Öteki Üzerinden Kimlik Kazanmak?

Jürgen Habermas'in ünlü bir kitabinin adi:? Öteki olmak, öteki ile yasamak ". Yazar kitabinda ana fikir olarak "kültürler arasinda...
Öteki Üzerinden Kimlik Kazanmak?
Hasan DÜNDAR
Hasan DÜNDAR
Eklenme Tarihi : 16.11.2022
Okunma Sayısı : 1372

Jürgen Habermas’in ünlü bir kitabinin adi:” Öteki olmak,öteki ile yasamak “. Yazar kitabinda ana fikir olarak “kültürler arasinda ötekine yasama alani açmak ve bireylerin esit haklarla bir arada yasamasini” anlatmaya çalismis ama öteki kim sorusu için bir cümlelik tanimdan ziyade bir muhayyile olusturmaya çalismistir. Meraklisi YKY-Cogito dan çikan bu kitabi okuyacaktir elbette.(1)

Fakat Alain Touraine “Esitsizliklerimiz ve farkliliklarimizla birlikte yasayabilecekmiyiz” kitabinda ( 2) “kimliklerimizi yitirdigimizde birlikte yasayabiliyoruz” diyor. Burda kastedilen kimlik sövenizmidir. Simdi kimlik ve kisilik gibi bizi oyalayacak ve çok aldatici bir sorunun vadilerinde gezmek bizi bu yazinin çerçevesinin disina çikarabilir. Ama Prof Dr Sinasi Gündüz Hocanin  “Küresel sorunlar ve Din “adli kitabinda dedigi gibi “Küresel köyde öteki ile yasamak” zorundayiz.(3)

“Öteki” tanimi ideolojilere ve dinlere göre farklilik gösterse de ana damar olarak aslinda ayni seyi tarif eder. Birinin müminine göre digeri kafirdir. Neye göre derseniz(4)  ? Dogru nedir ? sorusuna da cevap bulmak lazim. Hadi diyelim dogruyu tarif ettik ve anlastik bu defada Özne kim ? Sorusu gelir pesinden. Özne, benmi yoksa bizmi ? Yada onlarmi ? Sonuçta dislayacakmiyiz yoksa kapsayacakmiyiz ? Veyahut kurtaracakmiyiz yoksa teslimmi olacagiz ?  “Böyle düsüncelere sahip kisi ve gruplar toplumsal alan disina itilir ve “öteki”lestirilir. “Öteki” kavramini sorgularken aslinda hepimizin birbirimize karsi öteki oldugunu görürüz. Öteki bizden olmayan, bilmedigimiz, korktugumuzdur. Toplumsal anlamda ise bu kavram daha derinlesmek te ve karmasik hale gelmektedir. Öteki kelimesi bilinenden ayri, öbür, diger anlamlarina gelmektedir. Her toplum ve medeniyetin bir “öteki” kavrami mutlaka vardir.” Baska bir deyisle, “ötekilestirme” karsindakilerin haklarini sinirlandirmak ya da yok etmek anlamina gelmektedir.Ünlü filozof Marx’in da dedigi gibi “insan kendi kendisinin karsisinda iken, onun karsisinda olan ötekidir” (Marx, 1993:148)(5)

Alain Touraine göre özne bireye dayanir ve bireyin özerklesmesi, kurtulma istegi öznenin olusumunda temeldir. Özne olusmussa öteki bellidir. Touraine’e göre Özne, bireyin bir eyleyen olmak için verdigi çabadir. Ne bireyi yaptigiyla özdes kilan deneyimin bütünüyle, ne de bireye yön gösterip bir egilim kazandiracak bir üst ilkeyle karistirilabilir. “Öznenin, kendi kendinin üretiminden baska bir içerigi yoktur. Durmadan hareket eden, düzensiz ve dengesiz bir evrende kendi kendisinin parçalanmasina karsi direnme gereksinimi ve istegi disinda hiçbir davaya, hiçbir degere, hiçbir yasaya hizmet etmez” (6 ) Peki öteki? Öteki köyden kovulan hatta 9.cu köyden kovulandir.Aslinda okuyucunun imkani olsada Tuncay ÖZKAN’in “Ötekiler” romaninda bir ÖTEKI insanin hikayesini okuyabilse (7 )  fakat “Jo Waltonun ötekiler arasinda” romanindaki ötekiden farkli bir öteki var. (8)  Bazen de özne tanimina karsi çikmaktir ötekilik.Yani farkli olmak, minnet etmemek, baska seylerin oldugunu da ifade etmektir öteki. Çaglari ve dönemleri degistirenler ötekilerdir. Ama öteki olmak için ötekilik hiçbir düsüncenin eseri degil sadece heva ve hevestir…   Özne “öteki” üzerinden kendisini tanimlar, özne için öteki vazgeçilmezdir, varolusunu taniyabilmesinin zorunlu kosuludur; “kendi kimligimi tanimlamak için ‘öteki özneye ihtiyaç duyarim. ‘Ötekinin benim ne oldugum hakkindaki düsüncesi, benim en mahrem özkimligimin yüregine kazinir” (Zizek)  (9)    Çünkü Terörist Basi” Abdullah Öcalan’in hevaliydi, yillarca çatistigi,
düsmani Genel Kurmay Baskani Ilker Basbug’un “suç ortagi” yapildi. Hep “ötekilerin” tarafina düstü.“Hüseyin” yazarken “Rizgar”, Rizgar” yazarken “Hüseyin” “öteki” oldular! Gerçek ama sanki bilim kurgu… Kulaklarin çinlasin Jo Walton sende Moriyi öteki zannediyorsun bilim kurgu romaninda… Elle tutulur gerçek kimlik mesela Siyasi Hüseyin/Rizgar yada Hayali Gerçek Morinin büyüsüyle olusturdugu ötekinden farkli bir öteki daha var Dostoyevski’nin Romanin da, ( Öteki'nin)  ilk bes bölümü, gerçek dünyada kendini öne çikarmaya çalisan Bay Golyadkin'in "serüvenler"ini anlatir. Yeni bir diziyi baslatan geri kalani ise, her yerde ötekisinin onun yerine geçmesini ve nihayetinde kendisinin delilige kapilip gitmesini önlemekten ibaret olan basarisiz mücadelesini resmeder. Öteki, baslangiçta hürmetkardir, yagcidir, yaltakçidir ve korunmak için Bay Golyadkin'e yalvarir. Bu tavirlar muhtemelen, Bay Golyadkin'in de ayni tarzda dav ranmak durumunda kaldigi kariyerinin baslangiç dönemini yinelemek anlamina gelir; ötekinin anlattigi geçmis yoksulluga ve asagilanmaya dair mutsuz hikaye, Golyadkin'in kendi hayatina bir geri dönüs olarak alinabilir. Ötekinin bagimli statüsü, Bay Golyadkin'in elde etmeyi henüz basardigi ve onun "hirs"ini besleyen görece özgüvenli konumunu ifade eder. Ama o zaman, öteki, Bay Golyadkin'in güvenine siz diktan ve onun tüm sirlarini ögrendikten sonra onu "aldatir" (Bay Golyadkin'in, boyun egmeyerek üstlerini "aldatiyor" olmasi gibi) ve Bay Golyadkin'in karisik umutlarini ve korkularini bosa çikarmaya baslar. (10 )

Gelgelelim bizim Islamcilarin mahallesine. Bilirsiniz bizde birey yoktur. Birey ve bireysellesmek genel Islami anlayisimiza pek uymaz. Bizde cemaat esastir. Daha dogrusu kendin için istedigini kardesin için istemek.Yoksa adina cemaat denilen Marxist-Leninist semalara göre dikey yada yatay olusturulmus topluluklari kastetmiyorum. Islami cemaatte ISAR temel esastir. Bunun içinde cemaat söz konusu ise dogru bir ifade ile birey degilde “ferdi vahid”dir bizim tanimimiz. Onun için kula kulluk ret edilir. Allah’a kul olmak gerçek özgürlüktür. Bu minvalde Yani Allaha kul olmayan ötekidir. Özne olusmussa öteki zimmidir veya cizye verecektir, gibi toptanci ve özensiz yaklasimlar bizi ötekilestirir. Akil olmadiginda Özne, kendi kimlik saplantisina takilir kalir, Özne olmadigi takdirde de, Akil bir güçlülük aracina dönüsür… Burada öteki kavramini olumsuz toplumsal sonuçlar üzerinde durmamiz aslinda onlardan kaçinma yollarini arayisimiz dolayisiyladir. Ötekinin olmadigi bir toplumu düsünmek zordur. Ötekinin olmadigi bir toplumda kimlikten toplumsal gruplardan söz etmek olaniksizdir. Öteki çatismaya neden oldugu kadar yaraticiligin mekanizmalarini olusturan özenmeye yarismaya hatta olumlu isbirligine de kaynaklik eder. Ötekinin olmadigi bir toplum arayis anlamsizdir, anlamli olan arayis bir toplumca çatisma yaratmayan dislayici olmayan öteki anlayislarinin nasil kurulacagidir. Burada anahtar kavram ötekileri yaratan bizlerin bir üstünlük iddiasi tasimamalaridir. Bizler ve ötekiler hiçbir biçimde üstünlük ima etmeyen farklilaklar üzerine kuruldugunda ya da isten ve distan sürekli olarak elestirilere üstünlük idaalarindan arindirilarak sadece farkliliklara indirgendiginde bir sorun kalmayacaktir.  (11)

Müslüman, mümin, kafir, münafik, müsrik, mutref, mustadaf, Karun, firavun, ehli kitab, hiristiyan,Yahudi…bütün bu sayilanlarin bir ötekisi vardir.Yani öteki her zaman kötü ve yanlis degildir.   Günlük yasam aslinda siradanligin, tekdüzeligin ve tabii olanin alanidir. Eski ile yeninin, ayni ile farklinin, ‘ben’ ile ‘öteki’nin karsilastigi ve yine “ötekinin” “ötekilestirildigi” alandir. “Ben” ve “Öteki” arasindaki iliskinin, birbirini sürekli kiyaslayan, tanimlayan ve yok sayan boyutuyla ontolojik karakterli oldugu söylenebilir. Ancak ‘Öteki’ kavrami ile ‘ötekilestirme’ kavramlari arasinda süphe götürmez derin anlamsal farkliliklar vardir.  Bireyler, toplumun hedefledigi idealler, degerler ve inançlari dogrultusunda toplumsal kimliklerini olustururlar. Kimliklerin olusumunda farkliliklar ya tolera edilerek kabul edilir ya da ön yargilarla ötekilenip dislanir. Kimligin iki önemli bileseni vardir; “farklilik” ve “benzerlik”. Farklilik, bireyi ve grubu digerlerinden ayirip farklilastirirken benzerlik ise, bireyi ve grubu digerleriyle yakinlastirip birbirine benzestirmesidir…(12)

Gelgelelim ötekilestirmenin topolojisine.(13) Dünya hayatinda karsiligi olmayan bazilari uhrevi hayatta karsiligim olur sevdasi ile öteki üzerinden kimlik devsirme pesine düsmüsler. Islam dini bu kimliksizlerden çektigi kadar baska kimseden çekmemistir. Müslümanlarda bu dini parça parça edip her gurubun yanindakiyle kendini övdügü ve kendisini firkayi Naciye ilan ettigi kimliksizlerden çok çekti. Ama varsa yoksa saldiri, varsa yoksa iftira, yalan, dolan sahtekarligin bini bir para…sonuç “öteki” üzerinden kimlik kazanmak…Peki öteki kim ? Soymak istedigi, çarpmak istedigi, bilegini bükemedigi, yetisemedigi, kiskandigi, hased ettigi hep öteki. Ya kendisi kim ? Adini bile söyleyemez. Sanini bile yazamaz. Çünkü kimliksiz… Kimligi olmayanda kisiliksiz… Kendini altun zanneden teneke.. Çok ses çikarmasida ondan…

D I P N O T L A R :

1- Jürgen Habermas -Öteki" Olmak, "Öteki"yle Yasamak - Siyaset Kurami Yazilari / YKY yay-Cogito-114
2-Alain Touraine-Esitliklerimiz ve Farkliliklarimizla Birlikte Yasayabilecek miyiz? (YKY, 2000),
3-Prof Dr Sinasi Gündüz Hocanin  “Küresel sorunlar ve Din-Ankara okulu yay.1.bsk.2005-sh-65
4-M.Mutahharri.-Kuran Arastirmalari-C.2 Tuba yay.ist.1998-sh-25 / Müslümanda Tagutu tekfir babindan kafirdir.. Yani Tagutu inkar edendir…
5-Prof. Dr. Yasemin Inceoglu & Dr. Savas Çoban/Azinliklar, Ötekiler ve Medya -Ayrinti yay.ist.1.bak-2014
6-Alain Touraine-A.g.e- sh-27/115
7Bkz…http://ahmetsaltik.net/arsiv/2013/11/TUNCAY_OZKANin_OTEKILER_kitabi_ozeti_16.11.13.pdf
8-Jo Walton—Ötekiler Arasinda-:Ithaki Yay.ist.
9-Zizek, S. “Kirilgan Temas” Metis . Istanbul .2011- 3.bsk-sh-97
10-Dostoyevski -Öteki -iletisim yay.2011-ist.5.bsak.sh-214
11- Ilhan Tekeli- Tarih yaziciligi ve öteki kavrami üzerine düsünceler-Metis defter-sh-106
12-Ertan Özensel .Prof. Dr.Selçuk ünv.–Farkliliklarin Birarada Yasamasinda Bir Sorun Alani Olarak Ötekinin Ötekilestirilmesi - SEFAD, 2020; (43): 369-378
13- Ötekilestirmenin  topolojisinden kastedilen, ötekilestirmenin degismeyen yönünden baska, çesitli kiliklarda tezahür eden makrofiziksel ve mikrofiziksel gö-rüntüleridir. Çünkü: Topoloji, yüzeylerin ve genel sekillerin özelliklerini inceleyen, fakat uzunluk ve açilarla ilgilenmeyen geometri dalidir. Önem verdigi seylerin basinda, sekillerin baska bir sekle dönüstüklerinde degismeyen özellikleri gelir. Topolojide sekilleri diledigimiz gibi çekistirmek serbesttir, hatta bu yüzden topolojiye bazen “lastik levha geometrisi” denir.(https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/889375)

YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!