Bir 28 Subat Varmis, Simdi Yokmus !!!?

28 Subat süreci? Türkiye'de yasanan bir darbe hali olmak ile birlikte kurguculari tarafindan sürekli hakliligi vurgulanip...
Bir 28 Subat Varmis, Simdi Yokmus !!!?
Hasan DÜNDAR
Hasan DÜNDAR
Eklenme Tarihi : 17.02.2022
Okunma Sayısı : 996

  28 Subat süreci? Türkiye'de yasanan bir darbe hali olmak ile birlikte kurguculari tarafindan sürekli hakliligi vurgulanip durulurken 1000 yil sürmesi planlanan bir filim senaryosu gibiydi. Bu makalenin amaci 1990 sonrasinda doganlar için bir özet hikaye sekliyle unutturmama çabasidir. 28 subat bu yil itibari ile 25 yilini doldurdu yani anlatacagimiz olayin üzerinden çeyrek asir geçmis?                 

28 Subat süreci denilen olay özet olarak söyledir, Necmettin Erbakan'in basbakan, Tansu Çiller'in basbakan yardimcisi oldugu 28 Subat 1997'de yapilan Millî Güvenlik Kurulu toplantisi sonucu açiklanan kararlarla "irtica"ya (millete ve milletin kutsal degerlerine ) karsi baslayan ordu ve bürokrasi merkezli süreçtir. Süreç, Erbakan'in istifasina ve REFAHYOL Hükûmetinin dagilmasina yol açmistir. Türk siyasi tarihine geçen kararlarin uygulandigi dönemde Türkiye'de kendini devlet yerine koyup iktidar erkini etkileyen topyekün bir zümrenin marifeti ile rutin disi bir olusum yasanmistir. Yasananlar postmodern darbe ya da kadife darbe olarak da adlandirilmistir. Verilen kararlarin ve yaptirimlarin uygulanip uygulanmadigini denetlemek için orgeneral  Çevik Bir öncülügünde Bati Çalisma Grubu kurulmustur. 28 Subat sürecinde aktif rol alan bazi kisiler (Org.Çetin Dogan, Prof.Dr.Kemal Gürüz vs.) daha sonra Balyoz, Ergenekon gibi davalarda yargilanmistir. 28 Subati yapanlarin ceza davasi ise 2012 yilinda baslamistir. Ama kazin ayagi böyle degildi tabiki? Öyleyse filmi tekrar basa sarip senaryoyu beraber inceleyelim?

1995 teki genel seçimlerde birinci parti olarak Refah Partisi çikti, oylarin yüzde 21,4'ünü alan RP 158 milletvekili kazandi. Anavatan Partisi 132, Dogru Yol Partisi 135, Demokratik Sol Parti 76, Cumhuriyet Halk Partisi de 49 milletvekilligine sahip oldular. Kuruldugundan itibaren medyadan büyük destek gören Yeni Demokrasi Hareketi (YDH) bu ilgiye ragmen katildigi 1995 genel seçimlerinde büyük bir hezimete ugradi, aldigi 133,889 oyla, %0,48'lik oy oraninda kaldi. Refah Partisi 1995 genel seçimlerinde birinci parti oldu. Fakat hükümet kurma görevi Refah partisine verildigi halde kimse ilk etapta Refah partisi ile hükümet kurmaya yanasmadi.. Bu olmayinca, seçimlerden yaklasik iki ay sonra ANAP-DYP koalisyonu (ANAYOL) kuruldu. Düsünün seçimden birinci çikan degil, ikinci çikan parti de degil de seçimde üçüncü çikan partinin genel baskani Mesut YILMAZ cumhurbaskani Süleyman DEMIREL tarafindan 53.hükümeti kurmakla görevlendirildi? Ancak bu koalisyon, hem iki partinin genel baskanlari arasindaki geçimsizlik, hem de Anayasa Mahkemesi'nin güven oylamasini iptal etmesi nedeniyle kisa sürede sona erdi. Çünkü Refah Partisi'nin, güvenoyu için gereken 273 sayisina ulasilamadigi için (257 kabul) güven oylamasinin geçersiz sayilmasi gerektigini belirterek Anayasa Mahkemesine yaptigi basvuru hakli görülerek güven oylamasi geçersiz sayildi ve hükûmet dagildi. Bunun üzerine TBMM'de birinci parti durumunda olan Refah Partisi genel baskani Necmettin Erbakan'a utanma pazari tekrar hükümet kurma görevi verildi. Böylelikle seçimin birinci partisi RP ile ikinci parti olan DYP arasinda kurulan 54. Hükûmet (Refahyol Hükûmeti), 8 Temmuz 1996'da TBMM'de yapilan oylamada güvenoyu almayi basardi. Necmettin Erbakan basbakan, Tansu Çiller ise basbakan yardimcisi oldu.

Refah Partisinin yükselisi tesadüfi degildi. Çünkü,90'larin ilk yarisinda Türk siyasi atmosferi, güya Islami terör ve pkk çatismalari ile çevrelenmisti. Bu sikintili atmosfere 1994'teki 5 nisan kararlari eklendi. Merkez Bankasi'nin karari ile, Türk lirasinin degeri yaklasik %38 devalüe edildi. Ekonomik krizin yogun yasandigi bu dönemde, enflasyon %134 artti. 2. dünya savasindan beri, ekonomi ilk kez bu kadar küçülmüstü. Türkiye, 1994 yerel seçimlerine böyle gitti ve Necmettin Erbakan'in Refah partisi, adil düzen kavramini Türkiye ile tanistirdi. Adil düzen, milli Görüs'ten olusuyordu ve muhafazakar bir Türkiye, sorunlara çözüm olarak görülüyordu. Refah Partisi'nin yükselisi 94 yerel seçimlerinde Refah partisinin birinci olmasi ve yerelde belediyelerdeki basarili çalismalari sonucunda genel seçimlere emin adimlarla ilerlemesiyle sürmüstü. Yani RP 1995 genel seçimlerinde hakkiyla birinci parti oldu. Millet belediyelerdeki bu basarinin merkezi hükümette de sürmesi için Refah Partisini destekleyip rey verdi?Yani mesele Türkiye'nin büyük bir degisim yasayarak seriat isteginden kaynaklanmiyordu. Halk Refah Partisi liderine ve kadrolarina inanmis güvenmis ve onlarin kendilerine yönetici olmasini istiyordu?              

Aslinda olayi arka plani ile iyi düsünebilirsek 28 Subat süreci; 28.06.1996 tarihinde Prof. Dr. NECMETTIN ERBAKAN`IN basbakanligi döneminde Refah-Yol Hükümetinin kurulmasiyla ortaya çikan bir hadise degildir. Dindar insanlari ögrenim görmekten devlet kademelerinde yönetimden uzak tutmak amaciyla baslatilan bu sinsi hareketin temeli çok daha gerilere kadar dayanmaktadir. 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde Istanbul ve Ankara basta olmak üzere bir çok Büyüksehir Belediyeyi Refah Partili adaylarin  kazanmasi ile firsat ganimete  dönüstürülmüs ve irtica yeniden hortlatilmistir.  Yapilan  asparagas haberlerle ortaya çikarilan asilsiz iddialar darbe için bir gerekçe gösterilerek  28 Subat post modern darbesi gerçeklestirilmistir. 28 Subat 1997 günü 9 saat süren MGK toplantisinin ardindan hükümete ragmen 18 Maddelik Milli Güvenlik Kurulu bildirisinin yayinlanmasi ile baslatilan sürecin asil gerekçesi irtica tehdidi veya laikligin elden gitmesi paranoyasi midir? Yoksa bu iki husus aysbergin görünen yüzü müdür? 28 Subat; Sivil siyaset, sözde sivil toplum, TÜSIAD, kartel medyasi, YÖK, bürokratik ve yargi çevrelerinin askeri kurumlari tetiklemesi ile mi gerçeklestirilmis? Devlet malini hortumlamaya alisan hortumcularin hortumlarinin kesilmesiyle birlikte, hortumu kesenlere karsi koyduklari bir tavir olarak mi ortaya çikmistir?  Islam Ülkelerinin Ortak Pazari mesabesinde olan, D-8` lerin kurulmasiyla birlikte küresel güçlerin yaptigi bir baskisi sonucu mu, 54. Erbakan Hükümetinin basarisizligi mi, yoksa  basarilarinin halk tarafindan iyice anlasilmadan  önlenmesi için mi harekete geçilmistir? Akillara takilan çok sayida soru olsa da  54. ERBAKAN Hükümetinin 28 Subat darbesi ile halledilmesinin gerçek sebebi ne irtica tehdidi, ne de laikligin elden gitmesi olayidir. Öyle olsaydi bu gün laiklikten asla söz etmek mümkün degildi. O gün irticai faaliyetlerin odak noktasi olarak gösterilen her sey hayatin bir gerçegi olarak ayan beyan ortadadir. Gerçek sebep; 54. Erbakan Hükümetinin kalici olmasindan korktuklari için basarilarinin halk tarafindan iyice anlasilmadan önlenmesiydi? Ve bu yapildi.  Bilindigi üzere; Refah-Yol döneminde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir denk bütçe uygulamasina geçilmistir. Kurulan havuz sistemiyle IMF`den borç para alinmadan, iç borçlanma yoluna gidilmeden devlet çarki döndürülebilmistir. Tedrici olarak, faizler inmeye, enflasyon düsmeye baslamistir. Ilk defa rantiyeye akan devletin para musluklari halkin, dar ve sabit gelirlinin cebine akmaya baslamistir. Bu sayede memura 11 aylik bir zaman diliminde % 112, isçiye % 102 zam , çiftçiye, bag-kurluya % 300 den fazla iyilestirme yapilmistir. Esnaf kredisi 57 trilyondan 80 trilyona çikarilmistir. Gelismekte olan Islam ülkelerinden olusan D-8`ler kurulmustur. Refah-Yol dönemi de (28.06.1996. 30.06.1997); TÜSIAD gibi bazi yapilarin rahatsizlik duymasina ragmen; izan ve insaf sahibi kimseler tarafindan  isçinin, çiftçinin memurun, emeklinin, esnaf ve tüccarin  hatta issizlerin ve yoksullarin en rahat nefes aldigi  bir dönem  olarak hala övgüyle  anilmaktadir. Ak parti iktidarina kadar Refah-Yol hükümetinden ne önce, ne de sonra kamu çalisanlari ve emekçileri o dönemde yapilan iyilestirmenin üzerine yapilan bir iyilestirmeyle tanisabilmis degildir. "Türkiye Iran oluyor". "Seriat gelecek", "Kadinlari zorla kapatacaklar". "Hepimizi katir-kutur kesecekler". "Irtica PKK`dan tehlikelidir." "Tehdidin adi irticadir." gibi kartel medyasi tarafindan yapilan kara propagandalarla sokaklar hareketlendirilmistir. Devleti hortumlama karsiliginda TÜSIAD ile birlikte besli çete adi verilen (TOBB, KESK, DISK, TISK ve Türk-Is),gibi sivil toplum örgütleri figüran olarak kullanilmistir. Aczimendiller, Ali kalkancilar, Fadime Sahin`ler piyasaya sürülerek, geçmise ait kasetler yayina sokularak yaptiklari icraatlarin mesrulugu ispatlanmaya çalisilmistir. Refah Yol hükümetinin yikilmasinin gerçek sebebi ülkenin kötü yönetilmesi, ekonominin bozulmasi, terörün tirmanmasi degildir? Irticanin hortlamasi ve laikligin elden gitmesi de hiç degildir? Kisaca 54.Erbakan Hükümetinin yikilmasinin gerçek sebebi; Yani 28 subat sürecinin baslatilmasinin ana sebebi; Refah-Yol Hükümetini basariya götüren  devletten düsük faizle borç alip, devletten aldiklari parayi geri devlete yüksek faizle satmayi aliskanlik haline getiren kendi çikarlarini milletin ve devletin çikarinin önüne alan bir kisim kartel medyasinin, hortumcu ve rantiyeci kesimin para musluklarinin kesilmesidir?

 

YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!