SÖZÜ SAVAŞA BENZER

Yunus Emre bir kriz dönemi şairi. Barışı umut eden, bunun için dil döken, dirliğe çağıran bir ozan. Barışın her şeyden önce dilde ve gönülde inşa edilmesi gerektiğini, toplumsal dirliğin temel şartının bu olduğunu söyler durur. Kaç asır sonra Anadolu yine benzeri şartları yaşamakta. Yine ozanlarını ve gönül erlerini beklemekte. Acil ihtiyacımız bu çünkü. Üstelik bugünün şartları çok daha kolay. Çok şükür ki günümüzde paramparça bir Anadolu, birbirine düşman beylikler yok çünkü.
SÖZÜ SAVAŞA BENZER
Ümit AKTAS
Ümit AKTAS
Eklenme Tarihi : 22.02.2025
Okunma Sayısı : 559

Sözü Savaşa Benzer

Yunus Emre bir kriz dönemi şairi. Barışı umut eden, bunun için dil döken, dirliğe çağıran bir ozan. Barışın her şeyden önce dilde ve gönülde inşa edilmesi gerektiğini, toplumsal dirliğin temel şartının bu olduğunu söyler durur. Kaç asır sonra Anadolu yine benzeri şartları yaşamakta. Yine ozanlarını ve gönül erlerini beklemekte. Acil ihtiyacımız bu çünkü. Üstelik bugünün şartları çok daha kolay. Çok şükür ki günümüzde paramparça bir Anadolu, birbirine düşman beylikler yok çünkü. 

Ama kimi var ki zoru kolay kılar, kimi de kolayı zorlaştırır. Seslenir Yunus da, bunu bilirmişçesine: Taş gönülde ne biter, dilinde ağu tüter / Nice yumuşak söylese, sözü savaşa benzer. Yüz yıldır süregiden bir zorbalık, sanki başka bir yol yokmuş, sanki bir arada yaşamanın yegâne şartı buymuş gibi, yüz yıllardır birlikte yaşayan komşu, dost ve akraba toplumları tek dile ve tek kültüre mahkûm etme çabası içerisindeyken, kimileri de her şeye rağmen yönetici seçkinleri insafa ve vicdana çağırmakta. Sadece buna değil elbette; akilane bir siyasete de davet etmekte. Zira modern dünyanın birçok toplumu çok dilli, çok dinli, çok ırklı toplumlar ve bu şartları bir uzlaşıya ve barışa dönüştürmeyi de becererek, kimseyi kırıp dökmeden bir arada yaşamanın kolaylığına varmışlardır.

Kolaylığına elbette ama kolaycılığına değil. Kırıp dökmeyi marifet bilen ve hep aynı ezberler üzerinden hareket edenlerinki ise kolaycılıktır. Zorbalıkla, baskılamakla, polisiye tedbirlerle, müzakereci çabaları reddederek, silahlara dayalı yordamı biricik yöntem olarak belleyerek davranmak her ne kadar kolaycılık olsa da, ürettiği maliyeti tüm topluma ödeten bir müsriflikten ve kendini bilmezlikten başka bir şey değildir. 

Son olarak da, geçtiğimiz Salı günü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından HDK (Halkların Demokratik Kongresi) soruşturması kapsamında birçok kişi gözaltına alındı. Bunlardan Nurcan Kaya, benim de içinde bulunduğum Barış Vakfıüyesi, toplumsal sorunların çözümünde barışı ve demokratik mücadeleyi esas alan biri. Benzeri birçok isim de barışçı mücadeleyi esas alan isimler. Bu tip operasyonlarla nasıl bir strateji güdülmekte bilemeyiz elbette ama sonuçta bunların sürdürülmekte olan barış müzakerelerine zarar verdiği açıkça ortada.

Hele biri var ki, 7 Ekim 2024 tarihinden beri yani bölgemizin bir başka kronik sorunu olan İsrail’in Gazze saldırıları karşısında insanları adeta sürükleyerek meydana çıkarmakta ve Siyonizm’e karşı Gazze halkının yanında durmak, insanları duyarlılığa çağırmak, sessizleş(tiril)miş bir kitleyi ayağa kaldırmak için neredeyse tek başına koşturup durmakta. Sadece bu değil, Şenol Karakaş mazlum ve mağdur olan herkesin yanındaydı. Onu ABD’nin Irak’ı işgaline karşı düzenlenen mitinglerden beri herkes tanır. Nasıl bir özveriyle çabaladığını ve bunu sadece ve sadece insani bir duyarlılıkla sürdürmeye çalıştığını, tüm bunları yaparken de mazlumların sesi olmaya çalışırken polisler de dahil hiç kimseyi mağdur etmeme konusunda oldukça duyarlı ve itinalı bir yol izlediğini de herkes bilir. Gün olur sosyalistlerin, gün gelir İslamcıların, Ermenilerin (Hırant’ın), işçilerin, kadınların ya da Kürtlerin yanında olduğu da herkesin malumu. Şenol Karakaş yıllardır yakından tanıdığımız biri. Beraber gözaltına alındığı diğer insanlar da benzeri bir profildeyseler, doğrusu bu şartlar altında sürdürülen, barıştan ziyade savaş olsa gerek. Ama kiminle ve niçin savaş edilmekte ve buradan nasıl bir toplumsal dirliğe varılmaya çalışılmakta bilemiyoruz. 

Michel Foucault’nun, siyasetin savaşın farklı bir stratejisiyle sürdürülmesine dair eleştirel tanımından gidecek olursak, bu tip bir siyasetin bir türlü tesis edemediği adaletin ve hakkaniyetin ikamesi için savaşı bir siyaset aracı olarak kullanma çabasının toplumu on yıldır getirdiği nokta da ortada. 

Gerçi öncesinde Kemalist kesim de benzeri bir zulüm sistemi uygulamaktaydı ve bu zulmün mektebinde yetişen muhafazakâr tepki, yerine adaletli bir barış iklimi tesis etmek yerine, baştan da söylediğim gibi Yunus Emre’nin deyişiyle işi kolay kılmak yerine, işin kolaycılığına kaçarak zorbalığa tevessül etmek, bir önceki deneyimden de bilindiği üzere, ardında iflas etmiş bir toplum bırakarak iktidarı kaybetmekten başka bir sonuca varamaz.   

Umarız ki aklıselim galebe çalar ve işin sonu hayra çevrilir. Her ne kadar birçok açıdan yıpratılmış ve eksiltilmiş de olsa demokratik çabaların, eleştirilerin ve tepkilerin insanların yasal ve doğal hakları olduğu dikkate alınarak mağduriyetler giderilir. Dahası oldukça tedirgin bir biçimde izlediğimiz ve elimizden geldiği ölçüde desteklemeye çalıştığımız barış ve kardeşlik çabalarımız, Rojova’daki Kürt kadar Gazze’deki Filistinlinin de bekleyip durduğu barış ve dostluk umutları desteksiz ve öksüz kalmaz.  

Yazının orjinali için bakınız:https://farklibakis.net/yazarlar/umit-aktas-yazdi-sozu-savasa-benzer/

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Hikmet Akademisi'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

YAZARA AİT BÜTÜN YAZILAR
1 COĞRAFYAYI ÖRGÜTLEMEK: BARBARLAR VE AKİLLER2 İMKANSIZ DEVLET3 KÜRESEL SİYASET VE SÖMÜRGECİLİK4 ORTADOĞU’DA BARIŞI ARAMAK5 İMRALI’YA GİTMEK6 Küresel Statükonun Sarsılması ve Zohran Mamdani7 İki Direniş Biçimi ve Barış8 Gazze, Rojava ve Zeytin Ağacı9 Türkiye ve İsrail10 Gazze ve Dost Bildiklerin Sessizliği11 NEOFAŞİZM12 Başka Türlü Yapmak13 Yozlaşma ve Çöküş14 Silahları Yakmak15 İsyan Bile Değil16 Küresel Savaş ve Stratejik Akıl17 Meal/Çeviri Çabaları ve Anlamanın Askıya Alınması18 İLK MÜSLÜMANLAR19 İSLAMCILIK ÜZERİNE20 Barış ve Şükran21 Düşündürücü Bir Veda22 Hakikat Nerede23 Savaş Siyasete Dahil(mi)dir24 Demokratik Konfederalizmden Demokratik Siyasete25 Öcalan’ın Çağrısı26 SÖZÜ SAVAŞA BENZER27 GAZZE VE SURİYE: BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK28 Egemen bakışın açmazı29 Ezilenlerin çelişkisi30 Sömürgecilik31 Eleştirel özgürlük ve ahlak32 Gösteri Toplumu33 Göçmenler, köylüler ve madenler34 Trajik bir mesele olarak Filistin ve soytarılar35 Taha Abdurrahman36 Sörfçü ve göçebe37 Dayanışma ve kapitalistleşme38 Doğru soruları soramamak39 Göçmenler, kitleler ve linç kültürü40 Filistin direnişi ve sivil itaatsizlik41 Siyasal ahlak42 Fırtına öncesi sessizlik43 Her Dem Yeni Doğarız44 Nükleer silahlanma ve güç zehirlenmesi45 Adalet ve Hakkaniyete Dair46 Yollar ve tarihsicilik47 İhtişam ve sefalet48 İbrahim ve Odysseus49 Yoksullaşma tepkisi, Gazze öfkesi50 VİCDAN MAHKEMESİ51 Yaşama Sevinci52 Heterotopik bir mücadele alanı olarak başörtüsü53 Adaletin dağıtımı, dağıtımın adaleti54 Humeyni, devrim ve velayet-i fakihlik meselesi (2)55 Humeyni, devrim ve velayet-i fakihlik meselesi (1)56 Dilde yurtlanmak (1)57 Fair Play58 Neden59 Siyasal ihtiras60 FİLİSTİN VE HAC61 Sömürgecilik ve maduniyet62 Osmanlı ve cumhuriyet63 KURU OTLAR VE TAŞRA64 Sınırlarda dolaşmak65 İSRAİL66 Gazze'de dile gelen67 Filistin direnişi ve Hamas68 Yeni sömürgecilik69 Savaş ve barış70 Aykırı bir muhafazakâr: Heidegger71 Gandi ve şiddet dışı direniş72 Politikacı, göçmen ve şair73 Nietzsche, Tolstoy ve iyilik74 Trajedinin felsefesi: Dostoyevski ve Nietzsche75 Dini Anarşizim76 Jean Paul Sartre ve özgürlük77 Madunun dili, öfkesidir78 Göçebe tutum79 İttihatçılık ve demokrasi80 Boyun eğmeyen hayalperest: Franz Kafka81 Yollara çıkma vakti82 Müslümanlar, ahlak ve Avrupa83 Islam ve çagdaslik gerilimi84 Islamciligin sagcilasmasi ve ayrilan yollar85 ORUÇLA GELEN86 Pastorallik Fikri ve Raiyetten Insaniyete Dogru Siyaset87 Sessizlik ve Bagis88 Muvahhidden evrensele: Atasoy Müftüoglu (1)89 Paylasma ve Körlük90 Sedat Yenigün Üzerine91 Bayram92 Sorunsallikta Yasamak93 Cahillik94 Bulgur ve Adalet95 Din, Politika ve Felsefe96 20. Yüzyilin Paradigmasi ve Aliya97 Kamusallasma Sikintisi
YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!