Dinleri İle İlgili Uydurdukları Kendilerini Aldatmıştı -1-

Din, Allah’ın insanlara yol göstermek için bildirdiği mesajlardır. Yaratan ve yaşatan kim ise, yol göstermek (din bildirmek) de onun hakkıdır. Dolayısıyla din bildirmek, bütünüyle Allah’ın hakkıdır ve ona aittir...
Dinleri İle İlgili Uydurdukları Kendilerini Aldatmıştı -1-
Beşir İSLAMOĞLU
Beşir İSLAMOĞLU
Eklenme Tarihi : 20.06.2021
Okunma Sayısı : 123

Din, Allah’ın insanlara yol göstermek için bildirdiği mesajlardır. Yaratan ve yaşatan kim ise, yol göstermek (din bildirmek) de onun hakkıdır. Dolayısıyla din bildirmek, bütünüyle Allah’ın hakkıdır ve ona aittir.

Allah katında din, İslam’dır. İslam’ın dışındaki dinler, uydurmadır ve batıldır. “Kim, İslam’dan başka bir din ararsa, bilsin ki o, asla kabul edilmeyecektir ve ahirette o, kaybedenlerden olacaktır.” (Al-i İmran suresi, 85)

İnsanlar din icat edemezler; sadece Allah’ın dinini öğrenmek ve öğretmek için tevil ve yorum yaparlar. Bu tevil ve yorumlar da sadece kendilerini bağlar. Tarih boyunca da hep böyle olmuştur. Nice din alimleri gelip geçti; bunların ekseriyeti dinden anladıklarını ortaya koymaya ve başkalarına öğretmeye çalıştılar. Demek ki dini yorumlayabiliriz; ancak asla ilave ve eksiltme yapamayız. Dinde olmayan inanç, hüküm ve ilke koyamayız. Aksi takdirde “Allah’a din öğretmiş” olacağız.

Bu makalemizde, kısaca Allah’ın dinine yapılan uydurmalar üzerinde duracağız.

Allah Kur’an’da, “kendilerine kitaptan bir pay verilenler, kendi aralarında hüküm verirken Allah’ın Kitabına çağrıldıklarında, içlerinden bir grubun yüz çevirmeleri” ve “sadece sayılı günlerde biz ateş dokunacaktır” demeleri üzerine, “dinleri hakkında uydurdukları şeyler, kendilerini aldatmıştı. Herkesin kazandıkları şeylerle baş başa kalacakları gün, onların hali nasıl olacak!” (Al-i İmran, 23-25) buyurarak, “din uyduranların” akıbetlerinin kötü olacağını haber vermektedir.

Peki, “Kitaptan kendilerine bir pay verilenler (Kitap ehli)” ne demişlerdi? Kendilerine verilen Kitapta, böyle bir hüküm olmamasına rağmen, “Bize sayılı günlerde ateş dokunacaktır” dediler. Yani, Allah’ın hükümleriyle hükmetmeme cezasının, ahiretteki karşılığının birkaç gün olacağını dile getirdiler. Allah da “bunun, uydurma ve yalan” olduğunu bildirdi. Kime bildirdi? Muhammed as’a ve tüm insanlığa…

Peki, “Müslümanım” diyenler bu ayetleri ciddiye alarak din uydurmaktan uzak durdular mı, hayır? Benzer yalan ve uydurmayı -Kitapta olmamasına rağmen- Kur’an’a inandıklarını söyleyenlerin büyük çoğunluğu da yaptı. Ne dediler? “Günahlarımıza karşılık cehennemde bir süre kalır, tekrar cennete çıkarız.” Dinin sahibi Allah mı böyle hüküm verdi, hayır? Nereden çıktı bu hüküm? Birileri Nebi as adına uydurdu. Oysaki Kur’an’ın tanıttığı Resul, asla Kur’an’a alternatif bir din icat etmez, edemez; zira o, Kur’an’ın dininden mesuldür.

Şimdi, “cehennemden çıkmama” konusunu önemine binaen başka ayetlerden görelim.

“Yazıklar olsun o kimselere ki, elleriyle Kitab’ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, “bu, Allah’ın katındandır” derler. Elleriyle yazdıklarından ve kazandıklarından dolayı yazıklar olsun onlara!

Bir de dediler ki “bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır.” Sen onlara de ki “siz bunun için Allah’tan söz mü aldınız? Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez. Yoksa siz Allah’a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”

Hayır, kim bir kötülük işler de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa, o kişiler ateş halkıdır; onlar orada “ebedi” kalacaklardır.

İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar da cennette “ebedi” kalacaklardır.” (Bakara suresi, 79-82)

Müslümanların müktesebatında (tefsir kaynaklarında) “elleriyle yazıp, bunlar “Allah’tandır” diyenlerin, Yahudi din bilginleri olduğu anlatılmaktadır. Yahudi din bilginlerinin, kendi dinlerinde yeni hükümler icat ettiği, birtakım hükümleri değiştirdiği ve bunları Tevrat’a eklediği, sonra da yaptıkları bu müdahalenin “Allah katından” olduğunu söyleyerek halk nazarında itibar kazanıp menfaat sağlamaları bilinen doğrulardır.

Peki, Yahudilerden sonra İsa as’ın takipçileri olarak gelen ve “Müslüman” ismini değiştirerek kendilerine “Hıristiyan” adını veren bilginler aynı şeyi yapmadılar mı? Onlar da aynı yolu takip ettiler ve yüzlerce İncil yazdılar. Allah’ın, İsa as’a gönderdiği İslam dininin aslını değiştirerek muharref hale getirdiler. Başta teslis inancı olmak üzere bir çok yeni hüküm icat ettiler.

Peki, Hıristiyanlardan sonra gelen Muhammed as’ın takipçileri ve ümmeti olduğunu iddia eden din bilginleri, Yahudi ve Hıristiyan din bilginlerinin yaptığından geri kaldılar mı? Hayır; onlar da benzer şeyler yaptılar. Tabi ki Kur’an kitabı yazmadılar, yazamadılar; ancak Kur’an’a alternatif yüzlerce akaid, tefsir, hadis, fıkıh, ilmihal, risale kitapları yazdılar. Yazdıkları bu kitaplar,  “Allah’tandır” diyemediler (gerçi sayıları az da olsa diyenler oldu); ancak bu kitapların bir kısmı, Kur’an’dan üstün tutuldu, Kur’an’ın önüne geçirildi ve Kur’an’dan daha çok okundu.

Evet, “Kur’an anlaşılamaz” denilerek –neredeyse- bütünüyle rafa kaldırıldı; yerine bu kitaplar kondu ve okundu. İlim tahsil edilecek, akide öğrenilecek ve hüküm verilecek ise, Kur’an’a değil, sadece bu kitaplara bakıldı. Peki, Kur’an’a ne zaman ihtiyaç duyuldu ve dolayısıyla okundu? Onu da “din bezirganları” şöyle öğrettiler:

1. Kur’an, ölülerin ardından bir parça (Yasin vd.) okunmalıdır

2. Sevap devşirmek için bol bol hatim indirmelidir.

3. Ses yarışmalarında melodi olarak okunmalıdır.

4. Hafızlık mesleği için tekrarlanmalıdır. (Kur’an’ı hayat kitabı kabul eden hafızlara hürmet ederim)  

Konuya örneklerle devam edeceğiz inşallah…

Selam ve muhabbetlerimle…
BEŞİR İSLAMOĞLU

(Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakış açısını yansıtmayabilir.)

 

YAZARA AİT BÜTÜN YAZILAR
1 Hak Gaspı, İbadetlerin Kazancını Tüketir2 Ahlakın Şartı Kaçtır?3 Her İyi Müslüman, Aynı Zamanda İyi İnsandır4 Kurban İbadetini (Kurban Etmeden!) Doğru anlamak -2- 5 Hayvanlar İhtiyaç Üzerine Kesilir; Geleneğe Kurban Edilemez -1-6 Kur’an’ın Hükümlerinde Tahrifat Yapmak, “Dine Karşı Din” Uydurmaktır -6-7 Kur’an’ın Hükümlerinde Tahrifat Yapmak, “Dine Karşı Din” Uydurmaktır -5-8 Dinde Tahrifat Yapmak, Apaçık Bir Bühtandır -4-9 Dinde Tahrifat Yapmak, Apaçık Bir Günahtır -3-10 Dinleri İle İlgili Uydurdukları Kendilerini Aldatmıştı -2-11 Dinleri İle İlgili Uydurdukları Kendilerini Aldatmıştı -1-12 İnsan Hayatının Güvencesi Kısastır13 İnsanca Yaşamanın Ön Koşulu, Nesil Emniyetidir14 Er Kişi Niyetine15 Buhari’nin “Camiu’s-Sahih” Adlı Eserinin, Kur’an’la Eşitlenmesi Çabaları Üzerine16 Akılla Temellendirilmeyen İman, Koftur -2-17 Vahiy ve Akılla Temellendirilmeyen İman, Koftur -1-18 Güçlünün Yanında Yer Almak19 Mesafe, Maske ve Temizlik Sadece Coronavirüse Karşı Değil20 Müslümanlar Kimlik Krizi Mi Yaşıyor; Yoksa Sahte Kimlik Mi Taşıyor?21 İbn Rüşd Müktesebatının Temeli Akıldır22 İmam Gazali’yi Doğru Anlamak23 Bilim Geliştikçe Din Tasavvuru Da Değişir24 Dava Sahipleri Nerdesiniz? 25 Şahitlik, (Şehitlik), Hak ve Adaletin Gerçekleşmesi İçindir26 Görevimiz “İman Sorgulamak” Değil, Zulmü Sorgulamaktır27 Kaluu Bela Allah İle Ahitleşmektir. Bakın Nasıl!28 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (6)29 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (5)30 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (4)31 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (3)32 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (2)33 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (1)34 Dini 21. Asrın Aklıyla Anlamak / Yorumlamak
YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
ALINTI YAZARLAR TÜMÜ
 Abdülaziz KIRANŞAL

Abdülaziz KIRANŞAL

Dinden Soğutan Dindarlık

Ali BULAÇ
Ali BULAÇ

Taliban Üzerine

Vahdettin İNCE

Vahdettin İNCE

Taliban’dan Beklentim

Salih TUNA

Salih TUNA

Tehlike ve Müjde!

Taha ÖZHAN

Taha ÖZHAN

Tunus’a Darbe

Byung- CHUL HAN

Byung- CHUL HAN

Yorgunluk Virüsü…

Ramazan BEYHAN

Ramazan BEYHAN

Darbe İnsanlık Suçudur

Tanıl BORA

Tanıl BORA

Üç Terzi

Cemile BAYRAKTAR

Cemile BAYRAKTAR

Yüzyılın İşgali

Mehmet ALAGAŞ

Mehmet ALAGAŞ

Biyografi

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

İnsanı Kendi Olmaktan Çıkartan Bir Çağın İçindeyiz

Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!