Iskence:Siddetin Insanliga Ihaneti-2

Uluslararasi insan haklari örgütleri, kuruluslari, günümüzde dünyanin bir çok ülkesinde insan haklarinin çesitli biçimlerde...
Iskence:Siddetin Insanliga Ihaneti-2
Hasan DÜNDAR
Hasan DÜNDAR
Eklenme Tarihi : 25.12.2022
Okunma Sayısı : 832

Uluslararasi insan haklari örgütleri, kuruluslari, günümüzde dünyanin bir çok ülkesinde insan haklarinin çesitli biçimlerde çignenmekte oldugunu, somut örnekleriyle gözler önüne sermektedirler. Bu örgütler ve kuruluslar, dünyamizin neresinde olursa olsun ve hangi gerekçeyle uygulanirsa uygulansin bir ülkede insan haklarinin çignenmesinden ve bu arada iskence uygulamalarindan o ülkenin hükümetini sorumlu tutmaktadirlar. Çünkü insan haklarini hiçe sayan, iskence uygulatan hükümetler, bu duruma yolaçan iç ve dis etkenlerin bir esgüdüm merkezi durumuna gelmektedirler.  (21) Benjamin,  Almanca’da Gewalt hem “siddet” hem de “otorite” ya da “kurulmus iktidar” anlamina gelir der.(Benzer bir baglanti Ingilizce’de “yasayi dayatmak” deyiminde bulunabilir, bu da ikisinin kökeninde de yasayi -yasa ilk yaratildiginda ve sonrasinda “uygulandiginda”- belli bir siddet olmadan düsünmenin mümkün olmadigini ima eder. (22) Adressiz Sorgularin yazarida : Iskence ve iskenceci otopsi masasina gene yatiriliyor; ama onu digerlerinden ayiran asil sey bu degil, odagina iskencede direnme konusunu yerlestirmesi. Iskencecileri direnme yoluyla yenemiyorsak, onlari teshir etmemiz ya da öfke ve nefretimizi dile getirmemiz neye yarar? Onlari kendi karargâhlarinda yenebiliyor, kullandiklari iskence yöntem ve araçlarini bir hiçe indirgeyebiliyor muyuz? Büyük zafere duyulan inanci ve umudu, iskence odasinda da ayakta tutabiliyor muyuz? Mesele, devrimci insanin özünde varolmasi gereken kendine güven duygusunu, bas egmezligi ve korkusuzlugu gösterebilmekti. Iste davamiz bakimindan asil hayati önem tasiyan bunlardi.(23 )     

Cezayir Bagimsizlik Savasi'ni bastirmada çalismis bir Fransiz iskenceci söyle di yor; "Yapilmasi gereken, iskence yapilan adama ellerinizden kurtulamayacagi duygusunu vermek degildir. Adam o zaman sorar kendi kendine; 'Hayatimi kurtarmayacaksa konusmak niye?' Bu durumda bir sey alabilmek imkansizdir. Tu tuklunun ümit etmesi, bir seyle ümit etmesi gerekiyor. Onu konusturan ümittir, beklentileridir:' (24) Yani;Hegemonyanin tecelli ettigi o eski ölümcül iktidarin yerini, “bedenlerin itinali idaresi” ve “hayatin aritmetik hesaplan” almistir. Disipliner iktidar insan bedenine iskence yapmak yerine, onu bir emirler ve yasaklar sistemine sokarak denetim altina alir. Hükümdarin iktidari, bedenin ve ruhun en küçük köselerine kadar nüfuz eden ve orada etkisini gelistiren ince müdahalelerden yoksundur. Foucault’nun “iktidarin mikrofizigi” aci ve ölüm yerine norm ve aliskanlik olusturan, bir patlamayla kendini ortaya koymaktan ziyade “niteleyen, ölçen, biçen, derecelendiren” iktidar süreçlerini anlatir (25) Araciligiyla elde edilen bilgi genellikle ise yaramaz olsa da iskence, devlet kontrolünü tatbik etmek adina, kitleleri korkuyla yildirip boyun egdirmekte kullanilmistir. Bu olgu, George Orwell'in ünlü kitabi Bin Dokuz Yüz Seksen Dört 'ün merkezî temasini olusturur.          

10 Aralik 1948'de Birlesmis Milletler Insan Haklari Evrensel Bildirgesi'ni kabul etti. Bu bildirgenin besinci maddesi söyle der: "Hiç kimse iskenceye maruz birakilmamali, kimseye zalimce, insanlik disi ve asagilayici muamele edilmemelidir". O günden beri iskence kullaniminin hukukî durumu, en önemli ikizi Iskenceye Karsi BM Konvansiyonu ve Cenevre Sözlesmeleri olan birkaç uluslararasi anlasma tarafindan düzenlenmektedir. Yani : Birlesmis Milletler Iskenceye Karsi Komite Birlesmis Milletler'in Iskenceye Karsi Komite'si. Haziran 1987 yilinda göreve basladi. Insanligin binlerce yillik özgürlük savaslarindan sonra, birçok ülke Iskenceyi yasakladi. Yönetim biçimleri degistikçe iskence tekrar hortladi. Insan Haklari Evrensel Bildirisinin onaylanmasi iskence eylemini yeryüzünden silemedi. Tarih içinde süregelen iskence, yeryüzünün Dogusunda da Batisinda da, Güney ve Kuzeyinde de uygulandi. Uygulaniyor ve belki uzun süre de uygulanacak. Insan insanliga layik rejimini kuruncaya dek ... Niçin ve neden? Bugün, Iskenceyi yalniz düzenlerin bir sorunu saymak, genel dogrulan gösteren günün gerçekleri karsisinda yanilticidir. Her ülkede insanlar, her yönetim biçiminde iskence çekmislerdir. Açikçasi, buyurgan demokrasisiyle yönetilen ülkede de iskence yapilir, halk demokrasisinin geçerli oldugu ülkede de zulümlerden zulüm begendirilir. Yönetimi ne olursa olsun ve yöneticeleri kim olursa olsun ; Amerika'da da Sovyet Rusya'da da, Iranda’da, Suudi Arabistan'da, Ingiltere’de de,  Almanya’da da ve Fransa'da da iskence yapilir. Insanlik, iskence denilen insanlik disi suçlarina tümüyle ortaktir. (26)   Örnegin Türkiye’de Iskence Suçunun Cezasi Nedir? Bir kisiye karsi insan onuruyla bagdasmayan ve bedensel veya ruhsal yönden aci çekmesine, algilama veya irade yeteneginin etkilenmesine, asagilanmasina yol açacak davranislari gerçeklestiren kamu görevlisi hakkinda 3 yildan 12 yila kadar hapis cezasina hükmolunur.(27) Deniliyor denmesine ragmen hala nasil iskence yapiliyor diye de sorabilirsiniz… Hatta iskence yaptigi için ceza alanlar varken nasil hala iskence yapilabilir diyede sorabilirsiniz…Bunu sormak için dava açanlarin onlarca yil cezaya çarpildiginada sahit olduk…

Iskence yaygin kanaatlarin tersine, iskence yapanlarin sadist yada kötü insan oluslanndan kaynaklanan bir olgu degildir. lskence, tarihte pek çok örnekte görüldügü gibi özgürlükleri yok etmek isteyen politik rejimlerin karsitlarina uyguladigi baslica baski araçlarindan birisidir. Bu açidan bakildiginda iskence bir baslangiç degil bir sonuçtur. Iskenceyi uygulayan iskenceci, iskence sürecinin son halkasi olarak ortaya çikmaktadir. Gücünü ve sorumlulugunu devletten almaktadir. Iskence üzerine arastirma yapan bir bilim adami bu gerçcgi söyle dile getirmistir: lskencecinin, iskence kurbaninin vücuduna yerlestirdigi elektrodlarda yada iskence kurbanina yaptigi ignede önce devlet erki, devlet sorumlulugu vardir. Iskencenin bir kurum karakteri tasimasinin temelinde önce bu gerçek yatmaktadir…. Rejim; karsitlarinin maddi ve manevi direncini kirarak onlari bir daha rejime karsi aktif muhalefet yapmayacak duruma sokmak istemektedir. Genel hedeflerin bir digeri ise basta iskenceye ugratilanlarin toplum içindeki yandaslari olmak üzere tüm topluma göz dagi vermektir. Iskence uygulamalarinin yukarida dile getirilen bu en genel amaçlarinin gerçeklcsebilmesinden sorumlu olan ve iskenceyi bizzat uygulayan devlet görevlileri ile bunlarin yardimcilarina iskenceci denmektedir. Iskence uygulamalari yoluyla yukarida sayilan genel amaçlara varilmak Istenirken daha baska somut amaçlar da hesaba katilmaktadir. Bu çogu kez iskence kurbanindan bir "ltiraf' almak, daha önceden hazirlanmis "Senaryo-itiraf'in altina imza koydurmak ol maktadir. Iskence kurbanina birlikte çalistigi arkadaslarini, yakinlanni vb. suçlatrnak, bu yolla onlarinda tutuklayarak ayni mekanizma içinde ezmeye çalismak, iskence kurbanina inançlarindan vazgeçtigini söyletmek iskence uygulamalarinin en sik görülen somut hedefleri arasindadir. (28)         

Sorgucular, iskencecilcr, gözaltina alinmis kisiye zaman zaman farkli muamele yapmaktadirlar. Bazi vaadlerde bulunulmasi, sorgucularin istemine uygun davranislarin, sicak bir içecek yada sigara vb. ödüllendirilmesi farkli muamele biçimlerinin bazilaridir. Sorgucularin, iskencecilerin bu davranislannin amaci gözaltina alinmis kisiyi itaate özendirmek, kisinin haskilara alismasini, haskilara uyum saglamasini önlcelemektir. Bununla birlikte, iskenceci, konusturmak için sadece cellat yöntemine –yani bedensel ve psikolojik iskence yöntemlerine– basvurmaz. Cellat yönteminin bir tamamlayicisi olan Papaz yöntemine de basvurur. Bu yöntemde, bazi iskenceciler "iyi insan", "ilerici polis" pozlarina bürünerek sohbet, ikna, satin alma, vaatte bulunma, ayricalik verme gibi hile taktiklerini kullanirlar. Burada da amaç aynidir: Kisiyi çözmek, onun ideallerine ve örgütüne ihanet etmesini saglamak.  (29 )         

28 subat soguk sürecin gözalti günlerinin bir gecesi, sabah namazi vakti idi… Epeyce elektrik soku yemis ve testisleri ezilmis vede burulmus halde çirilçiplak birisi battaniye içinde oturtuldugum sandalyenin önüne birakildi, aciyla inlemeler ve su su feryatlarina dayanmak mümkünattan degildi… Kaç gündür burada oldugumu artik sasirdigim ve simsiki gözbagimla birlikte göremedigm bu manzara kim olursa olsun ne yapmissa yapsin bir insana yapilabilecek birsey degildi…  Hani derler ya koyun can derdinde kasap et derdinde misali o ortamdan kaçmak için “memur bey” deyiverdim… “Ne var lan”, hisimli firçasindan sonra tekrar ben  “tuvalete gidebilirmiyim” dedim. “Hayir” dedi sert bir sekilde ve “altina et” diye ekledi… Bende “hayir namaz kilmak için abdest alacagim” dedim…  Ayak seslerinden tekrar döndügünü hissettim, geldi ve gayet yumusak bir sesle “Hocaaa, bak bunun das…ni öyle bir ezdimki artik çocugu bile olmaz, birazdan sira sende, aklini basina al, ifadeni temiz temiz ver, nasil olsa herseyi biliyoruz, ne bizi yor nede kendini ezdir dedi… Beni ensemden hisimla tutup kaldirdi ve döndürüp önüne itti… Haydi sana kiyagim olsun dedi, ama banada dua etmek sartiyla haa diyede ekledi… Abdest almak için ellerimi yikarken birden aklima geldi; Simdi benden dua isteyen bu cani biraz sonra evine gidecek ve hemcinsinin testisini ezerek burdugu elleriyle esine ve çocuklarina nasil dokunacakti acaba… Daldirmisim, ellerimi yikamak bir türlü bitmeyince, “hop hop abdest sadece el yikamakmi beyefendi” diye gürledi… Son ses çalan radyonun “hey onbesli onbesli türküsü”  esliginde abdestimi aldim… Volümü yüksek müzik esliginde dualari sasirmadan bakalim 2 rekat namazi kaç seferde tamamlayacaktim…(31)         

Her yil 26 Haziran. “Iskence Görenlerle Dayanisma Günü” Ülkemizde ve dünyada insan haklari savunuculari açisindan özel ve önemli bir gün. Birlesmis Milletler (BM) “Iskence ve Diger Zalimane, Insanlik Disi ya da Onur Kirici Muamele ya da Cezaya Karsi Sözlesme” 26 Haziran 1987 tarihinde yürürlüge girmistir. BM 1997 yilinda bu günü “Iskence Görenlerle Dayanisma Günü” olarak ilan etmistir.              

Aslinda yilin 365 gününün “Iskence Görenlerle Dayanisma Günü” olarak ilan etmek lazimdir…Sonuç olarak, sorun, iskenceyi teshir etmek, onu hafifletmek ve suçlulari cezalandirmak olamaz sadece. Çünkü zaten kapitalizm kosullari altinda, hele Türkiye gibi siyasi özgürlüklerin islemedigi her ülkede, iskenceyi tamamen ortadan kaldirmak mümkün degildir. Ama buna karsilik, iskenceci bugünkü kosullarinda da yenilebilir, iskencenin bütün fonksiyonlari su ya da bu ölçüde islemez hale getirilebilir. Tabii eger iskencede direnilirse, genis ve saglam bir direnis cephesi yaratilabilirse. Iste bu yazi, iskenceye karsi mücadelede çogunlukla ihmal edilen bu yön üzerindeki yaklasimimizi konu almaktadir. (32)- Çünkü Iskenceye yenik düsen kisi, bir daha asla dünyaya isinamaz. Yikimin utanci bir daha silinmez. Daha ilk darpla birlikte kismen sarsilan, ama iskence altinda nihayet tümüyle çöken dünyaya güven duygusu yeniden kazanilamaz. Hemcinsini insan-karsiti olarak de neyimlemis olmak, iskence magdurunun içinde birikmis bir dehset olarak kalir: Bu dehset, umut ilkesinin hüküm sürdügü bir dünyayi görebilmesini engeller. Iskence görmüs insan, korkunun karsisinda silahsiz birakilmistir. Bundan böyle onun tepesinde kilicini sallayacak olan korkudur. Korku ve birde hinç denilen sey. Bunlar kalir ve bunlarin köpürerek arindiran bir intikam susuzlugunda güçlenmek gibi bir sansi yoktur. (33 )

Iskence, tarihin bilinen zamanindan baslayarak çagimiza kadar gelmis ve belki daha yillar boyu sürecek bir gerçektir. Iskence yapilmistir. Yapilmaktadir ve yapilacaktir. Ama iskence suçtur; Insanlik disi bir suç. Yasalar çerçevesinde suç sayilmasi (degil. insanlik suçu olmasi önemlidir). Insanlik suçunun, öteki suçlar gibi süre asiini yok. Insanlik suçunun suçlulari ,yillar geçse de özel yargi organlari önünde hesap. verirler. Vermislerdir.(34 ) Iskence insanlik suçudur ve insanlik suçunu bagislamaga kimsenin yetkisi olamaz. (35 )            

Baudrillard, Bati düsüncesi içerisinde görülmesi gerekene gözlük takip bakmaktansa daha çok görülen seylerin gözüne kiymik olarak batmayi tercih etmis, (36) Bizde her yerde ve her zaman iskenceci bizden bile olsa “GÖZLERE KIYMIK OLARAK BATIRMAYI” tercih ederek insanlik onurundan yana olmaliyiz…Çünkü “Iskenceyi durdurmak ancak onu kullananlarin bile kullanmaktan korkacaklari bir karsi bilinç yaratmakla mümkündür”. (37)

D I P N O T L A R :

NOT: https://tr.wikipedia.org/wiki/Iskence#Iskence_yöntemleri_ve_aletleri

21-Bülent Tarakçioglu iSKENCE OLA YI-sh17 -belge yay-no 115-ist-1990-(Sh-17-Benjamin, “Critique of Violence,” s. 249-51)

22-Slavoj Zizek SIDDET-sh-sh-204 dipnot 17

23-Yasar Ayasli-Adressiz Sorgular-sh-5/6-Yurt kitap-yayin-ist-

24-Franz Fanon, Yeryüzünün Lanetlileri, sh. 225, Istanbul, 1985.

25-Byung Chul Han - Şiddetin Topolojis–sh-90

26-Güner Samli-iSKENCE-sh-16/17

27-(TCK m.94/1).29 Tem 2021-(Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadina karsi islenmesi hâlinde cezanin alt siniri bes yildan az olamaz

28-Bülent Tarakçioglu iSKENCE OLA YI -sh-22/23

29-Yasar Ayasli-Adressiz Sorgular-sh-14

30-Yavuz ÖNEN- Hayati sevdim- sh-131- dipnot yay. Istanbul 1. baski 2020

31- Hasan E.Toro- Eskisi 28 Subat,Tezesi COVIT-yayinlanmamis  anilar./2020

32-Yasar Ayasli-Adressiz Sorgular-sh-8

33-Jean Amery-A.g.e-sh-62

34-Hannah Arendt, Kötülügün Siradanligi: Adolf Eichmann Kudüs'te, çev. Özge Çe lik, Istanbul: Metis, 2009. -

35-Güner Samli-iSKENCE-sh-18

36-Ahmet Dag-ölümcül siddet: baudrillard’in düsüncesi -sh-139-Külliyat(insan)yay.ist.2011

37-Taner Akçam-A.g.e.sh-83

YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!