Yollara çıkma vakti

Mazlumların çığlıklarıydı ayaklandıran yüreklerimizdeki tutkuları. Bir kitabevinin camına yapıştırılmış derginin kapağındaki şiir, uzaklardan gelen zulme dair bir haber, bizi de çağırmaktaydı kavganın meydanlarına.
Yollara çıkma vakti
Ümit AKTAS
Ümit AKTAS
Eklenme Tarihi : 28.05.2023
Okunma Sayısı : 1322

Yollara çıkma vakti

Günahımız buydu belki: Olmayacak düşler kurmuş, umutlarımızı ayaklandırmıştık. Rüzgârı çevirmek, ateşi harlamak, kurt ile kuzuyu barıştırmaktı dileğimiz.

Kelimelerini bulamamıştı belki dilimiz ama susmamış, haykırmıştık yine de yüreklerimizden geçenleri.

Mazlumların çığlıklarıydı ayaklandıran yüreklerimizdeki tutkuları. Bir kitabevinin camına yapıştırılmış derginin kapağındaki şiir, uzaklardan gelen zulme dair bir haber, bizi de çağırmaktaydı kavganın meydanlarına.

Eksikliğimiz hissediliyordu ve biz de eksileni, eksik olanı duyumsuyorduk. Yorulmayan adımlarla yürüyorduk ırmakları buluşturmak, suları durultmak için. Sesimize yankı arıyor, ayrıksı yolları uzlaştırmak istiyorduk. 

Nerede o sesler şimdi? Neden artık kimse yok sesimize bir ses veren? 

Neden yüreklerimizden fışkıran umutlar dindirmiyor fırtınaları, kavga sükûn bulmuyor?

Dahası o delişmen yürekler artık neden suskun? 

Neden Sina'daki özgürlüğü değil de Mısır'daki köleliği yeğlemekteler?

Neden dostlara değil de düşmanlara bakınmaktalar eylemek için? 

İnatla önümüze dikilen kuleleri devirmeye azmetmiş kollarımız neden mecalsiz? 

Neden göksel katlarda yankısını bulmuyor dualarımız? 

Hak ile batılı, mazlumlarla zalimlerin saflarını ayrımsayacak o feraset nerede? 

Neden bir Mehmet Âkif, Nazım Hikmet, Ülkü Tamer, Sezai Karakoç, Cahit Zarifoğlu… daha yok? Neden sesimiz soluğumuz kesildi? 

O diri, umut dolu yüreklere ne oldu; zalimin suratında patlayacak öfkeler neden suskun? 

zin çatlamış avuçlarımızdan bir su gibi aktığı günlerde neden susmak düşsün payımıza bir kere daha?

Ve neden sürgünlüğe yazgılı olsun o cesur, o kendini bilmez çocuklar? Ne sırrımızı haykıracağımız bir kuyumuz var üstelik ne de gitme diyecek bir dost yüzü.

Yine de yılgın düşmedi gönlümüz, kesmedi yine de aldanmış kalplerden umudunu; sabrını biledi sessizce.

İşte o günlerde, yalnızlığın en ağırına maruz kalmış ve kendisini gönüllü sürgünlüğüne çıkaran Âkif'in, Abduh'un yenilikçi tefsiri ve Efgani'nin devrimci edası arasındaki çığlığını, zalimlere karşı öfkesini ama eşyaya olduğu kadar iktidara da minnetsizliğini dillendiren şiirini terennüm ettik kendi kavlimizce.

Gandi'nin Brahmanlık, Müslümanlık ve Tolstoy'un anarşizmi arasındaki o ferasetle dokunmuş şefkatini yâd ettik özgürlüğümüzü bir kor gibi avuçlarımızda tutarak.

Benjamin'in Tevrat'a dayanan mistisizmi, Marxizmin düsturları ve Frankfurt Okulunun eleştirelliği arasında dolaşan bakışlarıyla bir kez daha Kuran'a çevirdik yüzümüzü, yeni bir yola çıkış yordamı bulmak için.  

Topçu'nun isyan ahlakını esas alan Müslüman Anadolu sosyalizmini Kemal Tahir'in Yunus ile Osman Bey'i birleştiren bir uygarlaşma açılımıyla harmanlama düşüne sarıldık bir kere daha.

Kutub'un Hür Subaylarla İhvan arasındaki bir ara bölge (arâf) açma çabasıyla biz de yeniden duyumsadık o arada olmanın trajik yalnızlığını.

Garaudy'nin bir elinde İncil diğerinde Kapital ile Müslümanlaşmasını, Şeriati'nin mustazafların çığlığını devrimci bir üslubun esası kılan toplumculuğunu, Aliya'nın gökyüzünün sesini yeryüzünde dillendirme mücadelesini, Malcolm'un öfke dolu o siyah insaniyetini ve Meriç'in karanlıklar arasında seçtiği o aydınlığını yeniden şifa dersleri belledik yaralı kalbimize. 


Ah! Sözcüklerin büyüsüydü çeken bizi iklimine, aldatan kalbimizi. Giderek dalgınlaşan ve ötelere doğru kayan bakışımızın yerine koyabileceğimiz o sorgulamaların derinliği nerede şimdi?

Doğrultulmuş, hakikate sadakati kanıtlanmış sözcüklerle bir dünya kurulacağına kaildik oysa. Şayet kalbimizin o arı duygularını dillendirebilseydik ve zulmün alfabesini rahmetin diline çevirebileceğimiz o eminliği yakalayabilseydik bir kere daha.

Ama vakit dar, yoldaşlarımız sabırsızdı. Kalpleri kemiren arzular ve iktidarın şehveti büyülemişti imtihandan geçmemiş masumiyetleri. Gün gelip yakınacaklardı oysa aldananlar, aldatanlardan.

Ne var ki kötülüğü örgütleyenlerden yüz çevirseler bile iyiliği örgütlemeye bir mecalleri yoktu. 

Acıyı bal eyleyememiş, düşsel şehirlerimizden kovulmuştuk. Kökensel ayrılığımızla kırgın, yan yana durmaktan bile yorgunduk.

Bilsek de hayatın bir imtihan olduğunu, dilimize dolaşan kelimelerin yerine koyabileceğimiz ne vardı?

Ki aynı sözcüklerdi bizi ayıran; birimiz için adalet olan ötekine zulüm, birine itibar olan ötekine küfürdü. 

Kavileşmeliydi belki imtihanların örsünde dövülmüş yürekler; yorgun kalpler onarılmalıydı. Başka bir yurt, başka sevdalar aranmalıydı belki. Yoktu oysa başka bir kaynak, arılığında durulanabileceğimiz.

Irmağı geçerken sadece bir avuç su ile yetinen, okçular tepesini asla terk etmeyen o yoldaşlar yoktu.

Kalbimizi arıtacak yepyeni sözcükler de yoktu ve onları bir kere daha telaffuz edecek diri ozanlar.

Nasibimiz bu kadardı belki de Kaf dağının ardında. Sözlerimizi yele vermiş, acılarımızı küle çevirmiştik. 

Ama iman, dostluk ve düşünsel derinleşmelerin kıvancı orada, bitmek bilmeyen o seferilik halindeydi yine de. Tanrı diriydi ve çağırmaktaydı yoldaşlarını.

Dağılanı toparlayacak, kirleneni arıtacak sözler bulmalı ya da yeni halklar, halkoluşlar. Şimdi ve bir kere daha, yollara çıkmanın, o yitik yoldaşları aramanın vakti…

Yazının ORJİNALİ için bakınız: https://www.indyturk.com/node/634951/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/yollara-%C3%A7%C4%B1kma-vakti

Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Hikmet Akademisi’nin bakış açısını yansıtmayabilir.

YAZARA AİT BÜTÜN YAZILAR
1 İMKANSIZ DEVLET2 KÜRESEL SİYASET VE SÖMÜRGECİLİK3 ORTADOĞU’DA BARIŞI ARAMAK4 İMRALI’YA GİTMEK5 Küresel Statükonun Sarsılması ve Zohran Mamdani6 İki Direniş Biçimi ve Barış7 Gazze, Rojava ve Zeytin Ağacı8 Türkiye ve İsrail9 Gazze ve Dost Bildiklerin Sessizliği10 NEOFAŞİZM11 Başka Türlü Yapmak12 Yozlaşma ve Çöküş13 Silahları Yakmak14 İsyan Bile Değil15 Küresel Savaş ve Stratejik Akıl16 Meal/Çeviri Çabaları ve Anlamanın Askıya Alınması17 İLK MÜSLÜMANLAR18 İSLAMCILIK ÜZERİNE19 Barış ve Şükran20 Düşündürücü Bir Veda21 Hakikat Nerede22 Savaş Siyasete Dahil(mi)dir23 Demokratik Konfederalizmden Demokratik Siyasete24 Öcalan’ın Çağrısı25 SÖZÜ SAVAŞA BENZER26 GAZZE VE SURİYE: BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK27 Egemen bakışın açmazı28 Ezilenlerin çelişkisi29 Sömürgecilik30 Eleştirel özgürlük ve ahlak31 Gösteri Toplumu32 Göçmenler, köylüler ve madenler33 Trajik bir mesele olarak Filistin ve soytarılar34 Taha Abdurrahman35 Sörfçü ve göçebe36 Dayanışma ve kapitalistleşme37 Doğru soruları soramamak38 Göçmenler, kitleler ve linç kültürü39 Filistin direnişi ve sivil itaatsizlik40 Siyasal ahlak41 Fırtına öncesi sessizlik42 Her Dem Yeni Doğarız43 Nükleer silahlanma ve güç zehirlenmesi44 Adalet ve Hakkaniyete Dair45 Yollar ve tarihsicilik46 İhtişam ve sefalet47 İbrahim ve Odysseus48 Yoksullaşma tepkisi, Gazze öfkesi49 VİCDAN MAHKEMESİ50 Yaşama Sevinci51 Heterotopik bir mücadele alanı olarak başörtüsü52 Adaletin dağıtımı, dağıtımın adaleti53 Humeyni, devrim ve velayet-i fakihlik meselesi (2)54 Humeyni, devrim ve velayet-i fakihlik meselesi (1)55 Dilde yurtlanmak (1)56 Fair Play57 Neden58 Siyasal ihtiras59 FİLİSTİN VE HAC60 Sömürgecilik ve maduniyet61 Osmanlı ve cumhuriyet62 KURU OTLAR VE TAŞRA63 Sınırlarda dolaşmak64 İSRAİL65 Gazze'de dile gelen66 Filistin direnişi ve Hamas67 Yeni sömürgecilik68 Savaş ve barış69 Aykırı bir muhafazakâr: Heidegger70 Gandi ve şiddet dışı direniş71 Politikacı, göçmen ve şair72 Nietzsche, Tolstoy ve iyilik73 Trajedinin felsefesi: Dostoyevski ve Nietzsche74 Dini Anarşizim75 Jean Paul Sartre ve özgürlük76 Madunun dili, öfkesidir77 Göçebe tutum78 İttihatçılık ve demokrasi79 Boyun eğmeyen hayalperest: Franz Kafka80 Yollara çıkma vakti81 Müslümanlar, ahlak ve Avrupa82 Islam ve çagdaslik gerilimi83 Islamciligin sagcilasmasi ve ayrilan yollar84 ORUÇLA GELEN85 Pastorallik Fikri ve Raiyetten Insaniyete Dogru Siyaset86 Sessizlik ve Bagis87 Muvahhidden evrensele: Atasoy Müftüoglu (1)88 Paylasma ve Körlük89 Sedat Yenigün Üzerine90 Bayram91 Sorunsallikta Yasamak92 Cahillik93 Bulgur ve Adalet94 Din, Politika ve Felsefe95 20. Yüzyilin Paradigmasi ve Aliya96 Kamusallasma Sikintisi
YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!