Cinlerin Mitleştirilmesi (5)

Kur'an'da geçen cin kavramının "nasıl anlaşılması gerektiği” ile ilgili dört küçük makale paylaştık...
Cinlerin Mitleştirilmesi (5)
Beşir İSLAMOĞLU
Beşir İSLAMOĞLU
Eklenme Tarihi : 23.11.2022
Okunma Sayısı : 94

(İns ve cin terkibine devam…)

Kur’an’da geçen cin kavramının “nasıl anlaşılması gerektiği” ile ilgili dört küçük makale paylaştık.  Şimdi de insanlık tarihinin erken dönemlerinden itibaren “cin” adı verilen varlığın halkın muhayyilesinde nasıl efsaneleştiği ve köklü bir inanç haline geldiği üzerinde durmaya çalışacağız.

Cin inancının tarihi kökenlerini araştırdığımızda, tüm toplumlarda arkaik (geçmişe ait) bir inanış ve düşünce olduğunu rahatlıkla görmek mümkündür. İlkel toplumlarda sebebi bilinmeyen bütün tabiat ve insani olay ve görüntüler cinlere bağlanmaktaydı. Hatta anlaşılmayan tüm bedensel ve ruhsal/psikolojik rahatsızlıkların kaynağı “habis ruhlar” olan cinlerden/şeytanlardan olduğuna inanılırdı.

Kur’an indirilmeye başlandığı dönemde, cahiliye Araplarının cin/şeytan (cinciler, müneccimler, büyücüler vs.) inançları önemli bir yere sahipti. Kur’an, sahip oldukları bu mitolojik inançlarını, onların anladığı bir terminoloji ile ele alarak düzeltmeye çalıştı; ancak Kur’an’ın bu beyanları, Müslüman ilahiyatında, eskiden devam edip gelen cin hurafesinin gölgesinde kaldı. Cinlerle ilgili batıl inanç ve düşünce, neredeyse tüm Müslümanların üzerinde ittifak etikleri dini bir dogma haline getirildi.

On dört asırdır devam eden “cin efsanesi”, günümüzde de bütün ihtişamıyla (!) devam etmektedir. Cahiliye Araplarından bir kısım insanlar nasıl cinlere tapıyor idiyse, (34/41) günümüz cahiliyesi de onlardan geri kalmamaktadır. “Müslüman” adını taşıyanlardan pek çok kimse, cinlere tanrısal nitelikler atfederek, zor durumlarda ve korku anlarında –hayali olarak- onlara sığınmaktadır. Oysa Müminler için tek ilah (tek otorite) Allah’tır. Hiçbir varlığa Allah’ın yanı sıra ilahi yetkiler verilemez, olağanüstü nitelikler atfedilemez. Her türlü zorluklara ve korkulara karşı –hiç kimse aracı kılınmadan- müminler sadece Allah’tan yardım istenmeli ve O’na sığınmalıdır. (Bak. Felak ve Nas sureleri)

Şimdi, -Kur’an’a rağmen- cinlerle ilgili üretilen efsanelere (hurafe ve batıl inançlara) bir göz atalım. Bakalım halkın muhayyilesinde cinler nasıldır, nasıl bilinmektedir?

1.Cinler; insanlar gibi bedene sahip olan, insanların yanı başında yaşayan ve insanlarla temas halinde olan, cinsel temas kurabilen (evlenebilen), üreyen, çoğalan, yiyip içen, kötü ve kuytu yerlerde yaşayan, iyi ve kötüleri (mümin ve kafir) olan varlıklardır.

2. Cinler; olağanüstü yeteneklere sahip, çok hızlı hareket edebilen, istedikleri yere giden, her yerde bulunan, zor işleri beceren, istedikleri kimselere yardım eden, hoşlanmadıkları kimseler zarar veren varlıklardır.

3. Kimi insanların vücuduna girerek nüfuz eden, bazı varlıklara dönüşebilen (tenasüh), çeşitli hastalıklara sebebiyet veren, insanı çarpan, psikolojik ve kişilik bozuklukları meydana getiren varlıklardır.

4. Büyücülerin, müneccimlerin, kahinlerin, kimi hocaların, işbirlikçilerin hizmetinde bulunup onlara gayptan her türlü bilgi veren varlıklardır.

5. Allah’ın pek çok güç ve yetkisine sahip olan, her şeye vakıf olan, her türlü meçhul ve karanlıkta kalan hadiseleri ve failleri ortaya çıkarıp aydınlatan varlıklardır. Dolayısıyla cinlerle ortaklık kuran insanlar, her türlü gaybi bilgiye ulaşabilirler.  

Bilindiği gibi gaybı sadece Allah bilir. Allah’ın gaybi olarak belirttiği varlık ve hadiseleri başkalarının bilmesi mümkün değildir. Allah, insanlara her ne bildirecek ise, elçileri aracılığı ile bildirir. Onun muhatabı elçilerdir ve gaybi hadiseleri vahiyle sadece elçilerine bildirir; onlar da o bilgileri insanlara iletirler. Dolayısıyla “cin” denen varlık, gaybı bilemez ve gayb konusunda kimseye bilgi veremez.

Cinleri efsaneleştirenlere şunu sormak lazım: Olağanüstü gibi görünen her bir hadiseyi niçin “cin” denen varlığa ait kılıyorsunuz? “Onlar, gaybı mı biliyor; yoksa Rahman’dan bir söz mü aldılar?” (19/78) Rahman size “böyle yapın” dedi? Olağanüstü, fizikötesi, insan gücünü aşan hadislerin sahibi Allah değil midir? Yoksa (haşa) O’nun ortakları mı var?

Esasen “cin” denen varlığı -daha önceki dört yazımızda tanıttığımız gibi- Kur’an mesajını dikkate alıp, tarih, bilim ve akıl ışığında anlamaya çalışmadığımız sürece korku, bilinmezlik ve olağanüstülük gibi duygularla üretilen cin hurafeciliğinden kurtulamayız. Cin adıyla korkular yaratmaya devam edeceğiz. Bilindiği gibi cinler üzerinden halka öylesine bir korku pompalanmış ki halk o korkuyla, “cin” adı yerine “üç harfliler” ifadesini kullanmayı tercih etmiştir. Halk, cinlerin, her türlü zarar verme gücünün bulunduğuna inanarak, “psikolojik rahatsızlıkları olanlara cin musallat olmuş” yalanını rahatlıkla yutmaktadır.

Bu inanca mahküm olanlar, cinleri her türlü güce sahip varlıklar kabul ederek, onlara teslim (tapınmış) olurlar. İçinden çıkamadıkları her sıkıntıyı cincilere/hocalara götürerek çözmeye çalışırlar. Böylece öteden beri devam edip gelen “cinciler” sektörüne de destek vermiş olurlar.

Bilindiği gibi, “şehir efsanesi” denilen haber ve bilgiler cinciler sektöründe büyük öneme sahiptir. “arkadaşımız falanca hocaya gitti, hoca cinleriyle iletişime geçerek, onlarca km. uzaklıkta bulunanlardan tek tek haber verdi” veya falan kişiye cin musallat olmuştu; hocaya/cinciye götürdüler. Hoca, üzerindeki cinleri alıp bir şişeye koydu ve adam sağlığına kavuştu” gibi hikayeler anlatılarak sektör güçlendirilmektedir.

Batı dünyasında, insanlar yüzyıllarca “şeytan” üzerinden korkutulup her yönden sömürülürken, Müslüman dünyasında da “cinler” üzerinden korkutularak sömürülmektedir. Orta çağda dini otorite olan kilise, yüz binlerce insanı “ruhlarını şeytan ele geçirdi” diye engizisyondan geçirip, işkencelere maruz bırakırken, Müslüman dünyası da “cin çıkarma” seanslarıyla benzer engizisyonla ruhları arındırmaya (!) çalışmaktadırlar.

Avrupa’da “şeytan çağı” denilen o vahşet çağı (engizisyon mahkemeleri) ihtilalle kapatılırken, Müslüman dünyasında cin kavramı üzerinden etrafa pompalanan korku insanları esir almaya devam etmektedir. Bu korkuya teslim olanlar, her tarafta cinlerin, şeytanların, ifritlerin, perilerin, uzaylıların, habis ruhların dolaştığını, insanların tepesine dikildiklerini, hatta esir aldığını zan ederler. Her türlü sıkıntıyı bu habis ruhlardan kaynaklandığını bilirler. Oysa kendi nefislerinden kaynaklandığını bilmeleri gerekir.

İlahiyatçıların, başta cinler olmak üzere her türlü batıl inanç ve hurafelerle –birinci derecede afet kabul edip- mücadele etmeleri gerekirken, bunlara din adına “dokunulmazlık” atfetmeleri ve hakikatmiş gibi savunmaya çalışmaları asla kabul edilemez.

Hülasa; cin konusu istismara çok açık olan bir konudur. Tarih boyunca yapılan yorumlar, mitolojik anlatımın etkisinde yapılmıştır. Konunun doğru anlaşılması için mitolojik anlatımların etkisinden kurtulmak ve Kur’an’ın temel ilkelerini esas alarak anlamaya çalışmak gerekir. Aksi takdirde her korkunun başı olan bu cin mitolojisinden (sarmalından/hurafesinden) kurtulamayız.

(Mutlak doğruyu bilen ancak Allah’tır.)

Selam ve muhabbetlerimle… BEŞİR İSLAMOĞLU

(Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakış açısını yansıtmayabilir.)

YAZARA AİT BÜTÜN YAZILAR
1 Cinlerin Mitleştirilmesi (5) 2 Cinlerin İnsan Anlamında Kullanılması (4)3 Ayetler Bağlamında Cin Kavramı (3)4 Cin Kavramını Hurafelerden Arındırmak (2)5 İns ve Cin Terkibi Ne Demektir? (1)6 Tasavvuf İlmi Ve Tarikat Dinciliği (2)7 Tasavvuf İlmi Ve Tarikat Dinciliği (1)8 İnsanı Köleleştirmek En Ağır Suçtur 9 Dua-Kader-İmtihan İlişkisi (Dua kaderi değiştirir mi?) 10 Eleştirilerde En Büyük Sorun, Ahlaksızlıktır11 Kitap'ı Doğru Tanımak12 İllet/Sebepler Değiştiğinde Hükümler De Değişir13 Kurban Sadakasının Güncellenmesi Zorunludur14 Hac İbadetini Güncellemek, Zarurettir Haccın Vakti (Hac Ayları)15 Hac İbadetini Güncellemek, Zarurettir 16 Din Öğrenmede Kıstas Nedir?17 Kur' an-ı Reyi İle Tefsir Edenler Kafir Olur Mu?18 Tenkit, Bir Tezin Doğruluğu İçin Zaruridir; Ancak Cedele Dönüştürülmemelidir19 Dava, Hakka Riayet Etmekle Kazanılır20 Geceyi Kadir Yapan, Kur'an'dır21 Salatın, Namazla İlişkisi Üzerine…22 Kur'an'ın Maksat ve Misyonu, Sorun Çözmektir23 Kur'an'da Ne Aradınız Da Bulamadınız? 24 Toplumda Allah'ın Dini Yerine "Karma” Dinler Tercih Edilmektedir. Siz Hangi Dini Seçtiniz?25 "Kur'an Bize Yeter” Üzerine Yapılan Tartışmalar26 Şirk Koşmanın Temel Nedeni, Allah'a Olan Güvensizliktir27 İmanlarına Zulüm Bulaştırmayanlar Ancak Güvendedir 28 Haddini Bilmek, İnsan Olmanın Temel Şartıdır29 Hakikat, Batıni Yollarla Öğrenilebilir Mi? 30 Din Üzerinden Yapılan Zulümler31 Zulüm Devam Ediyorsa, Tövbe ve Helalleşme Anlamsızdır32 Gençlik Niçin İslam'a Mesafelidir? (Enes Kara ve benzer durumlar üzerine)33 "Kabir Ehlinden Yardım İsteyiniz”! "Allah İle Beraber Başka Bir İlah! Öyle Mİ”?34 Kimin Işığıyla Nurlanıyorsunuz?35 Hangi Unsurlar Şirke Götürür?36 İslam, Kişi Odaklı Değil, İlke Odaklı Bir Sistemdir 37 Kur'an'ın Doğru Anlaşılmasına Yönelik Sorun, Zihniyet Sorunudur38 Erdemli Toplum Nasıl Oluşur?39 İslam’da İlkeler Kadim ve Bakidir, İçtihat İse Hadis ve Konjonktureldir40 Siyaseti Dinleştirmek ve Dini Siyasallaştırmak Üzerine…41 Sünnete Kimler Daha Bağlıdır?42 Ehl-i Sünnet Bir Koalisyondur; Homojen Bir Yapı Değildir43 Aliya İzzetbegoviç’i Mütefekkir Kılan Faktörler44 Allah Hakkında Delilsiz Konuşmak, Ona İftira Atmaktır45 Resulullah As’dan Sonra Yaşanan Hadiseler, Onun Mesajını (Yolunu) Değiştirmiştir/Saptırmıştır -2-46 Resulullah As’dan Sonra Yaşanan Hadiseler, Onun Mesajını (Yolunu) Değiştirmiştir/Saptırmıştır -1-47 Hak Gaspı, İbadetlerin Kazancını Tüketir48 Ahlakın Şartı Kaçtır?49 Her İyi Müslüman, Aynı Zamanda İyi İnsandır50 Kurban İbadetini (Kurban Etmeden!) Doğru anlamak -2- 51 Hayvanlar İhtiyaç Üzerine Kesilir; Geleneğe Kurban Edilemez -1-52 Kur’an’ın Hükümlerinde Tahrifat Yapmak, “Dine Karşı Din” Uydurmaktır -6-53 Kur’an’ın Hükümlerinde Tahrifat Yapmak, “Dine Karşı Din” Uydurmaktır -5-54 Dinde Tahrifat Yapmak, Apaçık Bir Bühtandır -4-55 Dinde Tahrifat Yapmak, Apaçık Bir Günahtır -3-56 Dinleri İle İlgili Uydurdukları Kendilerini Aldatmıştı -2-57 Dinleri İle İlgili Uydurdukları Kendilerini Aldatmıştı -1-58 İnsan Hayatının Güvencesi Kısastır59 İnsanca Yaşamanın Ön Koşulu, Nesil Emniyetidir60 Er Kişi Niyetine61 Buhari’nin “Camiu’s-Sahih” Adlı Eserinin, Kur’an’la Eşitlenmesi Çabaları Üzerine62 Akılla Temellendirilmeyen İman, Koftur -2-63 Vahiy ve Akılla Temellendirilmeyen İman, Koftur -1-64 Güçlünün Yanında Yer Almak65 Mesafe, Maske ve Temizlik Sadece Coronavirüse Karşı Değil66 Müslümanlar Kimlik Krizi Mi Yaşıyor; Yoksa Sahte Kimlik Mi Taşıyor?67 İbn Rüşd Müktesebatının Temeli Akıldır68 İmam Gazali’yi Doğru Anlamak69 Bilim Geliştikçe Din Tasavvuru Da Değişir70 Dava Sahipleri Nerdesiniz? 71 Şahitlik, (Şehitlik), Hak ve Adaletin Gerçekleşmesi İçindir72 Görevimiz “İman Sorgulamak” Değil, Zulmü Sorgulamaktır73 Kaluu Bela Allah İle Ahitleşmektir. Bakın Nasıl!74 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (6)75 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (5)76 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (4)77 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (3)78 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (2)79 Zekât Kurumunun Güncellenmesi (1)80 Dini 21. Asrın Aklıyla Anlamak / Yorumlamak
YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
ALINTI YAZARLAR TÜMÜ
Ramazan KAYAN

Ramazan KAYAN

Yasince Yaşamlar

Fatma BARBAROSOĞLU

Fatma BARBAROSOĞLU

Bir İbadet Olarak Kurban Kesme

Ahmet TAŞGETİREN

Ahmet TAŞGETİREN

O İşin Matematiği Var

Fatih OKUMUŞ

Fatih OKUMUŞ

Müslüman Orucu

Necip CENGİL

Necip CENGİL

Hayata ve Bilmeye Dair

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Prof. Dr. Ulvi SARAN (Malatya Eski Valisi)

Mustafa Yazgan’ın Ardından…

Ali BULAÇ
Ali BULAÇ

Taliban Üzerine

Vahdettin İNCE

Vahdettin İNCE

Taliban’dan Beklentim

Salih TUNA

Salih TUNA

Tehlike ve Müjde!

Taha ÖZHAN

Taha ÖZHAN

Tunus’a Darbe

Byung- CHUL HAN

Byung- CHUL HAN

Yorgunluk Virüsü…

Ramazan BEYHAN

Ramazan BEYHAN

Darbe İnsanlık Suçudur

Tanıl BORA

Tanıl BORA

Üç Terzi

Cemile BAYRAKTAR

Cemile BAYRAKTAR

Yüzyılın İşgali

Mehmet ALAGAŞ

Mehmet ALAGAŞ

Biyografi

Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!