Nebi'ye (s.a.v.) Salât-ü selâm nedir? (2)

Nebi'ye (s.a.v.) salât-ü selâm nedir? (1 ) in devami...
Nebi'ye (s.a.v.) Salât-ü selâm nedir? (2)
Cesim ZEYDANLI
Cesim ZEYDANLI
Eklenme Tarihi : 19.12.2022
Okunma Sayısı : 1291

Rahmân ve Rahîm olan Allah’in adiyla.
Alemlerin Rabbi Allah’a hamd, salât ve selâm Efendimiz Hz.Muhammed (s.a.s.), Âl-i Âbasi, Ehl-i Beyti ve Ashâbi üzerine olsun.

Nebi’ye (s.a.v.) salât-ü selâm nedir? (1 ) in devami..

..... Allah Resûlü’ne (s.a.s.) verilen selâmlardan biriside namazda okudugumuz tahiyyattir.
Her gün namaz kilarken tahiyyatta Resûlullah (s.a.s.) bizzat karsimizdaymis gibi tahayyül ederek
(Esselâmü aleyke eyyühen Nebiyyü ve rahmetullâhi ve berakâtüh)
“Ey Nebi!, Allah’in rahmeti ve bereketi ve selâmi senin üzerine olsun”diyoruz.
                                                                                                                                                                       *
"Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin." Ayeti nazil olunca sahabilerden Ebû Muhammed Ka’b bin Ucre (r.a.) söyle anlatir:
''-Bir gün Rasûlullâh (s.a.s.) yanimiza gelmisti kendisine sorduk:
“-Yâ Rasûlullâh! Sana nasil selâm verecegimizi ögrendik, ancak sana nasil salavât getirecegiz?”
Resûlullâh sallalâhu aleyhi ve âlihi ve sellem buyurdu ki;
‘’-Cebrail Aleyhis selam elimin parmaklari ile saydi.’
Cebrail Aleyhis selam buyurdu ki:
‘’-Aziz ve Celil olan Allah’in izzeti için bu sekilde indirdim.’’

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ Ibrahime ve alâ âli Ibrahim. Inneke hamidun mecîd."
Allah’im! Muhammed’e ve Muhammed’in Âl-i Beytine , Ibrahim ve onun Âl-i Beyti üzerine salât ettigin gibi salât et! Süphe yok ki, sen çokça hamdedilen ve sani yüce olansin.’

*

"Allâhumme barik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ barekte alâ Ibrahîme ve alâ âli Ibrahim. Inneke hamidun mecîd."
‘’Allah’im! Muhammed’e ve Muhammed’in Âl-i Beytine , Ibrahim ve Âl-i Beytine bereket ihsan ettigin gibi bereket ihsan eyle! Süphesiz ki, sen çokça hamdedilen ve sani yüce olansin ‘’(1)


Resûlullâh sallalâhu aleyhi ve âlihi ve sellem buyurdu ki;
"Bana sonu kesik salâvat getirmeyin."

‘’-Kesik salavât nedir ?’’ diye sorduklarinda;

Resûlullâh (s.a.s.) söyle buyurdu:
"Allahumme salli alâ Muhammed" seklinde deyip durmanizdir.

‘’-Siz salâvati söyle söyleyin:
‘’Allahumme salli alâ Muhammed'in ve alâ âl-i Muhammed" (2
 ''Allah’im Efendimiz, büyügümüz Muhammed’e ve Âl-i Beytine (evladu iyaline) salatu selam eyle (Rahmet et, selametlik ver.''
Rabbimizin buyruldugu gibi;
‘’..Asil nesebi kesik olan, süphesiz sana kin besleyenlerdir.’’(Kevser (103)-3)

Salavatlardan; Salavati Cevheratül-Esrar,Delâʾilü’l-Hayrât; Salavati Serife,Salavati Mecule, Salavati Fatih,Salavati Kübra,Salati Tefriciye ve Salavat Duasi gibi birçok salavat çesitleri mevcuttur.
*
Sahabiler sordular;
“-Ey Allah’in Elçisi, sen öldügünde senden bir iz kalmadiktan sonra, salât ve selâmlarimiz sana nasil ulasir?”

Resûlullah (s.a.s.) buyurdu ki:
"-Cuma günü bana salâvati çok okuyun. Çünkü o gün okunan salâvatlar meshuddur, melekler ona sahitlik ederler. Bana salâvat okuyan hiç kimse yoktur ki, o daha okumasini bitirmeden salâvati bana ulastirilmamis olsun."

Bunun üzerine dedim ki:
"Siz öldükten sonra da mi?"
Buyurdu ki;
"Evet öldükten sonra da. Zira Cenab-i Hak Hazretleri topraga, peygamberlerin cesedini çürütmeyi haram etmistir. Allah'in Peygamber’i her zaman diridir, rizka mazhardir."(3)

Kim kabrimin yaninda bana salât ederse ben onu isitirim. Kim de uzaktan salât ederse o bana ulastirilir.” (4)

Resûl-i Ekrem Efendimiz sahâbîlerden birisini Allah’a hamd ve Resûlü’ne salât getirerek duaya basladigini gördügünde, onu takdir ederek;
-Ey namaz kilan zât! Dua et, Duana hamdele ve salvele ile basladigin müddetçe duan kabul olunur” buyurmustur.(5)
Yaptigin dua yerle gök arasinda durur. Peygamberine salât getirmedikçe hiçbir duan Allah katina yükselmez.”(6 )

Salât getirmenin faydasi dua ve yakarislarin ars-i a‘lâya yükselmesine vesîle olmasidir.

Bu sebeple namazdan sonra veya diger zamanlarda Allah’a dua edecek kimse;
(Elhamdü lillâhi Rabbil âlemîn vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn) veya benzer bir hamdele ve salvele ile baslamalidir.

Efendimiz (s.a.s.) söyle buyurdu:
Bir topluluk bir mecliste oturur da orada Allah Teâlâ Hazretleri’ni zikretmez ve Peygamber’lerine salevât getirmezlerse, bu yaptiklari büyük bir noksanliktir ve kendileri için aci bir hasret ve nedâmet sebebi olur, ayni zamanda Allah tarafindan bir cezâyi da hak etmis olurlar. Artik Allah Teâlâ dilerse onlara azâb eder, dilerse magfiret eder.” (7)

Resûlullah (s.a.s.)’in her ismi geçtikçe ve her hatirlandikça salât ü selâm getirmek gerekir.
Kulun bu salavâtlardan elde edecegi mükâfât ise ihlâsi ve Allah Resûlü’ne olan muhabbeti derecesindedir.
Efendimiz’in rûhâniyetine yaklasmak ve onunla beraber olabilmek dünya ve âhirette elde edilebilecek en büyük saadet ve bahtiyarliktir.
Bu bahtiyarliga erisebilmenin yolu Peygamberimiz (s.a.s.) ’in muhabbet ve rizâsini kazanmak için sahsi manevisini önder ve örnek alarak sünnetine uygun yasamak ve davranislari sergilemektir.

Salât ü selâm okuyan kimse, Allah ve Rasûlü’nün (s.a.s.) muhabbetini diger sevgilere tercih ettiginden, kötü huylardan kurtulur ve onun ahlâki ile ahlaklanir.

Resûlullah Efendimiz’e getirilen salavât, mü’mini Allah’in rahmet ve bereketine nâil eder.

Efendimiz bu konuda söyle buyurmustur:
Kim bana bir defa salât getirirse, Allah o kimseye on defâ salât eder, on hatâsi silinir ve on derece yükseltilir.''(8)
“Yeryüzünde Allah’in seyyah melekleri vardir; ümmetimin selâmlarini bana ulastirirlar.”(9)

Hazret-i Ali (a.s.) bu hususta söyle demistir:
Her kim cuma günü Peygamberimiz’e yüz kere salevât getirirse kiyâmet günü mahser yerine yüzü çok güzel ve nurlu olarak gelir. Insanlar giptayla, «-Bu zât acaba hangi ameli isliyordu?» diye birbirlerine sorarlar.”(10)
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Cuma gününün faziletini belirttikten sonra bu faziletten istifade etmeleri için ümmetine bugünde kendisine bol bol salavat getirmelerini tavsiye etmis ve bu salavatin zat-i saadetlerine arz olunacagini bildirmistir. Bu hadislerde nebilerin kabirlerinde diri olduklari ve Müslümanlarin amellerinin Hz. Peygamber (s.a.s.)’e arz edilecegi bildirilmektedir.(11)………

3. BÖLÜMDE DEVAM EDECEK  INSAALLAH 

Cesim Zeydanli 10-12-2022 ANKARA


Dipnot:
1~ (Imam Zeyd b. Ali (a.s.)- El Mecmû’u’l-Fikhî ), (Buhârî, Enbiya,10; Da’avat, 31, 32; Müslim, Salat, 65, 66, 69)
2~ (Ibn Hacer el- Mekki, es-Savaik'ul-Muhrika, s.87).
3~ ( Ebu Davud, Salat, 207 ) ( Nesaî, cuma 5, 45) ;( Ibn Mâce, cenâiz, 65); ( Ahmed b. Hanbel, IV, 8)
Peygamberlerin bedenlerinin bozulmadan muhâfaza edildigine dâir birtakim canli müsâhedeler de olmustur. Yakin tarihimizde Diyarbakir Ovasi’nin mühim bir kismini sulayan Dicle Baraji insâ edilirken, türbeleri su altinda kalacagi için Hazret-i Elyesa (a.s.) ile onun halefi ve amcazâdesi olan
Hazret-i Zülkifl (a.s.) ’in kabirleri nakledilmistir. Nakil esnâsinda bu iki peygamberin 3.200 yillik- kabirleri açilmis, naaslari alinip yakinda bulunan bir tepede yaptirilan yeni mezarlarina tasinmistir. Nakl-i kubûr hâdisesini gerçeklestirenlerin canli sâhitlikleriyle de sâbit oldugu üzere, her iki peygamberin cesetlerinin de diriymis gibi durmakta oldugu görülmüstür.
4~ (Beyhakî,Suab II, 215)
5~ ( Tirmizî, Deavât 65 )
6~( Tirmizî, Vitr 21 )
7~ (Tirmizî, Deavât, 8/3380)
8~ (Nesâî, Sehv 55)
9~ (Müstedrek, 2:456, no. 3576.)
10~ (Beyhakî, Suabu’l-Îmân, III, 212)
11~ (Süneni Ebu Davud Terceme ve Serhi c:4, s:126-127)

(Bu yazida yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakis açisini yansitmayabilir.)

YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!