GAZZE VE SURİYE: BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK

Filistin halkı yüz yıldır bağımsızlığı hayal ederken, bunun için çeşitli stratejiler kullanarak savaşmayı sürdürüyor. Yeryüzünde bağımsızlığı onun kadar hak eden başka bir toplum olmasa da, kendi topraklarındaki yaşama hakkının bir türlü güvencelenemediği bir biçimde, adeta hep bir bıçak sırtında sürdürülen bir mücadele bu. Üstelik giderek daha da yalnızlaştıkları halde dirençlerini ve umutlarını koruyor ve her şeye rağmen asla pes etmiyorlar.
GAZZE VE SURİYE: BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK
Ümit AKTAS
Ümit AKTAS
Eklenme Tarihi : 28.01.2025
Okunma Sayısı : 672

GAZZE VE SURİYE: BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK

Filistin halkı yüz yıldır bağımsızlığı hayal ederken, bunun için çeşitli stratejiler kullanarak savaşmayı sürdürüyor. Yeryüzünde bağımsızlığı onun kadar hak eden başka bir toplum olmasa da, kendi topraklarındaki yaşama hakkının bir türlü güvencelenemediği bir biçimde, adeta hep bir bıçak sırtında sürdürülen bir mücadele bu. Üstelik giderek daha da yalnızlaştıkları halde dirençlerini ve umutlarını koruyor ve her şeye rağmen asla pes etmiyorlar. 

Bir savaş sürecinin daha sonunda, oldukça önemli kayıplar verilse de bu savaşın gerçek galibi onlar ve bu açıdan takdire şayan bir direniş örneği verdiler. Dost bildikleri ülkeler onları giderek daha da yalnız bıraksalar da yeryüzünün muhtelif ülkelerindeki duyarlı insanlar desteklerini esirgemediler. Üniversitelerde, meydanlarda, limanlarda, meclislerde ve cephelerde onların yanında oldular. Cezayir, Bolivya, Kolombiya, Venezuela, Güney Afrika, İspanya, Malezya gibi ülkeler İsrail’le ilişkilerini kestiler. Buna mukabil İslam İşbirliği Teşkilatı bir yaptırım kararı bile çıkaramadı.

İsrail’de bile birçok insan savaşı protesto ederken, İspanya’da liman işçileri İsrail’e gönderilen silahları gemilere yüklemezken, Vatikan bu soykırım karşısında sesini yükseltirken, maalesef birçok Müslüman ülke sessiz kaldı ve hatta bazıları açıkça İsrail’e destek verdi.

Husiler, İsrail’in birincil ihtiyacı olan petrolün Kızıldeniz üzerinden sevkiyatını önlerken, Azerbaycan bu ihtiyacı Türkiye üzerinden karşılamayı sürdürdü ve Türkiye de, onca protestoya karşı bu sevkiyatın naklinde aracılıktan vazgeçmedi. Bununla da kalmadı, İsrail’in sair birçok ihtiyacını da çeşitli kamuflajlarla tedarik etmeyi sürdürdü. 

Beklenmedik bir biçimde bu savaş, İran ve Rusya’nın kendi ülkelerini koruma endişesiyle Suriye’den çekilmesiyle, sadece Gazze halkının değil, Suriye halkının da zaferiyle sonuçlandı. Bölgedeki diktatörlüklerden birisinin daha yıkıldığı bu beklenmedik sonuç, Kürt halkı açısından da barışa ve özgürlüğe doğru giden bir süreci başlattı. Umulur ki bu gelişmeler bir kazaya uğramaksızın devam eder ve bölgedeki diktatörlüklerin sonunu getirecek olan bir süreci tetikler.

Böylece hayat, sürprizlere açıklığını bir kez daha ortaya koyarken, bu bağlamda tâbi tutulduğumuz imtihanlar sebebiyle kimi yüzler ağarırken kimileri de kararmaya devam ediyor. Kimisi de belli bir utanmazlık içerisinde, yaşanılan durum her ne olursa olsun, Ali’nin ibadetinden eksilmezken Muaviye’nin sofrasını da kaçırmıyor; bir halk deyimiyle, çobanla ağlayıp kurtla tıkınıyor. 

Bu ikiyüzlülüğe en son Galata mitinginde de şahit olundu. İktidar yanlısı SDK’lar (sivil devlet kurumları) Gazze için miting yaparken, aynı gün bir avuç protestocu Bakü-Ceyhan hattından İsrail’e can suyu olan petrolün yüklemesinin yapıldığı limanda protesto eylemi yapıyordu. Binlerce kişinin katıldığı Galata mitingini yapanlar ise tüm bu olup bitenden habersizmişçesine sadece bir tuluat ortaya koyarken, İspanya ve hatta Yunanistan’daki liman işçileri, kendi ülkelerindeki yüklemelere izin vermemiş, yani mış gibi yapmamışlardı. Birçok ülke bu süreçte İsrail’le ilişkisini bile keserken, Türkiye’deki ikiyüzlülük, muhafazakâr bir riyakârlıkla tavrını sürdürmekte bir beis görmedi. 

Ve aynı riyakârlık, Suriye’de olduğu gibi Gazze’de de zafer payını almak için itiş kakışla en öne geçmeyi de becerdi. Oysa Suriye’nin yıkımında en az İran ve Esed kadar olup bitenden sorumluydu. Gazze savaşında ise İsrail’i ayakta tutan iki kaynaktan birisi ABD silahları iken, ikincisi ise Bakü-Ceyhan hattından kesintisiz bir biçimde tedariki sürdürülen petroldü.

Sonuçta ise Gazze halkının, yenilmese de ciddi bir yıkım yaşadığı ortada. Gazze halkının direnişini sürdürebilmesinde İran, Hizbullah ve Husilerin destekleri görmezlikten gelinemez. İsrail ise onca gücüne ve desteğe karşı zafer kazanamadığı gibi psikolojik bir yılgınlık içerisinde. Ona rağmen son bir hamleyle Suriye’deki işgalini daha da genişletti ve Suriye ise bu konuda sessiz kaldı. Kaldı çünkü onun zaferi ABD, İsrail ve Türkiye cephesine kayıtlı. 

Bu kayıtlılık nasıl aşılacak, aşılabilecek mi, bunu süreç içerisinde görebileceğiz. Daha şimdiden borçlanılmışlıkla malül bu zafer, maalesef ki Gazze halkının alnında parıldayan o boyun eğmezlik vasfından yoksun ve şaibeli. Dolayısıyla da Suriye halkı bağımsız olsa da henüz özgür değilken, Gazze halkı ise tam olarak bağımsız olamasa da özgür bir halk. 

Yazının orjinali için bakınız:https://www.haberdurus.com/kose-yazilari/gazze_ve_suriye_bagimsizlik_ve_ozgurluk-4653.html

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Hikmet Akademisi'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

YAZARA AİT BÜTÜN YAZILAR
1 JEOPOLİTİK BOŞLUK VE SÖMÜRGECİ TASALLUT2 COĞRAFYAYI ÖRGÜTLEMEK: BARBARLAR VE AKİLLER3 İMKANSIZ DEVLET4 KÜRESEL SİYASET VE SÖMÜRGECİLİK5 ORTADOĞU’DA BARIŞI ARAMAK6 İMRALI’YA GİTMEK7 Küresel Statükonun Sarsılması ve Zohran Mamdani8 İki Direniş Biçimi ve Barış9 Gazze, Rojava ve Zeytin Ağacı10 Türkiye ve İsrail11 Gazze ve Dost Bildiklerin Sessizliği12 NEOFAŞİZM13 Başka Türlü Yapmak14 Yozlaşma ve Çöküş15 Silahları Yakmak16 İsyan Bile Değil17 Küresel Savaş ve Stratejik Akıl18 Meal/Çeviri Çabaları ve Anlamanın Askıya Alınması19 İLK MÜSLÜMANLAR20 İSLAMCILIK ÜZERİNE21 Barış ve Şükran22 Düşündürücü Bir Veda23 Hakikat Nerede24 Savaş Siyasete Dahil(mi)dir25 Demokratik Konfederalizmden Demokratik Siyasete26 Öcalan’ın Çağrısı27 SÖZÜ SAVAŞA BENZER28 GAZZE VE SURİYE: BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK29 Egemen bakışın açmazı30 Ezilenlerin çelişkisi31 Sömürgecilik32 Eleştirel özgürlük ve ahlak33 Gösteri Toplumu34 Göçmenler, köylüler ve madenler35 Trajik bir mesele olarak Filistin ve soytarılar36 Taha Abdurrahman37 Sörfçü ve göçebe38 Dayanışma ve kapitalistleşme39 Doğru soruları soramamak40 Göçmenler, kitleler ve linç kültürü41 Filistin direnişi ve sivil itaatsizlik42 Siyasal ahlak43 Fırtına öncesi sessizlik44 Her Dem Yeni Doğarız45 Nükleer silahlanma ve güç zehirlenmesi46 Adalet ve Hakkaniyete Dair47 Yollar ve tarihsicilik48 İhtişam ve sefalet49 İbrahim ve Odysseus50 Yoksullaşma tepkisi, Gazze öfkesi51 VİCDAN MAHKEMESİ52 Yaşama Sevinci53 Heterotopik bir mücadele alanı olarak başörtüsü54 Adaletin dağıtımı, dağıtımın adaleti55 Humeyni, devrim ve velayet-i fakihlik meselesi (2)56 Humeyni, devrim ve velayet-i fakihlik meselesi (1)57 Dilde yurtlanmak (1)58 Fair Play59 Neden60 Siyasal ihtiras61 FİLİSTİN VE HAC62 Sömürgecilik ve maduniyet63 Osmanlı ve cumhuriyet64 KURU OTLAR VE TAŞRA65 Sınırlarda dolaşmak66 İSRAİL67 Gazze'de dile gelen68 Filistin direnişi ve Hamas69 Yeni sömürgecilik70 Savaş ve barış71 Aykırı bir muhafazakâr: Heidegger72 Gandi ve şiddet dışı direniş73 Politikacı, göçmen ve şair74 Nietzsche, Tolstoy ve iyilik75 Trajedinin felsefesi: Dostoyevski ve Nietzsche76 Dini Anarşizim77 Jean Paul Sartre ve özgürlük78 Madunun dili, öfkesidir79 Göçebe tutum80 İttihatçılık ve demokrasi81 Boyun eğmeyen hayalperest: Franz Kafka82 Yollara çıkma vakti83 Müslümanlar, ahlak ve Avrupa84 Islam ve çagdaslik gerilimi85 Islamciligin sagcilasmasi ve ayrilan yollar86 ORUÇLA GELEN87 Pastorallik Fikri ve Raiyetten Insaniyete Dogru Siyaset88 Sessizlik ve Bagis89 Muvahhidden evrensele: Atasoy Müftüoglu (1)90 Paylasma ve Körlük91 Sedat Yenigün Üzerine92 Bayram93 Sorunsallikta Yasamak94 Cahillik95 Bulgur ve Adalet96 Din, Politika ve Felsefe97 20. Yüzyilin Paradigmasi ve Aliya98 Kamusallasma Sikintisi
YORUMLAR
YENİ YORUM YAP
güvenlik Kodu
EDİTÖRDEN
Bizimle sosyal ağlarda bağlantı kurun!