapmak istemiyor, yapmak istese de yeterince faydali olamiyor. Çünkü zaten yoruluyor. Hem disarda hem de evde sorumlu oldugu için ikiye bölünmek durumunda kaliyor ve ikisini de istenilen ölçüde yapamiyor, yapmasi da mümkün degildir zaten. Iki karpuz bir koltukta tasinmaz diye atasözümüz bulunmaktadir. Bu nedenle çocugu olan kadinin çocugu büyüyünceye yani okula baslayincaya kadar yaninda olmasi ve onunla ilgilenmesinin çok önemli oldugu bir gerçektir. Çocugunun egitimi ile bizzat ilgilenmesi yapacagi her isten daha önemlidir.

Bu nedenle hükümetin böyle bir düzenleme yapmasi ve çocuklu annelerin çalismamasini saglayacak düzenlemeler yapmasi gerekmektedir. Çocugun 5-6 yasina kadar anne ile kalmasini saglamalidir. Neslin saglikli gelisimi için bu elzemdir. Aksi halde gelecegimiz olan çocuklarimizin saglikli büyümesi ve gelismesi mümkün degildir. Yeni nesli saglikli olmayan toplumlarin saglikli ve sürekli olmasi da mümkün degildir.

Ayrica disarida yaptigi isi özgürlük evde yaptigi isi baski ve kölelik olarak degerlendiren kadinlarimiz var. Batili anlayisin bize dayattigi bu anlayistan kurtulmamiz ve özümüze dönmemiz gerekiyor. Asli, en önemli görevlerimizi ihmal edip tali meselelerle ugrasip enerjimizi tüketmenin anlami yoktur. Yarinimizi ve ahiretimizi imar etmek için hayirli nesiller yetistirmek zorundayiz. Aksi halde hem dünyamizi hem de ahiretimizi berbat etmis oluruz.

Hüseyin KUBAT

(Bu yazida yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakis açisini yansitmayabilir.)

[1].TDV Islam Ansiklopedisi; Anne-baba mad.

[2] .Bakara2/233

[3] Çocugunu asla baskasi büyütmesin! Medaim YANIK Star Gazetesi. 12 Eylül 2016 Pazartesi

 

YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!