Sözün Gücü

Dostlar; sözler, düşüncelerimizin aynasıdır. Düşüncelerimizin kalitesi sözlerimizde yatar...
Sözün Gücü
Emin YÜCETAŞ
Emin YÜCETAŞ
Eklenme Tarihi : 3.11.2022
Okunma Sayısı : 89

"Söz ola kese savaşı,
Söz ola kestire başı.
Söz ola ağulu aşı,
Yağ u bal ede bir söz..."

Dostlar; sözler, düşüncelerimizin aynasıdır. Düşüncelerimizin kalitesi sözlerimizde yatar.

Dil, İnsanı yükselttiği gibi alçaltır da...

Dilden kalbe yol vardır.İnsan, emek vererek ulaştığı makama, yanlış kullandığı birkaç cümle yüzünden aşağılara düşebilir.

Çünkü söz yaydan çıkan ok gibidir. Ağızdan çıktı mı, bir daha geri dönmez.

Yanlış anlaşılabilecek, kötü yöne çekilebilecek, huzursuzluğa, sıkıntıya, karışıklığa götürebilecek sözlerden kaçınmalıyız... Bu sebeple nerede nasıl konuşacağımızı düşünüp tasarlayarak konuşursak, bu konuşma, bizi zor durumlara düşürmemiş olur.

Her hususta ölçümüz Kur'an ve sünnet olduğu gibi; söz söyleme hususunda da İslam'ın "SÖZ ADABI" noktasına oturtulan  bir çerçeveye uygun davranarak konuşmalarımıza ve sözlerimize sınır koyacağız...

Mü'minun  Suresinin 3. Ayetinde:" O mü'minler ki; onlar boş sözlerden ve faydasız işlerden yüz çevirirler." buyurmaktadır.

İslam, boş işleri hoş karşılamadığı gibi, boş ve yararsız sözleri  de tasvip etmez... Boş lakırdılardan uzaklaştığı nispette Allah katında mevki sahibi olur.

Enes Bin Malik anlatıyor: "Adamın biri vefat etti, diğer biri de Resulullah'ın duyacağı bir şekilde'  o cennetliktir.' dedi". Resulallah ona dönerek:"Nereden biliyorsun? Belki de kendisini ilgilendirmeyen konularda konuşmuştur. Malının sadakasını vermekte cimrilik etmiştir." buyurmuştur.(Tirmizi)

Demek ki, gelişigüzel, bilgisi olmadan o konuda konuşmak kişiyi tehlikeli noktalara, yasak bölgelere götürebilir...

Allah bizleri yaratırken, ihtiyaç duyacağımız maddi ve manevi pek çok kabiliyetle bizleri donatmıştır.  Tam ve eksiksiz.... Akıl nimeti, idrak, tefekkür etme, ve söz söyleme yeteneği.  

" Rahman, insanı yarattı, Kur'an'ı öğretti. Ve ona beyanı (söz söyleme kabiliyetini) ilham etti."...

Konuşma kabiliyeti sayesinde , toplumsal bir varlık olarak bir arada yaşayabiliyoruz.   Bu , Allah'ın bir lütfudur. bu nimet sayesinde diğer insanlarla iletişim kurarak sorunlarımızı çözüyoruz. Birbirimize sevgimizi. saygımızı, fikirlerimizi, acımızı, öfkemizi... hasılı bütün duygularımızı iletebiliyoruz...  Meselenin çözümü dilimizi iyi kullanmamıza bağlıdır. Konuşurken seçtiğimiz kelimeler, kişiliğimizi, tecrübemizi, bilgimizi.... kısaca tüm özelliklerimizi ortaya koyar.

Söz sadece ağızdan çıkan bir kelime değildir. SÖZ; aynı zamanda bir TAVIRDIR, DURUŞTUR İNANÇTIR ve ÖĞRETİDİR... Sözün seçimi çok önemlidir. kabiliyetimizi, olumlu ve doğru kullanmadığımız takdirde hem kendimizi hem de toplumumuzu huzursuz ederek şeytana  fırsat vermiş oluruz. Onun için, Allah(c.c), İsra suresinin 53. ayetinde: " Mümin kullarıma söyle , Sözün en güzelini söylesinler. Sonra şeytan aralarını bozar. çünkü şeytan insanın apaçık düşmanıdır."

Şeytanın görevi insanlar arasına fitne fesat tohumları saçarak nizaya düşürmek ve kanlı olaylara zemin hazırlamaktır. Bunun çözümü ise, dost- düşman, herkese güzel konuşmak güzellikle muamele etmektir...

"Söz var yuva yıkar iş yapar, barış sağlar.
Söz var yuva yıkar, iş bozar, savaş açar.
Söz var ki yâr eder, söz var ki yâd eder.
Sözünü bilmeyen daima feryâd eder."

Güzel konuşmak düşmanlık ateşini söndürür, hiddeti ve şiddeti frenler, şerrin yayılmasına engel olur. Allah (c.c),Fussilet suresinin 34. ayetinde buyurur ki:" İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel şekilde önle.  O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse bile, sanki yakın dostun olmuştur."

Alimlerin, eğitimcilerin, nasihlerin en önemli görevlerinden biri de, insanları yumuşak ve güzel konuşmaya alıştırmaktır .  Buna "KAVL-İ LEYYİN"diyoruz. Allah(c.c.); Firavun'a dahi tebliğe giderken ona yumuşak söz söylemeyi Hz. Musa'ya emretmiştir.

Yumuşak söz söylemek taviz vermek değildir. Alttan almak da değildir, Çekinmek hiç değildir. Söylenmesi gerekeni en güzel sözcüklerle ifade etmektir.

Peygamberimiz,( sav), " İnsanları mallarınızla razı edemezsiniz ;fakat güleryüz ve iyi ahlakla memnun etmeye çalışınız." buyurur... Allah Celle celalühü Bakara suresinin 163. Ayetinde , Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakanların, yaptıklarında hayır  olmadığını, beyan ediyor... Bunun zıddına da,  "Güzel söz ve bağışlanma, arkasından inciterek gelen sadakadan daha hayırlıdır." diye buyuruyor.

Çirkin söz , çekiştirme, söz taşıma, jurnal, yalan, iftira... ve benzeri bütün bu özellikler kötü söz kapsamına girer. İnsan olarak içimizden geçse bile, bazı sözleri dışa vurmamız,  verilen bir sırrı ifşa etmemiz, ahlaki za'fımızı gösterir... Kötülük ve haksızlık gören biri, ancak  sözü söyleyenin yanlışını düzeltmek ve başkalarına zarar vermesini önlemek için açıklama yapabilir . zira "Söz var halk içinde, Söz var hulk içinde..."

Herhangi bir insanın dilinden çıkan söz onun ahlak ve akıl seviyesini işaret eder...

Toplum içerisinde konuşma usulü, o toplumun genel seviyesini ve faziletlerinde  olan durumlarını ortaya koyar.. Kişi, konuşmazdan evvel; konusunu ve muhatabını düşünerek karar vermelidir.

Konuşacakları kendi karnını ağrıtmayacaksa, o zaman konuşmalıdır.

Konuşmasını gerektirecek bir durum yoksa, susmak en büyük güzelliktir ve en büyük erdemdir... Zira "Söz gümüşse sükut altındır."

Konuştuğu zaman kalp kırılacaksa, nifaka, niza'ya, cedelleşmeye yol açacaksa, konuşmamak en geçerli metottur.

Seni ilgilendirmeyen konularda konuşmamalısın... Eğer seni ilgilendiriyor ve ortam uygunsa o zaman konuşabilirsin. ortam uygun olmadığında konuşman, sana fayda yerine zarar getirir..

"Keleci (düzgün söz) bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz.
Söz pişirip diyenin, işini sağ ede bir söz.
Kişi bile söz demini, demeye sözün kemini.
Bu cihan cehennemini sekiz uçmağ (cennet) ede bir söz."

Sözün gücü anlatımındadır. Kelimelere yükletilen büyüsündedir.  Sözün ölçülü  kullanılmasındadır.

Kalplerin inşası da, yıkımı da, sözün gücündedir.

Sözü , yerinde, uygun ve doğru söylemeliyiz. Ne söylememiz gerektiğini bilmekle beraber nasıl söyleyeceğimiz de önemlidir.  Allah, daima bizim güzel yollu güzel halli güzel dilli olmamızı istemiştir.

İbadetlerimiz, bizi güzelleştirmeli, edepli yapmak içindir. Zira her ibadetin özünde dahi güzellik ve güzel söz ve davranış  istenmektedir...

Örneğin namaz bizi, her türlü kötü davranıştan ve kötü sözlerden korunması gereken bir ibadettir.

Oruç tutan, diline de sahip olmadıkça kendini aç bırakmış olacaktır. Peygamberimiz:"Allah'a ve ahiret gününe inanan kimse ya güzel söz söylesin ya da sussun."(Buhari)

Başka bir hadislerinde de:" Kim İki dudağı ve iki bacağı arasına sahip olursa ben onun cennete girmesine kefil olurum."(Buhari) diye buyurmuştur.

Fatır Suresinin 10. ayetinde Allah buyuruyor

"Kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki bütün yücelik Allah'ındır.  Ona ancak güzel kelimeler yükselir, Salih amel de onu yükseltir."

 Enes radıyallahu anh anlatıyor: Bir adam Resulullah'a gelerek: "Beni cennete koyacak bir amelden haber ver, dedi." Resulullah (sav):"Taam yedir, selamı yay, akrabayı gözet. İnsanlar uykudayken sen geceleyin namaz kıl. Emniyetle cennete girersin." ( Bezzar) buyurdu.

Burada selamı yaymakla ilgili ifadeye dikkat edelim:  Selam; barıştır, esenliktir, rahmettir... Onun için Peygamberimiz:, "Müslüman , diğer Müslümanların , onun elinden ve dilinden selamette olduğu kimsedir." diye buyurur. Bu ölçü Müslüman kardeşlerimize  ve diğer insanlara karşı takınmamız ve yerine getirmemiz gereken sosyal bir vecibedir.  Öyle ki, Allah, gayrimüslimlerle dahi yumuşak. tatlı ve nezaketli bir şekilde tebliğ etmemizi ve tartışmamızı bize Emrediyor. (Nahl suresi 125'inci ayetinde Allah Celle celalühü, Rasülün şahsında bizlere hitapla ; İnsanları Rabbimizin yoluna çağırırken , Hikmetli sözlerle , güzel bir anlayış ve anlatımla  çağırmamızı  istemektedir...

Konuşmalarımızda Adalet üzere olmalıyız ve tarafsız davranmalıyız.

En'am Suresi 152.ayetinde:

"Birisi hakkında konuştuğunuz  zaman, yakınınız bile olsa adil olun. Allah'a verdiğiniz sözü tutun.", diye emir vardır. Yine Nisa Suresinin 58. ayetinde de!

"İnsanlar arasında hüküm verdiğimizde  adaletle hükmetmenizi" emrediyor.

"Kendimiz, ana babamız ve akrabalarımızın aleyhinde bile olsa, Allah için tarafsız şahitlik yapmamız heva ve hevesimize uymamamızı" Allah bizden istemektedir. (Nisa 135)

"Bir topluma olan kinimiz, (düşmanlığımız) bizi adaletten, doğruyu savunup söylemekten asla alıkoymamalıdır." (Maide 8 )

İnsanların arkasından konuşurken onları rencide edici konuşmak, hoşlarına gitmeyecek şeyler söylemek, dedikodu ve iftiraya kadar gidebilir. Bu sebeple yüzüne söyleyeceklerimizden  fazlasını söylememeliyiz. Nisa 148. ayette:

"Allah kötü sözün söylenmesini sevmez. Ancak haksızlığa uğrayan başka. Allah hakkıyla işiten ve bilendir." buyurmaktadır.

İmtihan için geldiğimiz şu dünyada. insanlara kötü söz söylemek, kalplerini kırmak bizi Allah'ın hoşnutluğundan uzaklaştırır. İbadet ve kulluğumuz boşa gider.

"Kalb-i sengine, kelâm-ı nerm eder, lâbud eser.
Kıt'a-yı elmas daim hakkolur, kurşun ile"

(Şair Beliğ)

Şair  diyor ki :" Tıpkı çok sert olan elmas bile,yumuşak bir maden olan kurşunla yontulduğu gibi; Tatlı dil de en acımasız en katı yürekleri öyle yumuşatır."

Dostlar!   Kuyunun etrafındaki sert kayada iz bırakan kovayı tutan ipin yumuşaklığı ve sabrıdır...

Allah (c.c) Ali İmran suresi'nin 159. ayetinde buyurur ki: "Sen o zaman sırf Allah'ın rahmeti ile onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi."

Tebliğci kişi, konuşmalarında asla kaba davranmamalı, nazik bir dil kullanmalıdır. Muhatabımızın kalbini fethetmek, onu etkilemek istiyorsak buna mecburuz..

Atalarımız; tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır,demektedirler. Yani insan konuşurken güzel ve etkileyici konuşmalıdır.

Allah , "GÜZEL SÖZ" kavramını çok enteresan bir benzetme ile tasvir eder:

 İbrahim suresinin 24. ve 26 . ayetlerinde şöyle buyuruyor:

 "Görmedin mi Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi .Güzel söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir. Bu ağaç Rabb'inin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir. Kötü bir sözün durumu da yerden koparılmış ayakta durma imkanı olmayan kötü bir ağacın durumu gibidir."

Elbette buradaki güzel söz kelime-i tevhidi temsildir. sağlam inanca dayanmaktır. Batıl söz ise bunun tam zıddıdır.

Daha önce de belirttiğimiz gibi söz yalnızca ağızdan çıkan bir kelime değildir.  Söz aynı zamanda bizim için bir tavırdır, bir duruştur, bir inançtır ve bir öğretidir.

Müslüman!.." İslam'ı öyle canlı öyle diri yaşa ki; seni öldürmeye gelen sende dirilsin!..." Bu düşüncesinin ana mihverini hayatımıza tatbik etmektir, esas  olan....

Malayani sözlere itibar edilmez. Boş sözler insanı kişiliğinden eder. Bizler. boş sözlere itibar etmemeyiz...

Sevgili dostlar! Yaşadığımız şu dünya pek çok meşakkatle doldurulmuştur.  Ölüm, hastalık ,fakirlik yalnızlık ve imtihan... Madem bu dünya fani ve madem bizler imtihandayız o halde fani dünyadan ayrılırken  gök kubbe altında hoş bir sada bırakmak gerekmez mi ?...

Güzel bir söz sıcak bir tebessüm ve sevdiğimiz insanları ferahlatan , kendimizi de onları da üzmemek adına güzelde ve güzelliklerde  buluşup yarışalım ...

Akıllı veya ahmak hiçbir kimseyle tartışmamak gerekir. zira akıllı ayağını kaydırır, ahmak sana eziyet verir. Bulunmadığın yerde nasıl anılmak istiyorsan Müslüman kardeşin için de aynı şeyleri düşün ve uygula!..

Gerektiği kadar konuş, gereğinden fazla konuşma... Çünkü "Çok mal haramsız çok söz yalansız olmaz." Resulullah'ın Ebu Zer'e yaptığı nasihatlerinden biri de:"  Sen çoğu kez sükûtu tercih et. Bu sana dünyada yardımcı olup şeytanı kovar. “buyurmuştur Şeytanın elinde bir ip olursa onunla sahibini dilediği yöne çevirir...

Kişi diline sahip olmazsa, kalbi kötülüklere sahne olur.

Peygamberimiz buyurmuştur ki : "Kişinin kalbi sağlam olmazsa imanı da sağlam olmaz. dili sağlam olmadan kalbi de sağlam olmaz ." yine" Kişinin kendisini ilgilendirmeyen hususları terk etmesi kamil imanın şanındandır." diye buyurmuşlardır.

Bazı insanlar kötülükten hayâ etmezler. Bilgisiz ve edepsiz olan nefislerin tatmin için. Hiçbir usul ve kuralı tanımazlar. Akıllı kişilerin bu tür sefih insanlarla tartışması uygun değildir. Onlardan yolunu ayırmak gerekir.  Bunların yapacağı boş, malayani, gereksiz konuşmalar, büyük fitnelere yol açar.

Ahlaklı birinin ahlaksız biriyle kendini küçük düşürmesi uygun değildir Bu tip insanları mümkün olduğunca konuşturmamak, onları idare etme yoluna gitmek gerekir. Kur'an böyle bir idare etmeyi müminlerin vasıfları arasında saymıştır:

Furkan suresinin 63. ayetinde:" Rahman'ın has kulları onlar ki. yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında incitmeden selam derler .(geçerler).

"Yine Kasas suresinin 55. ayetinde de:" Onlar boş sözleri işittikleri zaman, ondan yüz çevirirler, ve bizim işlerimiz bize sizin işleriniz size.

Size selam olsun biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz. derler."

Evet sevgili dostlar! Şu ölümlü dünya pek çok meşakkatle doludur: Ölüm, hastalık, fakirlik yalnızlık ve imtihan... Mademki bu dünya fani ve madem bizler imtihandayız. o halde güzel bir söz, sıcak bir tebessümle çevremizdeki insanları ferahlatacak ve kendimizi de onları da üzmemek adına güzelde ve güzellikler de buluşup yarışalım...

Gönül insanı olalım ve gönüller kurmaya çalışalım. şair der ki: " "Bir kez gönül yıktın ise. bu kıldığın namaz değil.

Yetmiş İki millet dahi elin yüzün yumaz değil."  

 "SÖZ İNSANIN AYNASIDIR"

Taş gönülden ne biter,
Dilinde ağu tüter.
Nice yumuşak söylese
Sözü savaşa benzer."

Yunus, bu dörtlükte,

Taş yürekli  insanların kaba ve katı yapılarının ,diline de vurduğunu anlatmak için:

"O ne kadar yumuşak konuştuğunu sansa da, ağzından çıkan anlatım, kaba ve katı yürekliliği yüzünden, savaş çağrısı gibidir." der...

Bu mânâda şair Azeri Çelebi'de der ki:

 "Halk-ı cihan lütf ile hep şâd olur.
"Bir söz ile bir gönül âbâd olur."

Yani mahlukatın tamamı, kendisine ikram edilen iyilik ve ihsan sayesinde mutlu olur. Gönül ise, sözün ikramıyla, güzelliğiyle memnun olur...

"Söz,kalb'üd-i kasr-ı beni âdem'e candır.
Söz vasıta-i rabıta-i  âlemiyandır.(Yenişehir li Avni)

Şair burada :

Ey gönül! İncitici sözlerle aşırılığa gitme...

Kırdığın aynadan bakarsan, dışarıya çeşitli görüntünü yansıtır,(Gönlü kırılan, nefsinin verdiği öfke sebebiyle seni olduğundan farklı görüp gösterir.)

Sevgili dostlar,

Başarılı bir konuşmacı; seçtiği sözcüklerinin , en uygun, en etkileyici ve en yumuşak olmasına özen göstermelidir...

Bizler, birilerine hitap ederken veya herhangi bir görüş ileri sürerken, düşüncemize ya da inancımıza davet ederken.. , üslubumuza dikkat etmemiz. en temel şartlardan biri olmalıdır: Karşımızdakileri sert, kırıcı, yıkıcı sözlerle değil; yumuşak, gönül okşayıcı ifadelerle ikna edebilmeliyiz.

Bu sebeple kullanılacak üslup ve izlenecek metot çok önemlidir.

Allah (c.c.) Hz Musa ve Hz Harun'u Firavun'a gönderirken şöyle buyuruyor:

"Firavun'a gidin, çünkü o iyiden iyiye azdı. Ona yumuşak söz söyleyin .Belki o. aklına başına alır ve korkar."(Tâ Hâ suresi 43 , 44)

Konuşmalarımızda iddialarımızın ispatı esas olmalıdır. Bunun için takip etmemiz gereken ikinci metot da şu olmalıdır:

Sağlam deliller kullanmalıyız.

Zannî ya da indî deliller gerçeği yansıtmadığı gibi, karşımızdaki kişinin bize yaklaşımını ve ilişkilerini de zedeler.

Bu, aynı zamanda, uhrevi günahı da beraberinde getirir.

Hucurat Suresinin 12.ayetinde :"Ey iman edenler zannın bir çoğundan kaçının çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin.(gıybet, dedikodu iftira,ifk...) Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?".

Unutmayalım: Kıyamet günü, ağızlar kapanır, eller konuşur, ayaklar da şahitlik yapar...

İsra Suresi 36.ayette de:"Hakkında bilgin olmayan şeyin peşine düşme çünkü kulak göz ve kalp bütün bunlar, ondan sorumludur." buyurmaktadır.

Bize düşen görev, hoşa gidici,yol gösterici, öğüt verici bir anlatı tercih etmektir.

Söz; güler bir yüz ve tatlı bir dille tamamlandığında insana bütün kapılar açılır.

Gönüllerin anahtarı yumuşak huy ve yumuşak sözlerde saklıdır. "Güzel söz sadakadır." "Ya hayır konuş, ya da sus!"

Eleştirilerimizde de insaf sınırları içerisinde nefsimizi değil, bilgimizi konuşturmayı öne çıkarmalıyız..

KONUŞURKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ

Dil, insanı vezir de eder, rezil de...İnsanın başına gelen olumlu ya da olumsuz durumların sebeplerinden en başta geleni, sözü gündemde tutan dildir.

1-Düşünerek konuşmalıyız.

2- Kırıcı konuşmalardan kaçınmalıyız .

3-  Boş ve gereksiz konuşmak dilin israfıdır.

4- Her doğruyu her yerde konuşmak bazen felaketlere yol açar.

5 -İyi bir dinleyici olmak, empati kurmak, sorunlarımızı çözmede ilaç gibidir.    

6-  Eleştirilerimizi olumlu şekilde yapmalıyız.

7-Gereksiz konuşma ve patavatsızlık toplumda saygınlığı mızı kaybettirir.

8- Bilgiçlik taslamak, iddiamızda ısrarcı olmak, lafı eveleyip gevelemek söz adabına uymaz.

9 - Kusurları örtmede gece gibi olmalıyız, Kusur arayan kusursuz kalmaz!

10- Nezaket; dili güzelleştirir, ilişkileri yakınlaştırır.

11-Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır .Kaba söz ve küfür eziyettir, insanları birbirinden uzaklaştırır.

12- Dilimizi yalandan, gıybetten, iftiradan uzak tutmalıyız.

13 - Dil kılıçtan keskindir. İnsan söylemediği sözün efendisi, söylediği sözlerin kölesi olur.

14- Sözümüz özümüzü yansıtır.

15- Söz, iki yanı keskin kılıç gibidir kötüye kullanmak Cehennem oluşturur, güzellik ve sevgi ile kullanıldığında Cennet oluşturur.

16 - Söz tohum gibidir Önemli olan zihinlere ekeceğimiz tohumun niteliğidir .

17 -Seçeceğimiz söz nefreti değil sevgiyi arttırmalıdır.

18- Zehir değil şifa sunmak gerekir.

19 -Acele ile ve öfke ile verilen bir yargı sonunda pişmanlık getirir .

20 -"Fitneden kaçının çünkü dil, o anda kılıç darbesi gibidir."( Hz Muhammed )

21- İnsan sözü ile kendini gösterir, davranışlarıyla da ruh yüceliğini aksettirir.

22-Çok konuşanın çok sakatatı olur. " Kişinin mâlâyani şeyleri terk etmesi İslam'ının güzelliğindendir."(Hz.Muhammed)

23- Dil, kalbin tercümanıdır ve bedenin dışındaki halifesidir .

24-"Dilinle başka birinin ayıbını arama. Çünkü senin de ayıpların var insanların da dilleri var." (İmamı Şafi )

25- Susmak denizdir, söylemek ise Irmak gibidir. Deniz seni ararken Sen ırmağı arama."( Celaleddin Er-Rumî )

26-Sözün gücü, bize sevgi kapısını da açar nefret kapısını da.

27 -Her düşündüğümüzü söylemek zorunda değiliz; Ancak her söyleyeceğimizi düşünerek konuşalım. 28-Boğaz dokuz boğumdur, dokuz düşünüp bir söyleyelim.

30 -Söz söylemek bir sanattır. Bu sanatla kalpleri inşa edecek olan da kalpleri yıkacak olan da ağızdan çıkan sözlerdir.

31- Güzel söz yılanı inden, kötü söz insanı dinden çıkarır.

32-Gönüllerin anahtarı , yumuşak huy ve yumuşak sözlerdir. Yumuşak söz, taş kalpleri bile etkiler.

33- Sözün gücü. kelimelere  yüklediği büyüsündedir, sözü ölçülü kullanmasındadır.

EMİN YÜCETAŞ

(Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakış açısını yansıtmayabilir.)

YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
ALINTI YAZARLAR TÜMÜ
Ramazan KAYAN

Ramazan KAYAN

Yasince Yaşamlar

Fatma BARBAROSOĞLU

Fatma BARBAROSOĞLU

Bir İbadet Olarak Kurban Kesme

Ahmet TAŞGETİREN

Ahmet TAŞGETİREN

O İşin Matematiği Var

Fatih OKUMUŞ

Fatih OKUMUŞ

Müslüman Orucu

Necip CENGİL

Necip CENGİL

Hayata ve Bilmeye Dair

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Mustafa Yazgan’ın Ardından…

Ali BULAÇ
Ali BULAÇ

Taliban Üzerine

Vahdettin İNCE

Vahdettin İNCE

Taliban’dan Beklentim

Salih TUNA

Salih TUNA

Tehlike ve Müjde!

Taha ÖZHAN

Taha ÖZHAN

Tunus’a Darbe

Byung- CHUL HAN

Byung- CHUL HAN

Yorgunluk Virüsü…

Ramazan BEYHAN

Ramazan BEYHAN

Darbe İnsanlık Suçudur

Tanıl BORA

Tanıl BORA

Üç Terzi

Cemile BAYRAKTAR

Cemile BAYRAKTAR

Yüzyılın İşgali

Mehmet ALAGAŞ

Mehmet ALAGAŞ

Biyografi

Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!