Isçi Partisi Tarikatlardan ne ister ?

Hukuk evrensel normlarin degil de kültürel, ekonomik veya sosyal sermayeye sahip seçkinlerin manevra alani haline geldiginde &lsquokapatma&rsquo eylemine sinir koyabilmek mümkün görünmemekte.
Isçi Partisi Tarikatlardan ne ister ?
M. Mücahid SAGMAN
M. Mücahid SAGMAN
Eklenme Tarihi : 4.04.2023
Okunma Sayısı : 758

ISÇI PARTISI TARIKATLARDAN NE ISTER?...

 

Hukuk evrensel normlarin degil de kültürel, ekonomik veya sosyal sermayeye sahip seçkinlerin manevra alani haline geldiginde ‘kapatma’ eylemine sinir koyabilmek mümkün görünmemekte. Bu da zamanla toplumda tek örgütlenme biçimini ortaya çikaracaktir; siyasal sinirlarin gölgesinde, ona tabi bir devlet teskilati olarak hareket eden seçmen kitleleri.

 

 

Çünkü nedenler ve sonuçlar konusunda yargi yürütmek çok güç bir seydir; kanimca bunun tek yargici Tanri olabilir; kömür olmus bir agaç gibi apaçik bir sonuçla onu yakan yildirim arasinda bir baglanti kurmakta bile zorluk çekerken, kimi zaman sonu gelmez neden sonuç zincirlerinin izini bulmak, gökyüzüne degen bir kule yapmaya çalismak kadar aptalca görünüyor bana.” 

Umberto Eco’nun Gülün Adi isimli romaninda William ile Basrahip arasinda geçen bu diyalog, din ve dünya arasinda kurulmaya çalisilan bagin kökenini özetliyor. Çogu zaman nedenler ve sonuçlar arasinda kurulmasi gereken sonsuz iliski aglari basit günlük aliskanliklarin veya reel durumun hâkim dilinin gücü altinda ezilip yok sayilabiliyor. Nedenler ve sonuçlar arasinda saglikli iliski kurulamamasi, sosyal ve siyasal anlamda ‘merkezilik’ karmasasinin ortaya çikmasina neden olabiliyor. Örnegin bir süredir siyasal tartismalarin merkezinde yer alan cemaat ve tarikat yapilanmalarinin örgütlülük hali ve toplumsal açilimlari, sosyal ve siyasal bir projeye mi karsilik geliyor yoksa bireylerin dayanisma ihtiyaçlarina verilen bir cevabin sonucu mu? Ayni sekilde dinin kendisine, siyasal örgütlenmelere, mezhebi yapilanmalara, mesleki dayanismaya vs. benzeri sorularla yaklasabilirsiniz. Verilecek cevap her ne olursa olsun Türkiye toplumunda sizi bir kligin parçasi haline getirecektir.

 

Türkiye Isçi Partisi (TIP) milletvekilleri çesitli vesilelerle temel bir ‘sorun’ olarak gördükleri ‘dini’ yapilanmalari kapatmakla ilgili beyanlar veriyorlar. Her ne kadar neyi, nasil ve ne kadar kapatacaklarina dair somut veriler ortaya koymasalar da zihinsel kodlarinin ‘din’ merkezli bir örgütlenme haline parti olarak karsi oldugu ve parti programlarini buna göre sekillendirdikleri çok açik. ‘Kapatma’ üzerine kurulu bu siyasal dilin sadece onlarla sinirli oldugunu söylemek dogru olmayabilir. Zira toplumun degisik kesimlerinden sesler, bireysel ve örgütsel olarak çesitli suçlarin merkezi olarak tanimladiklari bu yapilanmalari oldukça zararli olarak tanimlamakta. Kapatma söylemini çok sert ve otoriter bulan bir diger kesim için ise devletin denetim mekanizmalari yoluyla mücadele gerekiyor. Bu seslerin tamaminin muhafazakâr mahalle disindan geldigini söylemek ise mümkün degil. Zira Islamciligin çesitli versiyonlarinin özellikle tarikat yapilanmalarina karsi uzun süredir verdikleri mücadele örnek gösterilebilir. Bu mücadele çogu zaman ‘Islami’ düsüncenin asli olarak ortaya koydugu ‘islah’ edici iddiaya karsi tarikat yapilanmalarinin geleneksel (baskin olarak Osmanli dini anlayisinin elestirilen yönleri) dokudan beslenen sabloncu ve jakoben tavrina odaklanmis oldugu iddiasina odakli görünüyor. Kapatma iddiasini en yogun sekilde TIP vekilleri dile getirse de CHP, IYI Parti, MHP, Zafer, Memleket gibi homojen veya heterojen tabanlara mensup partilerin içinde de farkli yogunluklarda/düzeylerde dile getirilen bir arzu olarak ortaya çikiyor. 

 

Berkes, gelenekçi bir düsünde çagdaslasma, yenilesme kavramlarinin olmayacagini savunur.¹ Haliyle bugünün dünyasinda ayakta kalabilmenin yolu olarak Cumhuriyet’in devrimlerle istikamet verdigi yönelimi merkeze alir. Öte taraftan Karpat’a göre Osmanli modernlesmesinde Islami kültür ve ahlaka sahip bazi Batili hayat tarzlarini bunlarla bagdastirabilen dini bir orta sinif kritik rol oynamistir.² Karpat bu orta sinifin Islamci modernlesmesinde en büyük rolü de Naksibendiyye tarikatina verir. Iki düsünce birbiri ile çelisik görünse de tarikat benzeri yapilanmalarin sadece sosyal dokuda degil siyasal dokunun sekillenmesi ve modernlesme tartismalarinda da kritik bir noktada durdugunu görebiliriz. Bu açidan dini örgütlenme biçimlerinin toplumsal hafizada neye karsilik geldigini anlamak, toplumla iliski kurabilmenin en önemli adimlarindan olabilir. Dini referanslari merkeze alan örgütlenme biçimlerinin sosyal dokuda ‘zararli’ veya ‘faydali’ olarak dile getirilmesi analiz dilinin çerçevesini olusturuyor. Karpat’a göre faydalilar, çünkü modernlesmenin merkezi figürlerdir; Berkes’e göre ise zararlilar, çünkü ilerlemenin önünde engeller. Kurucu Kemalist ideologlarin birçogu için bu yapilanmalar geçmise saplanip kalmanin sembolik ögeleri; haliyle tasfiyeleri bir anlamda geçmisle olan bagin kopmasi anlamina geliyor. Fetisist bir yenilenme arzusu için geçmisin sembolik baglari siyasal, kültürel ve sosyal tehdit içerir ve bu en çok da siyasal sistemin toplum projesi için sakincalidir. Mann’e göre siyasal sisteme karsi çesitli tehditler bir araya geldiginde bu tehditler genel tehdit algisini da agirlastirir: “Tehditler daha yaygin hale geldikçe daha muglak olarak tehditkâr görülüyor, bu yüzden de tepki ‘onlari kökünden kazimak’, ‘kaynaginda bogmak’ seklinde oluyor. Böylelikle amaçlar, iktisadi çikarlara dair dar bir araçsal rasyonalite muhasebesinden, Weber’in terimi kullandigi anlamda, daha genis bir deger rasyonalitesine kaymis oluyor. Düzen, güvenlik, emniyet, hiyerarsi, seküler olandan ziyade kutsal olan; sinif çikarindan ziyade ulusal çikar ana sloganlara dönüsürken, düsman tüm bu degerlerin antitezi olarak alçaltiliyor, seytanlastirilip insani ya da demokratik muameleye degmez görülüyordu.”³

 

TIP’in tarikat ve cemaatlere dair söylemleri toplumsal zeminde yasanabilir bir alan yaratmaktan ziyade devletin güvenlik endisesinin argümanlarindan mülhem. Bu aslinda Türk solunun devleti (Kemalizm’i) merkeze alan jakoben tavri ile de uyumlu görünüyor. Gürel’e göre Kemalizm’in sol bir ideoloji oldugu yanilgisi, Cumhuriyet’in her kusaginda bir önkabul olarak var.⁴ Belge, Türk solu ile boca edilen fasizan gelenegin reddedilmemesi durumunda “ilkellik özentisi”nin moda olarak yayilacagi vurgusunu yapar. Ona göre özgürlükçü, kentli, hosgörülü bir sosyalist kültür yaratilmazsa, korporatist, hatta fasizan bir ideoloji sosyalizmin yerine konabilir: “Liberal ve entelektüel her seye düsman olunca, fasizmle bu sosyalizm çesidini birbirinden ayiran zar iyice inceliyor.”⁵ TIP’in kapatmaya dair söylemleri, Ergenekon davalarina dair kucaklayici tavirlari, dini argümanlari sürekli modasi geçmis gerici-ilerici, karanlik-aydinlik kavram ikilemeleri ile tanimlama çabalari Belge’nin bahsettigi sinir ihlallerine dair ipuçlari veriyor. Üstelik kurulan üçüncü ittifakin kendini bu anlamiyla “emek ve özgürlük” slogani ile tanimlamasi, iddia edilenle kurulan baglam arasinda sarsici bir çeliski ortaya çikariyor. 

 

Otoriterligin Pekismesi

 

Cemaat ve tarikat gibi gönüllü örgütlülük Formuna sahip yapilarin normal günlerde degisik siniflar arasinda paydaslik kurma gücü ile birlikte, 6 Subat depremi basta olmak üzere kriz dönemlerinde üretebildigi dayanisma potansiyeli ile sosyal dokuda da ciddi bir olguya karsilik geldigini açikça görebiliriz. Kapatmaya dair söylemler genelde bu örgütlerin ticari isletmeleri gerekçe gösterilerek dile getiriliyor. Oysa tüzel kisilik olarak bir dernek araciligi ile yurt isletmek veya ticari faaliyet göstermek hukukun sinirlari içerisindedir. Yasal sinirlari delmek pahasina yapilan uygulamalar ise bugün dile getirilen tüm krizlerin zaten ana gerekçesi olarak önümüzde duruyor. Böyle bir denklemde otoriterligin pekismesi sivilligin tümüyle ortadan kalkmasi anlamina gelecektir.    

 

Bir diger mesele, toplumsal zeminde kendimizden olmayan veya idealize ettigimiz toplum taniminin çerçevesi içerisine girmeyen tüm bireyleri veya olusumlari devletin sopasi ile terbiye etme hastaligidir. Devletin nerede baslayip nerede bitecegini belirleyen tek etmen hukuk degildir. Kültürel ve sosyal doku da siyasal olanin sinirlarini belirleme kabiliyetine sahip olmalidir. Aksi takdirde Türkiye’de muktedir olan tüm siyasi organizasyonlarin arzu edip dile getirdigi gibi siyasi figürler toplumu kültür veya egitim politikalari yoluyla insa etme projeleri gelistirmeye baslarlar. Bu durumda toplumsala ait olan alan sürekli politik olanin tacizi ile daraltilamaya çalisilir. Devleti Weber’den ilham alarak elbette, sadece bir “iktidar tekeli” olarak okumak mümkün degildir, onu hayatin içine var eden baska iktidar odaklari ile kurdugu etkilesimdir. Isçi sinifinin yüzyili askin mücadelesi politik olanin alanini daraltirken o kendi mesruiyetini çogu zaman baska rasyonel veya irrasyonel örgütlülükle ortaya çikan iktidar bloklari ile tahakküm eder. Bu anlamiyla toplum içinde dini örgütlenme biçimleri, sendikal yapilanmalar, kadin hareketleri vs. kendi iktidar mekanizmasi ile toplumsal olani ortaya çikarir. Devlet üst bir iktidar alani olarak tüm bu organizasyonlarin birey-örgüt, örgüt-toplum, birey-toplum gibi iliskilerinde hukuki çerçevenin sorumlusudur. Daha da ötesi için devleti ya da politik figürleri hakem tayin etmek, uzunca süredir sahit oldugumuz gibi, siyasal olanin kültürel ve sosyal olani sürekli domine etmesine neden olacak ve politik iktidarlarin kendi ideolojik dünyasini dayatmasina kapi aralayacaktir. 

 

Toplumsal Uzlasi Kültürü

 

TIP benzeri yapilarin otoriterlik iddiasini mutlak gücün imgesi olarak devlete atfetmesi, sosyal tabanda hukukun sinirsiz esnetilmesinin de nedeni olacaktir. Hukuk evrensel normlarin degil de kültürel, ekonomik veya sosyal sermayeye sahip seçkinlerin manevra alani haline geldiginde ‘kapatma’ eylemine sinir koyabilmek mümkün görünmemekte. Bu da zamanla toplumda tek örgütlenme biçimini ortaya çikaracaktir; siyasal sinirlarin gölgesinde, ona tabi bir devlet teskilati olarak hareket eden seçmen kitleleri. Son yillarin politik gerilimlerinin sonucu olarak okunabilecek rövansist siyasal çikislarin saglikli bir toplumsallik üretebilmesi mümkün görünmemekte. Aksine mevcut gerilimi iktidar alanlarinin toplumsal rolünü degistirerek harmanlamasi kaçinilmaz durmakta. ‘Kapatma’ söyleminin muglak ve marjinal olmasi, ayrica bu marjinalligin Kemalist çizginin kurucu ilkeleri ile tüm sol örgütlere yönelik bulusturma çagrisi, muhafazakâr tabanin mevcut rahatsizliklarini pekistirecektir. Öte yandan Alevi örgütlerin, Yahudi, Rum, Ermeni vs. cemaatlerinin de böyle bir iddiaya muhatap olmamasi, söylemin bizatihi ‘Islami degerlere’ karsi oldugu yargisini pekistiriyor. Böyle bir tabloda muhafazakâr tabanin oy tercihlerinde daha ‘yerli’ ve ‘milli/dini’ gördükleri bloka yakinlasmalari ise kaçinilmaz olarak “emek ve özgürlük” ittifakinin toplumsallasma potansiyelini zayiflatacaktir. Cemaat ve tarikatlara karsi gelistirilen, yer yer nefrete varan iddialarin sadece kendini sol olarak ifade eden marjinal bir toplulukla sinirli kalmamasi, Kemalist tabanda, seküler veya modernist Islami olusumlar/aydinlar gibi çesitli platFormlarda da dile getirilmesi/karsilik bulmasi, sorunun sadece politik degil toplumsal oldugunun da göstergesi. O halde ortaya çikan gerilim veya problemler devlet organlarinin degil toplumsal uzlasi kültürünün çözmesi gereken sorunlar olarak bizden yanit beklemektedir.

 

__

¹Berkes, N. (2009). Türkiye’de Çagdaslasma. Yayina Haz. Ahmet Kuyas. YKY. Sf. 39

²Karpat, K. (2005). Islam’in Siyasallasmasi. Çev. Siar Yalçin. Istanbul Bilgi Üni Yay. Sf. 165.

³Mann, M. (2020). Fasistler. Çev. Ulas Bayraktar. Iletisim Yay. Sf. 492-493

⁴Gürel, Emrah Özgür. Murat Belge ve “zayiflatilmis sol-Hegelcilik”: Doktrinler ötesinde demokratik sosyalizmi düsünmek. Birikim Dergisi, 404, Aralik 2022. Sf. 21-33

⁵Gürel, sf. 31. Belge, M. (2018). Türkiye’de Sosyalizmin Ana Çizgileri. Modern Türkiye’de Siyasi Düsünce. Ed. Murat Gültekingil. Iletisim Yayinlari. Sf. 19-48

 

 

Yazinin orjinali için :https://www.perspektif.online/isci-partisi-tarikatlardan-ne-ister/

 

Bu yazida yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakis açisini yansitmayabilir.

YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!