Miadini Doldurmus Konularda, Misyonsuz Tartismalar Yapmak

Fatih Sultan Mehmet, Istanbul’u fethettigi zamanlarda Istanbul içerisindeki Hristiyanlarin daha dogrusu din bilgini papazlarin ?meleklerin cinsiyeti? konularini tartistigini söylüyor tarihçiler...
Miadini Doldurmus Konularda, Misyonsuz Tartismalar Yapmak
Hasan DÜNDAR
Hasan DÜNDAR
Eklenme Tarihi : 10.02.2021
Okunma Sayısı : 1588

Fatih Sultan Mehmet, Istanbul’u fethettigi zamanlarda Istanbul içerisindeki Hristiyanlarin daha dogrusu din bilgini papazlarin “meleklerin cinsiyeti” konularini tartistigini söylüyor tarihçiler... Bir düsünce ve mücadele sahibi insanlar elbette bir davanin izinde  gidiyorlar.Genel itibari ile bu davalar, siyasi olarak sagci, solcu, sosyalist fasist, milliyetçi, irkçi, ulusalci, dinci, cihatçi, islamci vb. adlandirilmakla beraber, bu davalarin içinde yada taraftari olanlarin kendilerince kabul edip takindiklari yapi, grup, örgüt, STK, cemaat, parti, hizip isimlerinide düsünürsek epeyce bir yekün olusturan bu insanlar, alt üst oluslarinda ve iliskilerinde, çesitli dillerde farkli olaylari degisik sekillerde gündem yaparak düsünüyorlar, yaziyorlar, konusup anlasiyor yada tartisyorlar...                

Amaçlar, ülküler, gayeler, hedefler... Devlet kurmak isteyen devlet gibi yapilanmali. Ister sagci, solcu,sosyalist, fasist, milliyetçi, irkçi,ulusalci, dinci,cihatçi,islamci v.b olsun söylemler ne olursa olsun  “GIZLI AJANDA” da olan tek gerçek DEVLET... Bu birilerinin kaleme alip yazdigi bir kitab degil,basbayagi kurum ve kuruluslari ile koskocaman bir mekanizma.Ister fikirleri din ve ideolojileri Devlet olmus ama savunanlarinca kabul edilemeyen yapilar olsun; yada kendi cografyalari ve de ülkelerinin disinda kurulu devletlere sirilsiklam asik olanlar olsun,yada Devlet asamasinda olup hala mücadelesini sürdürenler,Devleti ele geçirmis olup iktidar olmak isteyenler,Devletin iktidari ilken bu iktidari sürdürmek için binbir türlü zahmete katlananlar...Kimse  IMKANSIZ BIR DEVLETIN pesinde kosmuyor tabi.Herkes kendi devletini kuracak Atatürk’ün kurdugu devletin yerine...              

Bir anlasabilseler belki birsey olabilir.Anlasma dediysem Özalvari öyle dört yerine kirkdört egilimin bir araya gelip anlasip birlesmesinden bahsetmiyorum.Bir BEN vardi, birde ÖTEKI vardi diye hikaye basliyordu ya ! Iste BEN’in içindeki ÖTEKI  hortlak gibi karsimizda duruyor.Hatta bu ÖTEKI “bir ben vardir benden içeri” olanindan olmayan ama aslinda basbayagi BEN...Karsidan bakildiginda hep beraber gibi gözüken,iri ve diri bir topluluk, gurup, yapi, cemaat, tarikat, örgüt, parti,cephe...Kafanizi söyle bir uzatin bakalim,yada kulaginizi o tarafa dogru seyirtin isterseniz.Aman Allah’im islamcilarin 73 firkasi hak getire.Sagdan, soldan, asagidan, yukaridan,ne isimler,ne bölünmeler,ne çekismeler,ne tartismalar, öteki, nefret, küfür, itham,vurusma,kavga,ispiyon,ucuz satislar,ama hepsi DAVA için,LIDER için... BEN’in  içindeki ÖTEKI öyle iflah olmaz bir DÜSMAN’ki baska ÖTEKI aramaya gerek bile yok. Iste “meleklerin cinsiyetini tartisanlar” ,benin içindeki bu ötekiler...               

Buyurun soralim sol ve sosyalist çevrelere...Çevre dedim, çünkü herkes esas oglan... Yani BEN,kendisinin disindakilerde ÖTEKILER... Neden bir türlü rahat olamiyorsunuz? Neden bir türlü amaçladiginiz DEVRIM gerçeklesmiyor? Devrimi o kadar büyüttünüz ki bir türlü DEVRIM TEK YOLA SIGMADI..Devrim yapmak için gençler Filistin’e gitti,kamp egitimlerinde hiç askeri egitim elbise giymeyip, burnu sivri yumurta topuk ayakkabida israr eden, kominist önderler ; ülkeye döndüklerinde gerilla kamplarinda giymedikleri askeri parka, askeri botlarini üniForma gibi sivil hayatta üstlerinden hiç çikarmadilar.(1) Adina ordu dedikleri iki elin parmaklarini geçmeyen insanin olusturdugu örgütleri (2) ile Amerikan emperyalizmine karsi mücadele ederlerken belki kardesleri olan askerler tarafindan öldürüldüler.(3).Sag kalanlar ise hazir mahkemelerce idama gönderildiler.(4)  Sehir gerillasimi, kir gerillasimi olmali tartisirken, Devrim hamallari doguda Malatya (Akçadag ) kirsalinda gerçekten ser verip sir vermezken ,simdinin bazi DANISMANLARI batida Aydin(Söke)  ormanlarinda AYDINLIK’TA  KIR GERILLACILIGI  yapiyorlardi.(5)  Devrim,enternasyonilist ,emperyalist derken birde sosyal fasistleriniz oldu.Rusya Çekovoslakya’da isgale baslamisti bile.(6) Rusçuluk isinize gelmediginden hemen MAO’ya sarilmadiniz. Leninin gerçeklestirdigi bir EKIM DEVRIMI olmadiginida bilmiyordunuz.(7) Aslinda Rus devrimin 1917 Nisan’da oldugu halde nasil 1917 Ekim devrimi oldugunu bilseydiniz zoraki degilde belki gerçekten ATATÜRK’çü olurdunuz. KADRO’lariniz bir türlü YÖN bulmadi azizim.Ne Ho amca nede Enver hocada adeta HALKIN SÜLALESI olarak adlandirdiginiz örgütleriniz önderliginde ne CEPHE ne PARTI nede DEVLET olmak için DEVRIM yapabildiler.Ben üç bes cümle ile özetledim belki ama senin için hala Kitaplar yazilip dergiler çikariliyor,fakat bir türlü DEVRIM olmuyor...Yoksa sendemi “Meleklerin cinsiyetini”sol ve sosyalistçe  hala tartisiyorsun ?...              

Sol yanim agriyorken SAG yanim dügün yapmiyor herhalde. Sag olarak degerlendirilenler Demokrat Partiden basla Adalet, Dogru Yol, Milliyetçi Cepheler ve ANAP. Ne denilirse denilsin sagin amiral gemisi Milliyetçi Hareket Partisi ve Kaptani Deryasi Rahmetli Alparslan TÜRKES’tir. Solun Fasist olarak niteledigi ve isimlendirdigi bu SAG KESIM’in süreci soldan çok farkli degildir. Atsizlar, kafatasçilik, Arvasi hazretleri, tarikat ehli, ETKO, TISKO, Agri dagi kadar Türk, Hira dagi kadar müslüman. Ey Türk titre kendine dön. Kanimiz aksada zafer islamin. Ama en acisi “fikri iktidar da iken ,kendisi hapiste.”(8) olmakti. Bütün dünyada milliyetçilik yükseliste iken Türkiye’de düsüste degildi elbette. Fakat yükselen milliyetçilik usta bir  IYI’lestirme ile fiziken  IKTIDAR’dan uzaklastirildi. Muktedir olmakla beraber iste benim KIZILELMAM diyecegi olmayanlar, sizdemi acaba “meleklerin cinsiyetini” tartisiyorsunuz...           

Islamcilarin meleklerin cinsiyetini tartismadigini biliyorum, çünkü ben de ayni mahalleden birisiyim. Fakat her ne kadar basina düsen azgin örgüt isimlerimiz var ise de bizim fiiliyata bir numaramiz yok. Biz Islamcilar Gandhi’yi çok  okumadik, zaten siddete karsi olan Cevdet Said’in de Suriye’de oldugundan haberimiz yokturdu, simdi Istanbul’da yasadigindan haberimizin olmadigi(!) gibi.              

Disa dönük mücadelemiz hep kendi hemcinslerimiz ileydi.Yani bir sol,sag,yada baska bir düsünce sahibinin fikirlerine karsi ne bir davetimiz nede bir tebligimiz vardi. Çünkü iyi ve yeni bir yol yapimi için “yol yapilacak yerin molozlardan temizlenmesi gerekiyordu.” Hakkini yemeyelim milli görüs çizgisini takib edenler, Risale-i Nurcular, muhafazakarlar, tarikat ve tasavvuf ekipleri disa dönük bir savunma ve cehd içerisindeler idi. Özellikle radikal çevreler ne kadar keskinlestilerse, biraz önce bahsini yaptigim gurup, camia ve cemaatlerde kemiyet olarak gelisiyorlardi. Simdilerde o dönemlere Tevhidi gelisim süreci diye paye verilen radikal olusum dönemlerinde temel kelime ve kavramlar olarak özellikle rahmetli Mevdudi’nin DÖRT TERIM’indeki DIN, ILAH, RAB ve IBADET üzerinde duruluyordu. Fakat okumalar ve söylemler öyle bir hal aliyorduki dinini garibanca yasamak isteyen anneler , babalar, halalar, dayilar, akrabalar, komsular, arkadaslar hep kötü rollerin sahibi olmaktan kurtulamiyordu. Kafir onlardi, müsrik onlardi. (9) Tabi bu arada tasavvuf,tarikat,güme giderken islamin IRFAN ve ZIKIR dünyasinda eser kalmiyordu.Seyh rabita iliskileri reddedilirken abilerimiz ve liderlerimizi okudugumuz sahabelere hatta asri saadetin dört Halife’sine benzettigimiz ve öyle hürmet ettigimizin farkinda olmuyorduk.Isimiz gücümüz TEVHID ve SIRK anlatmakti.Metod tartismalari girla gidiyordu.PARTILI yada PARTISIZ Rabbani metod tartismalarinin yaninda Hz.Musa için söylenen “EVLER HAZIRLAYIN”(10 ) ayetleri ile ILLEGALITE ve SIR vazgeçilmezimizdi.                

Kiymetli okuyucu bunlar hep olsun problem yok, bugünde konusuruz bunlari. Mahzuru yok tartismalarin ama bunlari konusurken aslinda “meleklerin cinsiyetini tartisiyorduk” adeta.Çünkü bizim disimizdaki herkes hep müsrik ,kafir,münafik,belam,taguti güç,seytanin askerleri oluyordu.Nurculari hep kirmizi kitaplara kafalarini gömmüs diye nitelerken ve aslinda onlarin Bediiüzzamani anlayamadiklarini söylerken, bizde kafamizi siyah ciltli kitaplara gömmüstük;(11) Ama biz Seyyid Kutub‘u ne kadar anlayabilmistik ve onun kemiklerini ne kadar sizlatmistik, simdi insaf sahibi çogu kimse düsünmek bile istemez...             

Simdi o dönemi canli yasiyan hiçbirimiz “meleklerin cinsiyetini tartistigimizi “ kabul etmeyiz.Çünkü biz çok SAMIMIYDIK.Simdilerde kim samimiyetsiz yada neden samimiyetsiz Onu’da bilen yok.Cihad ediyorduk,hareket baslatmistik,Dünyanin çaresi müslümanlarda ve Islami çözümde idi,Dünya ülkemize (12) bakiyordu,ülkemizde de herkesin gözü ..........’da (13) idi.Türkiye islamcilari arasinda,Allah’in hükmüyle hükmetmeyenler...Fitne kalkincaya kadar cihad...Darül Harp,Darul Islam tartismalari öylesine bir boyut almist ki ,Mehmet Alagas’in Darul Cahiliye açilimi bizi sendeletti isede CUMA NAMAZ’ini kilmamaya devam ettik. 1983 te kalip hala cuma namazi kilmayan islamci örgüt zihniyetli arkadaslar bilmeliler ki; Bu ülkede cuma namazi kilinmaz fetvasi veren çalistigi kurumdan sakalini kesmemek için ayrilan, verdigi fetvaya ragmen CUMA NAMAZINI HIÇ TERKETMEYEN (14 ) o dönemin ünlü yazari agabeyimizin yaninda, 12 Eylül sonrasi MEMURLARIN YEMINI yada YEMIN METNINI imzalama fetvasini veren rabbimden rahmet ve magfiretini diledigimiz molla Hocaefendi’mizin; Bu yeminin yapilabilecegini yada metninin imzalanacagini SAFII MEZHEBINE göre mümkün oldugunu söyleyecekti.Bizde kendi kendimize olusturdugumuz  AKIDEVI (15) meselelerde mezhep oldugunu böylelikle ögrenecektik.Memurluktan istifa edenler bir sekilde hayata tutunmaya çalisirken, en acikli vaziyette ÖGRETMEN arkadaslarimizin durumu idi.Kafir rejimin kendilerine teslim ettikleri ögrencilerle okulda beraber olup Taguti rejimden ücret bile alirken, sonralari o ögrencileri ile irtibat kurmak için, günlerce okul önlerinde dolasip durup çesitli bahaneler üreterek is- as arasi Islami harekete katki verdiler.Lütfen bunlari dalgaya alarak assagilama için yazdigimi kimse zannetmesin.Sadece “meleklerin cinsiyetini nasil tartisdigimizi”ifade etmek istiyorum.Çünkü disarida adeta hürgeneral iken kilmadigimiz cuma namazini bu sefer 28 subatin zindanlarinda kilmaya basladik.28 subat sartlarinda bu cezaevinde cuma namazi kilinmaz diye karsi çiktigimda da yine beyhude tartismalara sebep olmus ve kogus degistirmek mecburiyetinde kalmistik.(16) Ne günlerdi be, bir kogusta topu topu 30-40 kisiydik ama bunun yarisi kadar sayida örgüt ismi geçiyordu iddianamelerimizde...               

12 Eylül sonrasi okuma arastirma serüveni sonrasi bunlari konusup tartistik,bunlarin ise “meleklerin cinsiyeti ile “ hiçmi hiç alakasi yoktu.28 subat sonrasi güya çökertilen islamci örgütlerin yerine yepyeni dernek, STK, PlatForm, dergi vb. gibi LEGAL organizasyonlar basladi.Irsad ya Resulullah deyimi gibi, Insaat ya Resulullah mucibince kocaman kocaman süslü bina ve mekanlarimiz oldu. Türedi yazarlarimiz.panelistlerimiz, konferansçilarimiz,TV oturumculari,ortaligi doldurdu. Özelde NAMAZ PLATFORMU çalismalarini ayri tutuyorum. Binbir türlü okuma,  anlama, yorumlama ve fikirler girla gidiyordu.Beterin beteri var derler ya, iste öyle bir sey.Eskiden birileri sus otur dediginde karsiligi olabilirken, yeni dönemde sanki boyundurugundan bosalmis esir insanlarin hürriyete kosusmasini andirircasina “yaydan çikan oklar gibiydik.”Bu sefer hiçmi hiç “meleklerin cinsiyetini”  konusmadik...                 

Adina mealci denilen kuran talebesi diyebilecegimiz insanlari fersah fersah geride birakan öyle kuraniyuncular(17)  türediki milletin felegi sasti.Tarihselcilik diye bir türkü tutturup islerine gelmeyen hüküm ve ahkam ayetlerini yok sayma yada çerçeveletip duvara asip müzelik Forma sokma girisimleri hala hiz kesmeden devam ediyor.Kimse mezhep imamlarina hakaret etmedi belki ama mezhep isinde de “eskilerin masali”  dercesine bir tavra gidildi.Kuran bize yeter,Kuran islami,gibi kulaga hos gelen söylemlerin altinda “postaci peygamber” anlayisi türedi.Kuran’in tek sahidi peygamberimiz iken,peygamberlik te  ikiye bölündü. Resul ve Nebi. Resule itaat edilir ama Nebi’ye itaat edilmez konusunda isminin önünde epeyce ünvan kalabaligi olan beyzadeler cilt cilt kitaplar yazdilar ve hala yaziyorlar...Konusmalarinizda yahut yazilarinizda “Allah ve resulü” diyecek oluyorsunuz hemen birileri itiraz ediyor. “Sizde mi limited sirketçi oldunuz?” ...Hayirdir ne demek dediginizde.Siz Resulü Allah’a ortak mi kosuyorsunuz ki “Allah ve Resulü” diyorsunuz diyorlar...Wallahi abartmiyorum...Kitab ve sünnete göre diyorsunuz.Lütfen dikkat ediniz “sünneti kurana sirk kosuyorsunuz diyorlar...Bu Islami entel dantel arkadaslarimiza göre “Ehli sünnet” dediginizde hemen “ortodoks müslüman” oluyorsunuz.Bu hengamede NAMAZ zaten çoktan DUA oldu.Ikamesi tertibi,düzeni bir yana çogu islamcinin NAMAZ kilmadigi bir dünyada biz asla “meleklerin cinsiyetini hiç tartismiyoruz”.Çünkü o kadar konu varki; hala kaç Adem oldugunda anlasamadik,Evrim teorisinde Darwinin elinden alacagiz evelallah.Freudun cinsi sapikliklarinida ayetlerle süsleyip ortaya fikir diye sürecegiz.                 

Biz meleklerin cinsiyetini hiçmi hiç tartismiyoruz fakat “Miadini doldurmus konularda,misyonsuz tartismalar yapiyoruz.” Ben’in içindeki ben, yani benim ötekimle,baska bir ötekiye hiç ihtiyaç birakmadan öyle bir mücadele içindeyiz ki sorma gitsin...Ben ve Öteki sorunun baslangici insanin öncelikle “kendisiyle barisik olmasidir”.Benim içimde binlerce öteki var iken,gerçek öteki kim olabilir.Bu tesbit aninda, benin içindeki öteki her türlü nefret söylemi ile ötekilestirmeye yar olacak.Iftira, karalama,sövme,kavga,darp etme,örgüt içi infazlar düsün düsünebildigi kadar...Bukalemunu bilirsiniz,herbirimiz bukalemun olmadan,biz maskeleri terkettigimiz zaman,sagcisi,solcusu,islamcisi,liberali,ateisti,deisti,Kürdü Türkü,Alevi’si,Sünnisi,kadini,erkegi,genci yaslisi beldemin, sehrimin, ülkemin, dünyamin güzel insanlari, önce hemcinslerimiz ile yani içimizdeki ötekiler ile barisacagiz. Benim içimdeki ben ile barismadan, içimizdeki ötekiler ile barismadan, Ötekiler ile barisamayiz. Bu yüzlesme olmaksizin aynalar bize hep yanlis seyler gösterecek.Yani belki “meleklerin cinsiyetini tartismayacagiz” sözüm ona; ama”Miadini doldurmus meselelerde misyonsuz tartismalar yaparak” gücümüzü yanlis yerlede harcamis olacagiz.Ama dogru zamanlarda, dogru zeminlerde,dogru seyler konusabilirsek güzel günler hepimizi bekliyor olacak.       

D I P N O T L A R :     

1-Oktay Duman “Devrimcilerin Filistin günlügü” ayrinti yay. 2015/ sh.254,255,257
2-THKO(Deniz Gezmis),THKP-C(Mahir Çayan),TIKKO(Ibrahim Kaypakkaya)
3-30 mart 1972 Kizildere olayi.
4-12 Eylül !980 darbesi sonrasi bir sagdan bir soldan örgüt elemani atfedilen insanlarin idam edilmesi.
5-Oya Baydar-Melek Ulagay/Bir dönem iki kadin-Can Yay.2011-(shf -176/Ibrahim Kaypakkaya (Malatya-kürecik) -shf-191-229 Dogu Perinçek (Aydin-Söke)
6-20 Agustos 1968'te yaklasik saat 23.00'da dört Varsova Pakti ülkesinden – Sovyetler Birligi, Bulgaristan, Polonya ve Macaristan'dan – olusan Dogu Bloku ordulari Çekoslovakya'yi isgal etti.
7-Gün Zileli-Rusya Devriminden Tek Parti Diktatörlügüne-Bilim sanat yay.2019 -F.Baskayanin Önsözü./ayrica sh-120-121
8-12 Eylül darbesi sonrasi A.Türkes’e atfedilen söz
9-Bu roller için Bkz.Ali Yalçin-Fetret (Bir dönemin hikayeleri) çira yay.2018
10-Yunus suresi 87-DIB﴿ Mûsâ’ya ve kardesine söyle vahyettik: "Kavminiz için Misir’da evler hazirlayin, evlerinizi ibadet mahalli yapin ve namazi kilin. (Ey Mûsâ!) Inananlari müjdele."
11-Seyyid Kutub- Fizilal-il Kuran-16 cilt Hikmet yayinlari
12-Herkes kendi ülkesini yazabilir...
13-Herkes kendi yasadigi sehri yazabilir...
14-Yusuf Kerimoglu (Hüsnü AKTAS)-Birebir görüsme sahadetiyle
15-Yeni islamcilarin akidevi konulari
16-Malatya E tipi cezaevi-subat 2000
17-Arap aleminde mealcilik akimina verilen isim.

 

YORUMLAR
Hikmet bir
11.2.2021 01:54

Belki genellemeye uygun olsun diye Fatih'in Istanbul'u almasina "Fetih" ifadesini kullaniyorsunuz, belki de bilerek "Fetih" diyorsunuz. Niyetinizi bilemem. Gerek sol için gerek sag (islamcilar dahil) için yaptiginiz degerlendirmelerde elestirilecek hususlar olsa da "Fetih" ifadesinin sol için tam olmasa da islamcilar için çok iyi bir motivasyon kaynagidir. "Fetih" kavramini biraz zorlarsak her iki kesim için de bir ortak payda olabilir. (Afganistan örnegi). Sol için içerde/disarda ortaklasilarak guc birligi ile halklarin kardesligni saglamak, islamcilar için de son halife topragini milli misak (!) sinirlarinda bakiye kalan insanlarin önderliginde olmak sartyla içeri halledilince disarisini islamilstirmek gibi pazarlansa da esas olarak geçim kaynagi olarak "Fetih" iyi ambalaj görevi sagladigi tarihsel bir gerçeklikdir. Bu "Fetih"e ilave olarak "Kiliç" hakki da olunca ki bu ifadeyi sn.Ali Bulaç'in belirttigine gore 1000'li yillarda literature girmis. Evet "Fetih ve Kiliç" hakki ayri ayri yada yan yana durdukça Her zaman Meleklerin cinsiyeti veya baska absurd bir konuyu tartisacak insanlar olacaktir. Sizlerin özellikle geçmise ait yaptiginiz degerlendimelerin sonunda gelinen noktada bakinca, insanlarin bir din olarak islama yönelesin kisisel bir din ihtiyacina dayanmakla beraber bir Islamizasyon, bir yesil kusak veya bir ulul"emr arayisiyle oyalanilmis gibi gorunuyor, degil mi? peki, olusan bu kitle için bir adim sonraki plan ne? Son zamanlrda içerde temel kaynak olarak "Medine Vesikasi" çervesinde islamcilarin "Mutabakat" metinleriyle, sizlerin de ifade ettigi gibi "Ben"in içindeki "Öteki"yi ötekilestirmeden "Ben" olarak kabul etmekle barisin olabilecegini belirtiyorsunuz. Ancak, yani basimizda HTS liderinin takim elbiseli yeni bir vizyonla Amerikali bir gazeciyle üç gunluk mülakati yan yana gelince (Herkesin iyi niyetli oldugunu varsayarak, en azinda kisisel olarak ben söylenenlerin bir adim daha ilerisinde kendimi konumlandirirken) islamizasyonun bir adim otesine yonelik yeni bir plan mi var? Bir kez kullanimlik bir seye bu kadar yatirim yapmak, yatirimci açisindan ekonomik olarak fizibil olmayacagini dusunuyorum. Ne....?

Hikmet bir
11.2.2021 01:44

Merhaba

Eyüp Polat
10.2.2021 15:01
Selam ve dua ile Ilkbasta bu çalismayi bir öz elestiri olarak kabul edip ona göre tavir belirlemek düsünen ve akleden bireyler için önemli bir çalisma olmus. Bu sürece nasil gelindi,bu sürecin sponsorlari kimlerdi ve ne adina niçin ve neden bir ülkenin hatta bir cografyanin insanlarini ( ki bana göre tamamen enerjilerini ve güçlerini bos ve bir o kadar da gereksiz bir sekilde mesgul etmek olan)enerjilerini bu yönde kullanmak sureti ile asil gündemimiz olmasi gereken Islam toplumunun ozgurlestirilmesi ve koleliklerinin sonlandirilmasi noktasinda harcanmadi da nice beyinler kavram kargasasi içerisinde bogulup gittiler. En nihayetinde 20 yüzyila söyle bir göz attigimizda özellikle Islam dünyasinda vukuu bulan fikri hadiselerin ana temasi bu meyan da cereyan etmis hep kavramsal bir atmosferin disina cikamamislar dir. Küresel aktörlerin temel felsefesi de zaten bu minvalde yiginlarin kavram çekismesi ve birbirlerini bu atmosferde acimasizca elestirmenlerini hatta dahada ileri giderek toplumsal kargasanin çikmasini zaten istiyor ve bunlari da el altindan destekliyorlar di. Dünya çapinda ki küresel imparatorlugun devami noktasinda en basta gelen argüman kendi saltanatlarinin hedef tahtasina konulmasi kadar korkunç bir durum yoktu,özellikle Islam dünyasinda ki bireysel çikislari da usak yönetimler sayesinde bertaraf etmisler,toplumsal bir güce dönüsmesini de engellemisler taki bazi bölgelerde ileri karakol görevi üstlenen kukla sistemleri gidene kadar,önemli olan ise bundan sonraki süreci saglikli bir zihin yapisi ile okuyabilmek ve bir durus sergileyebilmek tir. Saygilarimla

M. Kamuran TÜRKER
10.2.2021 12:49
"Fakat okumalar ve söylemler öyle bir hal aliyorduki dinini garibanca yasamak isteyen anneler , babalar, halalar, dayilar, akrabalar, komsular, arkadaslar hep kötü rollerin sahibi olmaktan kurtulamiyordu. Kafir onlardi, müsrik onlardi." Dogrusu bu tesbit, bu rolleri kesenlere sahid olan biri olarak, çok hosuma gitti.

YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!