Özenle "Kanaat Önderi " İmalatı Yapılır

İnsanın başı sıkışmaya. Hani derler ya denize düşen yılana sarılır. Yılana insan nasıl sarılırı anlayabilmek için denize düşmeye gerek yok...
Özenle "Kanaat Önderi " İmalatı Yapılır
Hasan DÜNDAR
Hasan DÜNDAR
Eklenme Tarihi : 8.06.2022
Okunma Sayısı : 497

İnsanın başı sıkışmaya. Hani derler ya denize düşen yılana sarılır. Yılana insan nasıl sarılırı anlayabilmek için denize düşmeye gerek yok. Günlük hayatta da o kadar deniz var ki sarıldıklarımızın tür olarak yılan ile bir benzerliği olmasa da yılanca davranışlar hepimizi üzebilmektedir. Denizlerde yılanlar belki türü en az olan canlılardır. Gerçek hayatın denizlerinde de böyledir. Ne iyi adam… Ne iyi genç… Bu zamanda bu kadar iyi…iyilik… sözlerini hepimiz söylediğimiz zamanlarla birlikte başkalarında da sıkça duyarız.

İşte bu hayat denizlerinde yılanların dışında karşımıza çıkan ve bize çözüm üreterek yol gösteren, yardım eden, kol kanat geren, borç veren, arabasına alan, hastaneye yetiştiren, barıştıran, arabuluculuk yapan, kısacası hayat denizinde boğulmamızı engelleyenin adıdır kanaat önderi. Yani “Kanaat Önderi” fertlerin ve toplumların anlama ve kavrama farklılıklarından dolayı, bir gruba veya bir topluluğa problemi anlatan ve çözüme kavuşturan kişi demektir. Kanaat önderlerinin önderine de belki lider demeliyiz.Veya liderler kanaat önderlerinin önderleri mi olmalıdırlar. Komünist yada faşist liderlerin yanında danışıp konuştukları adamları olmakla birlikte tarihteki birçok kral yada imparatorun da şurası yada akıldaneler topluluklarından bahsedilir.

Çözüm sürecinde “Akil adamlar” kavramı ile oluşturulmaya çalışılan anlayışta;  Kanat önderliği sistemini çalıştırmaktı herhalde. Fakat gazete haberlerinde “Akil adamlar” heyeti “kanat önderleriyle” görüştü başlıkları akil adamları tabirinin kanaat önderinin karşılığı olmadığı gerçeğini yansıtmıştır. İletişim biliminde sıkça kullanılan bir tabir. Siyasal gündemimize oturan Akil adamlar gibi Kanaat önderleri de sorunun çözümünde bir nevi arabuluculuk yapıp taraflar arasındaki ana sorunları başlıklar halinde çözmeye çalışanlar demektir..           

Kanaat önderinin belirlenen  ölçütü nedir bilinmez yada duruma, zamana, zemine ve topluma göre değişebilir. Ama en öz tanımla akil adam  'aklı başında adam' demektir. Fakat akil adamında bir yandan  kamuoyunda halkın güvenini kazanmış yani bir bakımdan Kanaat önderliği misyonunu üstlenecek kişiler olması gerekiyor.          

Günümüzde ise liberal demokrasinin bir öngörüsü, kıskacı, zorlaması, geleneği, işleyiş şekli yada ferdin kamusala müdahalesinin olmazsa olmaz koşulu olarak STK lar oluşmuştur. Burada sivillik, sivil toplum yada Silahsız Türk Kuvvetleri denilen dernek yada vakıf gibi oluşumların boyutunu tartışmak niyetinde değilim.Yani mevcutta STK’ların varlığını kabulüyle devam edersek, her STK başkanı, başkan yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri birer kanaat önderidir. Yani anlayacağınız toplumda kanaat önderi olmak isteyenler de birer vakıf yada derneğe girmeli en kısa yoldan yönetime ve oradan başkan yardımcısı ve başkan olmalıdırlar. Olamadılarsa hemen kollar sıvanmalı yeni bir dernek pardon STK kurulup yeniden mücadele verilerek “kanaat önderi” olmak için yönetim kurulu, başkan yardımcısı ve başkan olunmalıdır. Aksi taktirde birliklere, federasyonlara, platFormlara giremezler, giremezsiniz, hatta oralara çağrılmazsınız dolayısı ile adamdan da sayılmazsınız. Memleket meselelerinde ve memleketi ilgilendiren işlerde hep bu STK başkanları konuşurlar, karar verirler ve sözleri dinlenir. Alaylı isen , işin göbeğinde bir ömür çürütsen de, kendini vakıf etmişsen bile, o etiketin yoksa geçmiş olsun. Sen kim ? kanaat önderi kim?…Konuşsan bile sözün kaç para eder… 

Bu noktada haksızlık etmeyelim bu STK başkanlarının “kanaat önderi” haberlerini yapmak için medya patronları özel bir cımbızlama ile kanaat önderi yapılabilir. Hatta bazı yazar çizerlerde bu babtan kanaat önderi listesine dahildir. Diğer bir kanaat önderi gurubu da para babalarıdır yada parası olanlardır. Paran oldu mu her yerde borun öter derler ya, işte öyle bir şey. Paran varsa kimse nerden kazandığına pek bakmaz. Sen artık en doğru sözü söyleyensin, geçmişin tertemiz ve sözü en çok dinlenen olursun. Veya o ayağa yatarlar seni sövüşliyene kadar. Sen de toplantı sonrası davan, hareketin yada hayır için sevap işlemiş olarak muzaffer komutan olarak dönersin aile ocağına. Başına bir iş gelirse de davana girecek bir avukat bile bulamazsın günümüz mücahitlerinden. Seni ziyarete de ancak aynı soyadı taşıyan ailen ve aile bireyleri gelebilir.             

Haksızlık etmeyelim ,tamam ''Hem siyasiler, hem kanaat önderleri hem sivil toplum kuruluşları hem medya hem de yazarlar akil adam yada kanaat önderi olarak davranmak zorundadır. Fakat ne kanaat önderi nede akil adam aklını siyasi otoriteye , bir guruba, bir etnik kökene, bir mezhebe, bir ideolojiye hatta bir dine kiraya veren adam değildir. Kanaat önderinin siyasi partisi, bir gurubu yada tarafı, etnik kökeni, mezhebi, ideolojisi ve dini olabilir. Fakat herkesin her kesimin fikrine ,sözüne,kararına itibar edeceği, söylediğini içine sindirebileceği ve uyabileceği insanlar olmalıdırlar. Akil adam vatandaşın kanaat önderi, akil adam vatandaşın gidip danıştığı adam demektir. Kanaat önderinin bir ağırlığının(Homo Şişko değil) olması lazım. Eğer bir ağırlığı yoksa önüne gelen, hemen durumdan vazife çıkarmak suretiyle ‘Ben bir akil adamım’ derse olmaz. Onun bir kıymeti harbiyesi olmaz. Katkı verebilecek, söz söyleyebilecek, örnek teşkil edecek temsil kabiliyeti yüksek, kanaat önderliği yapabilecek çok sayıda isim belirlenebilir. Fakat bunlar havada kuş gibi uçuşurlarsa bunlar ancak pır pır eden kanatlı önderleri olabilirler.                

Soğuk savaş döneminin bir aleti yada şimdilerde de NATO, AB ve türevi politikalarda son derece uyumlu organik aydıncıkların iyi bir reklam kampanyasıyla ; STK başkanları, başkan yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri olarak Kanaat önderinin , zihinsel yeteneklerinin halktan ve temsilcilerden daha üstün olduğu ön kabulüyle başlatılan bir süreçle STK’laşme  furyası aldı başını gidiyor. Çünkü uzlaşı gerekiyor ve bu uzlaşı ancak sorunların çözümünde başka bir ulu güç ilüzyonu yaratılarak çözülebilir. İlüzyon diyorum çünkü son dönemlerin oluşturulan kanaat önderi adacıklarına, topluluklarına, federasyonlarına, platFormlarına bir bakınız. Cılızda olsa aykırı bir ses göremeyecek ve duyamayacaksınız. Ayrıca duruma göre, alınacak karara göre, tarafa göre, etnik kökene göre, mezhebe göre, ideolojiye göre de kanaat önderleri imalatı yapılmaya başlandı ve hızla devam etmektedir.             

Özenle imalatı yapılan “kanaat önderleri” ile kararlar alınmakta, sözler ve duyurular yayınlanmakta, imzalar atılmakta, nutuklar ve söylevler irad edildiği halde değişen bir şey olmamaktadır. Nasrettin hoca deyimi ile “ye kürküm ye” ifadesi ile yılların çilesi ile iki büklüm olmuş insanımızın alnında yılların düşünce izleri birer birer artmakta ve kalınlaşmakta iken etiketliler, paralılar, vesayetçiler hala hükümlerini sürdürürken özenle imalatını yaptıkları kanaat önderleri de onların kurani tabirle “bahçelerinin” günümüz tabiri ilede “seralarının” bahçıvanlıklarını yapmaktadırlar…      

Kalın sağlıcakla… Vesselam…

Not : Bu yazım 09.10.2013 tarihinde Malatya NETHABER de yayınlanmıştır.

 

YORUMLAR
M. Cihad Uluç v
14.6.2022 23:32

" yeniden mücadele verilerek "kanaat önderi” olmak için yönetim kurulu, başkan yardımcısı ve başkan olunmalıdır. Aksi taktirde birliklere, federasyonlara, platFormlara giremezler, giremezsiniz, hatta oralara çağrılmazsınız dolayısı ile adamdan da sayılmazsınız " ... Bu cümleyi okuduktan sonra İsmet Özel ' in şu sözü aklıma geldi " Türkiye herhangi bir fikrin veya düşüncenin herhangi bir otoriteden bağımsız olarak tek başına intişar edebileceği bir ülke değil " ... Şu an kanaat önderi olmanın 3 yolu var galiba Aziz hocam . 1 Popülerizim 2. Mevki 3. Para ... Bunların haricinde bırakın önder olmayı , kimsenin kanaatinin dahi olmasına toplumun büyük kesiminin pek müsamahı yok 😊

Ali KANDEMİR
8.6.2022 20:43
Muhterem ağabeyim, bu yazıyı 2013 yılında yazmışsınız. Neredeyse 10 sene geçmiş üzerinden. Ben bahsi geçen âlemden uzaklaştım ama,duyduğum kadarıyla, hâlâ,"itina ile kanaat önderleri îmâlâtı" devam etmekte imiş. Politikada yer edinemeyenler, yahut da politikada yeredinmek isteyenlerin çoğunlukla itici güç olarak bu îmâlâtda görev aldıklarını görüyoruz. Tabii ki, çoğu da "fason imâlât" olmaktan öte geçemiyor. Ben bu furyayı, "kolay zamanların" bir sonucu olarak görüyorum. Zira, insan zor zamanda yetişir. Selam ve duâlarımla.

YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
YAZARLARTÜMÜ
Sabri AKIN

TEFEKKÜR

Sabri AKIN

Vahye Bütünsel Yaklaşım…

Mehmet Ali ANŞİN

Mehmet Ali ANŞİN

Ramazan Keskin

m.Cihad ULUÇ
m.Cihad ULUÇ

Gayret ve Teslimiyet

Dr. Murat AYHAN

Dr. Murat AYHAN

Narsizm Gemisi

Süleyman Arif BEYAZKAYA

Süleyman Arif BEYAZKAYA

Ön Yargılarımız da Politik

Tuba Reyyan YAŞAR

Tuba Reyyan YAŞAR

Konya

Abdulhakim YALÇIN

Abdulhakim YALÇIN

Din, Akıl ve Batı

Ramazan BEYHAN

Ramazan BEYHAN

Kurban ve Niyet

Reşat CENGİL
Reşat CENGİL

Eğitim Üzerine

ALINTI YAZARLAR TÜMÜ
Fatma BARBAROSOĞLU

Fatma BARBAROSOĞLU

Bir İbadet Olarak Kurban Kesme

Ahmet TAŞGETİREN

Ahmet TAŞGETİREN

O İşin Matematiği Var

M. Mücahid SAĞMAN

M. Mücahid SAĞMAN

Keskin Bir Elveda

Fatih OKUMUŞ

Fatih OKUMUŞ

Müslüman Orucu

Necip CENGİL

Necip CENGİL

Hayata ve Bilmeye Dair

Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ

Paylaşma ve Körlük

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Mustafa Yazgan’ın Ardından…

Ali BULAÇ
Ali BULAÇ

Taliban Üzerine

Vahdettin İNCE

Vahdettin İNCE

Taliban’dan Beklentim

Salih TUNA

Salih TUNA

Tehlike ve Müjde!

Taha ÖZHAN

Taha ÖZHAN

Tunus’a Darbe

Byung- CHUL HAN

Byung- CHUL HAN

Yorgunluk Virüsü…

Ramazan BEYHAN

Ramazan BEYHAN

Darbe İnsanlık Suçudur

Tanıl BORA

Tanıl BORA

Üç Terzi

Cemile BAYRAKTAR

Cemile BAYRAKTAR

Yüzyılın İşgali

Mehmet ALAGAŞ

Mehmet ALAGAŞ

Biyografi

Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!